Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bulgur" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bulgur ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bulgur olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bulgur olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BULGUR
Kaynatılıp kurutulduktan ve kabuğu çıkarıldıktan sonra kırılan buğday. Sert ve ufak taneler durumunda yağan kar, ebebulguru.
EBEBULGUR
Bulgur iriliğinde yağan kar.
AKBULGUR
Ağrı ili, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde BULGUR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KADINBUDU
Yumurtaya bulanarak yağda kızartılan bir tür pirinçli veya bulgurlu köfte.
HEDİK
Kaynatılmış buğday, bulgur, mısır vb. şeyler.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
BULGURUMSU
Bulgursu.
DİMYAT
Seyrek ve yuvarlak taneli bir tür üzüm. "Aşırı hırs göstererek elindekini de yitirmek" anlamındaki Dimyat'a pirince giderken evdeki bulgurdan olmak deyiminde geçen bir söz.
DÜĞÜRCÜK
İnce bulgur.
PİLAV
Pirinçten, bulgurdan veya kuskustan yapılmış olan bir yemek.
BULGURLU
"Bu kadar süslenmeye gerek yok"anlamındaki Bulgurlu'ya gelin mi gidecek deyiminde geçen bir söz. Bulguru olan.
DİNK
Pirinci kabuğundan ayırmak veya bulgur dövmek için kullanılan dibek. Şayak, aba vb.ni dövmek için kullanılan araç.
EBEBULGURU
Bulgur iriliğinde yağan kar.
BULGURLUK
Bulgur yapmaya elverişli.
KUSKUS
Un, süt, yumurta, bulgur ile yapılmış olan ufak ve yuvarlak taneler biçiminde kurutulmuş hamur.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
DÜĞÜ
Elendikten sonra geriye kalan en ince bulgur. Pirinç.
BULGURLANMA
Bulgurlanma işi. Güneş yüzeyinde bulgurcuk denilen taneciklerin kaynaşması olayı.
BULGURLAMAK
Bulgur taneleri gibi küçük parçalara ayırmak.
BATIRIK
Köftelik bulgur, dövülmemiş ceviz içi, soğan, domates, nane, maydanoz, tahin ve limon suyu kullanılarak yapılan, taze asma yaprağı veya lahanaya sarılarak yenilen bir salata türü.
BULGURCU
Bulgur yapan ve satan kimse.
BULGURCULUK
Bulgurcunun yaptığı iş.
KISIR
Üreme imkânı olmayan, döl vermeyen (insan ve hayvan). Ürün vermeyen (toprak). Haşlanmış bulgur, taze soğan, maydanoz ve baharatla yapılmış olan bir yemek türü. Verimsiz, yararsız, sonuçsuz. İçinde hiçbir üreme olayı geçmeyen (canlı hücre, çekirdek vb.), steril.