Kelimeler arşivi içinde; sonunda "brit" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu brit ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında brit olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde brit olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MONOHİBRİT, POLİHİBRİT
TRİHİBRİT
DİHİBRİT
KİBRİT, HİBRİT
BRİT
BRİT
Düğmeyi iliklemek için kumaş veya iplikten yapılmış özel bir tür ilik. Nakış veya dantelde motifleri birleştiren bağ. Giysiyi çengele asmak için kullanılan, giysinin enseye yakın bölümünde yer alan ince şerit.
POLİHİBRİT
Birçok gen için heterozigot olan hibrit.
KİBRİT
Bir ucu sürtünme sonucu yanabilecek birleşimde olan küçük tahta veya karton parçası. Kükürt. İçinde bu parçaları bulunduran küçük kutu.
DİHİBRİT
İki alel çifti bakımından heterozigot olan birey. İki alel çifti bakımından farklı bireyler arasındaki çaprazlama. İki karakter bakımından melez olan bireyler.
HİBRİT
Melez. İki farklı güç kaynağının bir arada bulunması. İki tür arasında yapılan birleştirmeler sonucu elde edilen yavru. Tavuk yetiştiriciliğinde soy ve hatlar arası birleştirmelerle elde edilen ticari melez yavru.
MONOHİBRİT
Bir karakter bakımından farklı olan ana babanın melez dölü; bir alel çifti bakımından heterozigot birey. Bir karakter bakımından melez olan bireyler.
TRİHİBRİT
Üç çift alel geni heterozigot olan organizma; üç karakter bakımından değişik olan ana ve baba arasında yapılan çaprazlama.
Bu bölümde tanımı içerisinde BRİT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAKMAKSIZ
Çakmağı olmayan. Eski, kullanılmaz tabanca ya da tüfek. Kibrit.
ATAŞLIH
Kibrit.
KİBRİTLİK
Kibrit koymaya yarayan yer veya kap.
GOLFSTRİM
Atlas Okyanusu'nda, Meksika Körfezi'nden başlayarak Britanya ve İskandinavya kıyılarına kadar ulaşıp Avrupa Rusyası'nın kuzey kıyılarına kadar gelen ve Batı Avrupa'nın deniz iklimini yumuşatan sıcak su akıntısı.
BIŞKA
Kibrit.
BIÇKA
Kibrit.
KİBRİTÇİ
Kibrit satan kimse. Cimri.
AZE
Kibrit. Âza, vücut organları.
CİMRİ
Elindeki parayı harcamaya kıyamayan, bitli, eli sıkı, ekti, hasis, kısmık, kibritçi, mıhsıçtı, nekes, pinti, sıkı, varyemez.
GÖÇÜŞME
Bir kelime içinde birbirini izleyen iki ünsüzün yer değiştirmesi, ünsüz göçüşmesi, yer değiştirme, metatez: çömlek çölmek, yalnız yanlız, kibrit kirbit vb.
ŞERİF
Kutsal, şerefli. Amerika Birleşik Devletleri'nde seçimle işbaşına gelen, hukuki yetkisi sınırlı olan yönetici. Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin'in soyundan olan kimse. Soylu, temiz. Büyük Britanya'da kendi bölgesi içinde kralı temsil eden, yasalara saygı gösterilmesini sağlamakla görevli yönetici.
ÇALMA
Çalmak işi. Çalınmış. Hırsızlık, sirkat. Kakmalı olmayan, kalemle işlenmiş. Başa sarılan sarık. Kibrit.
MELEZLEŞME
Melezleşmek işi, hibritleşme.
ATAŞLIK
Kibrit. Çakmak. Ateş yakmaya yarıyan yer, ocak. Sigara ve nargile yakmak için ateş konulan küçük, pirinçten araç: Ataşlık varken kibrit çakılmaz. Ateş yakmaya yarıyan bütün araçlar. Salep güğümünün altındaki ızgara. Kibrit. (Yukarıdirek, Beyköy Şarkikaraağaç, Gücüllü Yalvaç Isparta).
BAŞOT
Kibrit.
AVZA
Kibrit.
ANGLOSAKSON
V. ve VI. yüzyılda Büyük Britanya'yı ele geçiren Cermen ırkından oymaklar. Ana dili İngilizce olan kimse.
ALIŞGAN
Kibrit.
MELEZLEŞMEK
Bir bitki başka bir bitki türünün çiçekleriyle döllenmek, hibritleşmek. Yabancılaşmak.
MELEZ
Değişik türden hayvan veya bitkiden üremiş (hayvan veya bitki), kırma, azma, hibrit, metis. Katışık, karışık. Değişik ırkta ana babadan doğmuş olan (kimse).