Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bozar" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bozar ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bozar olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bozar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BOZAR
Ayıp, kusur.
YAZARBOZAR
Yazı tahtası.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOZAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BOZMACI
Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse.
PROFAZ
Kromozomların belirli hâle geçtiği, kıvrılıp kısalmaya başladığı ve homolog kromozomların yan yana geldiği, sentriol çiftlerinin kutuplara doğru hareket ettiği ve iğ ipliklerinin oluşmaya başladığı, çekirdek zarının parçalandığı mitoz ya da mayoz bölünmesinin ilk ve hazırlık evresi. Mitoz bölünmenin, mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinin ilk evresinde de gözlenen, hücrenin komşu hücrelerle ilişkisini bozarak yuvarlak bir durum aldığı, mitoz mekiği ve kromozomların biçimlendiği evre. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin ilk evresi ya da hazırlık evresi: Kromozomların belirli hale geçmeleri, kıvrılıp kısalmaları, ortadan ikiye bölünmeleri, homolog kromozom şeritlerinin yanyana gelmeleri, sentrozomun bölünüp kutuplara çekilmesi, iğ ipliklerinin oluşması, çekirdek zarının parçalanması.
BOZARTMAK
Bozarma işini yaptırmak.
BENZİMİDAZOLLER
Kimyasal olarak 1, 2-diaminobenzen yapısında, geniş antiparaziter etkiye sahip, oldukça güvenli olan ve veteriner hekimlikte özellikle, kambendazol, tiyobendazol, oksifendazol, parbendazol gibi yaklaşık 15 bileşiği kullanılan antelmintik ilaç grubu. Bu gruptaki ilaçlar etkilerini nematod tubulinine bağlanarak mikrotübül oluşumunu bozarak gösterirler.
PROTAMİN
Küçük, çok bazik, arjinini fazla, balık spermlerinde DNA ile beraber bulunan bir protein. Basit proteinler. Trombinle fibrinojen arasındaki tepkimeyi bozarak pıhtılaşmayı engelleyici etkinlik gösteren ve sistemik etkili kanama dindirici olarak kullanılan bir ilaç. Suda eriyen sade bir protein.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
BOZARABİLMEK
Bozarma olasılığı bulunmak.
GLUTARALDEHİD
Proteinlerin amino gruplarını ve DNA bazlarını alkilleyerek onların yapı ve işlevini bozarak hücre üzerinde zehirli etki oluşturan geniş spektrumlu bir jermisit.
BOZARABİLME
Bozarabilmek işi.
BOZARIK
Bozarmış olan.
BOZARTMA
Bozartmak işi.
BOZARTI
Deride morluk, bozluk. Tarlada, dağda yer yer görülen boz yer. Hayal meyal görülen şekil, karaltı. Ekinin olgunluk belirtisi. Boz görünüş, bozluk: Ekinlerin bozartısı daha duruyor.
DAKTİNOMİSİN
Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.
RİFAMPİN
Rifamisin B'den elde edilmiş, duyarlı bakterilerde DNA kontrolü altında yapılan mRNA üretimini, RNA polimeraz enzimini baskılayarak bozarak bakterileri öldürücü etki oluşturan ve yaygın olarak tüberkülozun tedavisinde kullanılan yarı sentetik bir ilaç, rifampisin.
NAKZEN
Bozarak.
BOZARMA
Bozarmak işi.
RİFAMİSİN
DNA'ya bağımlı RNA polimeraz enzimini baskılayıp DNA'nın oluşturduğu kalıba göre mRNA üretimini bozarak etkiyen bir antibiyotik grubu.
BOZARIŞ
Bozarma işi.
RİBAVİRİN
Antiviral etkisini viral DNA ve RNA nın yapımında kullanılan, guanozin prekürsörlerinin üretimini bozarak ve ayrıca viral mRNA'nın konakçı hücrelerinin ribozomlarına bağlanmasını baskılayarak gösteren pürin nükleozit analoğu ilaç.