Kelimeler arşivi içinde; başında "bozar" olan, toplam 17 adet kelime bulunmaktadır. bozar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bozar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bozar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BOZARABİLMEK
BOZARABİLME
BOZARTMAK, BOZARINTI, BOZARANTI
BOZARMAĞ, BOZARMAH, BOZARMAK, BOZARMUT, BOZARTMA
BOZARAN, BOZARIK, BOZARAK, BOZARIŞ, BOZARMA, BOZARTI
BOZAR
BOZAR
Ayıp, kusur.
BOZARABİLME
Bozarabilmek işi.
BOZARTMA
Bozartmak işi.
BOZARAK
Açık renk, aka çalan. Beyaza yakın toprak. Bozca, bozumsu.
BOZARIŞ
Bozarma işi.
BOZARANTI
Hafif boz renklilik.
BOZARAN
Ağustos. Haziran.
BOZARMA
Bozarmak işi.
BOZARTMAK
Bozarma işini yaptırmak.
BOZARMAĞ
Renk değiştirmek, rengini atmak.
BOZARMAH
Renk değiştirmek, rengini atmak. Yüz ekşitmek.
BOZARMUT
Bolu şehri, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Çorum ili, Kargı ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kastamonu kenti, Devrekâni ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Kastamonu şehri, İhsangazi ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Kastamonu kenti, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Manisa ilinde, Soma belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Muğla şehrinde, Yatağan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Kangal ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BOZARABİLMEK
Bozarma olasılığı bulunmak.
BOZARIK
Bozarmış olan.
BOZARINTI
Hafif boz renklilik.
BOZARMAK
Boz renge girmek. Renk değiştirmek, rengi atmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BOZAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
RİFAMPİN
Rifamisin B'den elde edilmiş, duyarlı bakterilerde DNA kontrolü altında yapılan mRNA üretimini, RNA polimeraz enzimini baskılayarak bozarak bakterileri öldürücü etki oluşturan ve yaygın olarak tüberkülozun tedavisinde kullanılan yarı sentetik bir ilaç, rifampisin.
BALTALAMA
Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.
GLUTARALDEHİD
Proteinlerin amino gruplarını ve DNA bazlarını alkilleyerek onların yapı ve işlevini bozarak hücre üzerinde zehirli etki oluşturan geniş spektrumlu bir jermisit.
DAKTİNOMİSİN
Streptomyces parvulvus kültürlerinden elde edilen, DNA çift zinciri içinde, komşu guanozin-sitozin baz çiftleri arasına enine yerleşip DNA ve mRNA üretimini bozarak etkiyen, antineoplastik olarak kullanılan bir kemoterapötik.
NAKZEN
Bozarak.
BOZARTI
Deride morluk, bozluk. Tarlada, dağda yer yer görülen boz yer. Hayal meyal görülen şekil, karaltı. Ekinin olgunluk belirtisi. Boz görünüş, bozluk: Ekinlerin bozartısı daha duruyor.
PROTAMİN
Küçük, çok bazik, arjinini fazla, balık spermlerinde DNA ile beraber bulunan bir protein. Basit proteinler. Trombinle fibrinojen arasındaki tepkimeyi bozarak pıhtılaşmayı engelleyici etkinlik gösteren ve sistemik etkili kanama dindirici olarak kullanılan bir ilaç. Suda eriyen sade bir protein.
RİFAMİSİN
DNA'ya bağımlı RNA polimeraz enzimini baskılayıp DNA'nın oluşturduğu kalıba göre mRNA üretimini bozarak etkiyen bir antibiyotik grubu.
RİBAVİRİN
Antiviral etkisini viral DNA ve RNA nın yapımında kullanılan, guanozin prekürsörlerinin üretimini bozarak ve ayrıca viral mRNA'nın konakçı hücrelerinin ribozomlarına bağlanmasını baskılayarak gösteren pürin nükleozit analoğu ilaç.
BOZMACI
Eski şeyleri alıp bozarak parça parça satan kimse.
BENZİMİDAZOLLER
Kimyasal olarak 1, 2-diaminobenzen yapısında, geniş antiparaziter etkiye sahip, oldukça güvenli olan ve veteriner hekimlikte özellikle, kambendazol, tiyobendazol, oksifendazol, parbendazol gibi yaklaşık 15 bileşiği kullanılan antelmintik ilaç grubu. Bu gruptaki ilaçlar etkilerini nematod tubulinine bağlanarak mikrotübül oluşumunu bozarak gösterirler.
VANKOMİSİN
Hücre duvarının sentezini engelleyen bir antibiyotik. Streptomyces orientalis'ten elde edilen bakteri hücre duvarı üretimini bozarak etki oluşturan antibiyotik.
TERATOJEN
Normal embriyonal gelişmeyi bozarak kusurlu doku veya organ oluşmasına neden olan madde veya etken. Anneden plasenta yoluyla yavrunun dolaşımına geçmesi sonucu yavruda doğuştan biçim bozukluklarına neden olan etkenler veya maddeler.
PROFAZ
Kromozomların belirli hâle geçtiği, kıvrılıp kısalmaya başladığı ve homolog kromozomların yan yana geldiği, sentriol çiftlerinin kutuplara doğru hareket ettiği ve iğ ipliklerinin oluşmaya başladığı, çekirdek zarının parçalandığı mitoz ya da mayoz bölünmesinin ilk ve hazırlık evresi. Mitoz bölünmenin, mayoz bölünmenin birinci ve ikinci olgunluk bölünmelerinin ilk evresinde de gözlenen, hücrenin komşu hücrelerle ilişkisini bozarak yuvarlak bir durum aldığı, mitoz mekiği ve kromozomların biçimlendiği evre. Mitoz ya da mayoz bölünmelerinin ilk evresi ya da hazırlık evresi: Kromozomların belirli hale geçmeleri, kıvrılıp kısalmaları, ortadan ikiye bölünmeleri, homolog kromozom şeritlerinin yanyana gelmeleri, sentrozomun bölünüp kutuplara çekilmesi, iğ ipliklerinin oluşması, çekirdek zarının parçalanması.
ALACALANMAK
Alaca bir duruma gelmek. Herhangi bir heyecan dolayısıyla benzi kızarıp bozarmak, renkten renge girmek. Eriyen karlar arasından yer yer toprak görünmek.