Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bütçe" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bütçe ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bütçe olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bütçe olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BÜTÇE
BÜTÇE
Devletin, bir kuruluşun, bir aile veya bir kimsenin gelecekteki belirli bir süre için tasarladığı gelir ve giderlerinin tümü. Devlet ve öteki kuruluş veya toplulukların belirli bir dönem içindeki gelir ve giderlerinin oranlama niceliklerini önceden belirleyen, onaylayan ve bu işlemlerin yapılmasına izin veren kanun veya karar.
Bu bölümde tanımı içerisinde BÜTÇE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PARLAMENTO
Başlıca görevi yasama, devlet bütçesini çıkarma, hükûmeti denetleme olan ve üyeleri halkoyu ile belirli bir süre için seçilen meclis veya meclisler, yasama kurulu, yasama meclisi, yasama organı.
İMDADİYE
Osmanlılarda savaş zamanı savaş giderlerini karşılamak, barış zamanı bütçe açığını kapatmak amacı ile halktan alınan töresel vergi.
BÜTÇELEME
Bütçelemek işi.
BOÇÇA
Bohça. Koyunlarda görülen bir çeşit hastalık. Bütçe. Yabani badem. Çam ağacı veya topraktan yapılmış küçük testi, yuvarlak, kulpsuz testi.
BÜTÇELEMEK
Bütçe yapmak veya hazırlamak.
BOCCA
Bohça. Küçük Avanos testisi. Davar ve sığırlarda görülen bir çeşit hastalık. Bütçe. Su testisi. (Ilıca Ayaş Ankara) (bocut) : (Dodurga Bilecik; Yenikent Aksaray Niğde; Başkışla Karaman Konya) (boduç : (Uşak; Akviran Çumra Konya).
POTCE
Bütçe.
STANDART
Belli bir tipe göre yapılmış veya ayrılmış, ölçün, ölçünlü, tek biçim. Belirli ölçülere, yasaya, kullanıma uygun olan, ölçün, ölçünlü. Bir işletmede, bir ürünü, bir çalışma yöntemini, üretilecek miktarı, bütçenin para miktarını belirlemek için konulmuş kural. Örnek veya temel olarak alınabilen, ölçün, ölçünlü.
İŞLETMECİLİK
İşletmecinin yaptığı iş. Bağımsız bir bütçe ile yönetilen devlet işletmesi.
HESAPLI
Satın alınabilen, bütçeye uygun, ekonomik. Ayrıntılarıyla düşünülüp tasarlanmış, planlı, rasyonel. Ölçülü davranan, ölçülü. Parasını ölçülü harcayan, tutumlu.
MUHASSASAT
Bir kimseye maaş, tayın vb. olarak verilmiş şeyler. Devlet bütçesinde devlet kuruluşları için ayrılmış paralar, ödenekler.
ÖDENEKLİ
Ödeneği olan. Belli dönemlerde devlet bütçesinden yardım veya belirli bir pay alan (kişi, kuruluş).
FASIL
Bölüm, kısım, devre. Osmanlı ve Arap tiyatrosunda oyunun perde bölümü. Dönem, devre. Belli bir sürede yapılmış olan iş, karşılaşılan durum veya olay. Bütçede ayrı ayrı gösterilen bölümler. Orta oyununa başlamadan önce saz takımının çaldığı köçek havası ve curcuna. Peşrev, nakış, şarkı, saz semaisi vb. parçaların belli bir sıraya göre çalınıp söylenmesi.
ÖDENEK
Bir iş için ayrılan belli para, tahsisat. Devlet harcamalarının yapılabilmesi için her yılın bütçesiyle yürütme organına verilen harcama izni. Parlamento üyelerine, görevleri sebebiyle verilen, yolluk dışında kalan para.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ANİMOGRAPHE
Fransız Radyo-Televizyon Kurumu Araştırma Bölümü'nün, dar bütçeli televizyon izlenceleri için kısa sürede canlandırma filmi gerçekleştirmek amacıyla 1963'te geliştirdiği aygıt.