Kelimeler arşivi içinde; sonunda "biçmek" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu biçmek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında biçmek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde biçmek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BİÇMEK
Belli bir biçim vererek kesmek. Dikilecek kumaşı belli bir ölçüye ve modele uygun olarak makasla kesmek. Değer, paha, fiyat belirlemek. Tahmin etmek, kestirmek. Yaylım ateşiyle öldürmek. Ekin, ot vb.ni orakla, tırpanla, makine ile kesmek.
EBİÇMEK
Çocuğu sırtına almak, sırtlamak.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİÇMEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KIRÇMAK
Bir şeyi çekerken koparmak. Bir vuruşta biçmek. Kırılmak, burkulmak : Beygirin ayağı kırçıldı. Bir şeyi dişle kesmek, koparmak. Bir şeyi sert iki cisimle ezerek koparmak. Kardan ve yağmurdan önce hava bulanmak : Hava yine kırçmaya başladı.
ÇAPLAMAK
Bir şeyin enini, boyunu ölçmek, çapkımak. Keresteleri dört köşe olarak kesip biçmek.
ELORA
Nohut ve mercimek gibi bitkileri biçmekte kullanılan orağa benzer araç. (Kandilli Bozüyük Bilecik; Seydali, İnönü Eskişehir).
BİŞMEK
Olgunlaşmak (meyve). Yanmak. Çözülmek, yoluna konmak: Aramızdaki o mesele artık bişti. Pişmek. Eski türkçe biçmek: biçmek. Eski türkçe bışmek: pişmek. Biçmek. Pişmek pişirilmek.
BİÇME
Biçmek işi. Prizma. Yontulmuş yapı taşı.
BİÇİVERMEK
Ansızın veya çabucak biçmek.
GIRÇMAK
Kesmek, biçmek, koparmak. Kaçıp gitmek.
TIRPANLAMAK
Tırpanla biçmek. Bir şeyi ortadan kaldırmaya, yıkmaya girişmek. İstemediği kişilerin görevlerine son vermek. Bir topluluğu yok etmek, kırıp geçirmek.
BIÇKI
Tahta veya ağaç biçmekte kullanılan, karşılıklı iki sapı olan ve iki kişi tarafından kullanılan büyük testere. Saraç bıçağı. Motorla çalışan bir tür güçlü testere. Bağ budamaya yarayan dişli bıçak.
YONTMAK
Bir şeye istenilen biçimi vermek için dış bölümünü keskin bir araçla biçmek, kesmek. Bir kimsenin azar azar parasını çekmek, birinden para sızdırmak. Bir şeyi kendi görüşüne göre değerlendirmek.
MERENDİ
Çeltik biçmek için kullanılan küçük tırpan.
TARTMAK
Bir şeyin birim cinsten ağırlığını bulmak. Binek hayvanlarının dizginlerini çekmek. Bir şeyi avuç içinde sallayarak ağırlığını kestirmeye çalışmak. Dikkatle incelemek, değer biçmek. Bir şeyin bütün sonuçlarını düşünmek, hesap etmek.
KORUH
Otunu biçmek için korunan tarla. Yerine göre hudut gösteren taş yığınları.
EKMEK
Tahıl unundan yapılmış hamurun fırında, sacda veya tandırda pişirilmesiyle yapılmış olan yiyecek, nan, nanıaziz. Serpmek. Bir bitkiyi üretmek için toprağa tohum atmak veya gömmek. İnsanı geçindirecek iş, kazanç. Yemek, aş. Bir şeyin başlamasına yol açacak sebepleri hazırlamak. Yarışta geçmek. Birini uydurma bir sebeple bırakıp gitmek, savuşmak, atlatmak. Parayı boşuna harcamak, ziyan etmek. Toprağı ekip biçmek için kullanmak.
HONDERMEK
Ekin biçmek.
DÖRMEK
Yaramazlık yapmak, etrafındakileri rahatsız etmek. Dolaşıp durmak. Toplamak, devşirmek: Ortalığı dördüm. Domuz burnu ile yeri kazımak. Tavuk yeri eşelemek. Biçmek: Ekin dördüm. Karıştırmak.
EKİNER
Ekin ekip biçmekle uğraşan kimse, çiftçi.
BIŞMAK
Biçmek. Pişmek.
KOCAORAK
Yonca, çayır biçmek için kullanılan orak. (Akçaşar Yalvaç Isparta).
DEĞERLENDİRMEK
Bir şeyi yerinde ve yararlı bir yolda kullanmak. Değer kazandırmak, kıymetlendirmek. Değer biçmek. Bir şeyin özünü, önemini, nitelik ve niceliğini belirlemek.