Kelimeler arşivi içinde; başında "budak" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. budak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu budak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde budak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BUDAK
Ağacın dal olacak sürgünü. Dalın gövde içindeki başlangıç yeri olan ve tahtalarda görülen yuvarlak koyuca renkte sert bölüm.
BUDAKLANMAK
Budak sürmek, dallanmak.
BUDAKLI
Budağı olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUDAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇALTAKLI
Kavgacı kadın. Dağınık, pis adam. Budaklı: Çaltaklı tahta güzel olmaz.
AKKIN
Çağlayan, ırmak veya derede suyun hızlı aktığı yer. Eğimi, inişi fazla olan yer, meyilli, eğimli. Akıntılı, hızlı akan su, akıntılı su kanalları. Meyil, suya akış imkânı veren eğim. Az meyilli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Sürülmesi ve çalışılması kolay tâvlı toprak. Yolunda, yoluna girmiş, olurun da (iş hakkında). Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerliyen, akıcı (iş hakkında). İşlenmesi kolay, pürüzsüz, düzgün, budaksız ağaç veya tahta. İstekli, eğinik, gönüllü, tutkun. Anlayışlı. İştahla, istiyerek yenen yemek. Beyaz kılıç kabı. İstekli, gönüllü, tutkun. Akan su. Açık, düzgün, pürüzsüz. Az eğimli, düzgün, engebesiz yol veya toprak. Kolaylıkla yapılan, çabuk ilerleyen, akıcı iş. Yolunda, yoluna girmiş, olurunda iş.
DÜĞÜMLÜ
Düğümlenmiş olan. Sorunlu, karışık. Budaklı.
CİYNER
Dişbudak ağacı.
ÇALTAKLAMAK
Budakları kesmek, düzeltmek.
BUĞUM
Boğum, budak.
KONGÖVDE
Palmiyelerde olduğu gibi, üzerinde yaprak kalıntıları, izleri bulunan dalsız, budaksız gövde.
CİNOY
Budaksız çubuk.
BUNUZ
Ağacın budak yeri.
CIVKA
Kavak ve söğüt ağaçlarının yeni sürmüş yumuşak ve ince dalları, budaksız, düzgün çubuk.
ABLAH
Ablak. Çirkin, yakışıksız. İri, Şişman, hantal. Budaksız, düzgün ağaç.
ÇALTAK
Ağaç çatalı, budaklı dal. Eğri bacak. Yatakta düzgün yatmayan. Elbiseyi fena giyen, tutumsuz. Odun budağı.
ÇANGAL
Ayakta güreşirken karşı güreşçinin koltuğu altından bir kolu sokarak bir ayakla o güreşçinin bir bacağına çengel taktıktan sonra onu öne doğru eğip başı üzerinden atma oyunu. Dallı budaklı ağaç. Fasulye sırığı, sırık.
COTUK
Asma. Budak.
ANGAÇ
Hatıra, hediye, armağan. Budak deliğinin etrafı. Dokumalarda direzi arasından geçen iplik. Zakkum ağacı. Karşı, ön taraf, gözönü, her taraftan görülebilen yer, meydan, açıklık. Şanlıurfa şehrinde, Ovacık nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BIDAK
Budak. Üzüm salkımının her bir parçası.
DALKURUTAN
Kabuk altındaki odun katında oyuklar açarak dişbudak sürgünlerini ve zeytin dallarını kurutan kın kanatlı böcek (Hylesinus oleiperda).
BİŞBUDAK
Dişbudak.
ÇIRPI
Dal, budak kırpıntısı. Çok zayıf. Boyalı ve gergin bir sicimi yay gibi çekip bırakarak duvara veya yere çizilen çizgi.
ARDILI
Asılı: Rüzgâr çamaşırları uçurmuş ama, bereket versin direkte ardılı kalmışlar. Daldaki meyvenin çokluğu için: Almalâ ardılı, budakları, dalları gırılıyô. Asılmış durumdaki nesneler.