BEYNİ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "beyni" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. beyni ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu beyni ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde beyni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

BEYNİDELİK

8 harfli kelimeler

BEYNİMEK, BEYNİNDE, BEYNİSÜZ

7 harfli kelimeler

BEYNİSİ

6 harfli kelimeler

BEYNİT

5 harfli kelimeler

BEYNİ

Bazı kelimelerin anlamları

BEYNİ

Beyin.

BEYNİSÜZ

Beyinsiz, ahmak, anlayışsız, kafasız.

BEYNİDELİK

Akılsız, aptal.

BEYNİSİ

Beyni.

BEYNİNDE

Arasında.

BEYNİMEK

Şaşkınlıkla karışık korku duymak, irkilmek, ürkmek, uykudan sıçrayarak korku ile uyanmak, afallamak, şaşırmak.

BEYNİT

Burun noktası ile MB sıcaklığı arasındaki eşısıl dönüşümlerde, çeliğin yapısında oluşan ve çeşitli karbürleri içine alan ferrit içdüzeyli bir faz.

  -   -   -  

Anlamında BEYNİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BEYNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

CIĞCIĞ

Güneşin dikey gelen ışınları hakkında kullanılır: Bayram yerinde cığcığ güneşin altında beynim kaynadı. Parlak. Boğaza sarılan tülbent. Çene bağı. Tavuk sesi.

AYHAR

Sarhoş, beyni uyuşuk, sersem.

GANGLİYOSİTLER

Beynin boz maddesi ve timüs bezinde bol bulunan, zar lipitlerinin %6 kadarını oluşturan, çok büyük polar başlı, terminal şeker birimleri siyalik asit (N-asetil nöraminik asit) olan kompleks sfingolipitler.

ENDOMENİKS

Beynin ve omuriliğin iç zarı.

HİPOFİZ

Beynin alt bölümünde bulunan, salgısını kana vererek fizyolojik olaylarda önemli rol oynayan sinirsel organ. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan ve adenokortikotropin, prolaktin, gonadotropinler, tiroit uyarıcı hormon, oksitosin, vazopressin gibi çok sayıda önemli hormonu salgılayan, bez yapısında olan adenohipofiz ile nöroendokrin yapıda olan nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Omurgalılarda ara beynin ventralinde kısa bir sapla hipotalamusa bağlı bulunan, büyüme ve üremede etkin çok sayıda önemli hormonu salgılayan, adenohipofiz ve nörohipofiz olmak üzere iki kısımdan yapılmış bir iç salgı bezi. Os sphenoidale'deki fossa hypophysialis içine yerleşmiş, organizmada birçok fizyoloik olayın düzenlenmesinde önemli etkinliğe sahip olan büyüme hormonu, adrenokortikotropik hormon, tiroit uyarıcı hormon, prolaktin, folikül uyarıcı hormon, lüteinleştirici hormon, antidiüretik hormon, oksitosin, melanosit uyarıcı hormon gibi hormonlar salgılayan, ön, ara ve arka üç ayrı loptan oluşan çok önemli bir iç salgı bezi, pitiüter bez, glandula pituitarya. Adenohipofiz veya distal bölüm adı verilen ön hipofiz lobu; ön lop, tuberal parça ve ara loptan oluşur. Nörohipofiz adını alan hipofiz arka lobu ise sinirsel kökenli hipotalamustan gelen miyelinsiz sinir telleriyle gliya hücrelerinden biçimlenir. Ara-beyinin ventralinde bulunan ve çok sayıda hormona sahip olan bir iç-salgı bezi olup ön ve ard olmak üzere 2 lop ile bir gövdeden yapılmıştır.

EMİK

Emmekten çürüyen yer, emme izi. İnsan beyni.

BAŞ

İnsan ve hayvanlarda beyin, göz, kulak, burun, ağız ve benzerleri organları kapsayan, vücudun üst veya önünde bulunan bölüm, kafa, ser. Bir topluluğu yöneten kimse. Başlangıç. Temel, esas. Arazide en yüksek nokta. Bir şeyin genellikle toparlakça ucu. Bir şeyin uçlarından biri. Kasaplık hayvanlarda ve bazı yiyeceklerde adet. Para değiştirirken verilen veya alınan üstelik, sarrafiye. 1. Bir şeyin yakını veya çevresi. "Önem veya yönetim bakımından ileride olan, en önemli, en üstün" anlamlarında birleşik kelimeler yapan bir söz. Güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş derecenin en yükseği. Çıban. Reis. Tane. Dilim: Bi baş pendir ver. İyi, güzel: Benim toklularım hep baştır. Pazartesi. Ölçüde, tartıda tahminin üstünde çıkan kısım. Çıban, yara. Derilere tatbik edilen bir işlem (tabaklıkta). Köselecilikte bir derinin baş tarafı. Bulgur, buğday ve benzerleri kalburlandığı zaman kalburun üstünde kalan in kısım. Baş, başlangıç. Baş, reis. Baş. Üzeri, kendi. Tepe, zirve. Uç. sınır. Nezt, baş ucu. Ön taraf, ön yol. Bağış, hediye. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan en ön bölgesi. Herhangi bir hayvanın bu bölgeye karşılık olan yapısı. Sefal, kafa. 3.Bakteriyofajlarda ikozahedral şekilli, DNA içeren kısmı. 4.Miyozinin bir parçası. Fosfolipitlerin yağ asitleri içermeyen kısmı. Spermlerde haploit çekirdeğin bulunduğu kısmı. Beyni ve duyu organlarını taşıyan vücut parçası. Yağlı güreşte ve karakucakta en büyük boy. reis (bk. başkan.). Dövme ya da darçıkım işleminde, dövme ya da itme işini gören kolun ucu. İlkel topluluklarda görülen, çok az kurumlaşmış olan ve gücü kimi kez aşırı bir başına -buyruk- yönetimin gücü biçimini alan önder tipi. İnsan vücudunun üst, hayvan vücudunun ön ucu, sefalika. Deyiş'in konu ve uyağının ne olduğunu belirten, "doğuş" un halk edebiyatındaki adı. İnsan vücudunun ağız, duygu organları ve beyni içine alan üst bölgesi; herhangi bir hayvanın bu kesime karşıt oları bölgesi. Başkan, topluluğu yöneten, komutan. (İnsan ve hayvan sayımında) Tane. Başak. Yara.

DOPAMİN

Yokluğu ya da eksikliği Parkinson hastalığına sebep olan, L-dopanın karboksilasyonu ile oluşan, tirozin metabolizmasının ara ürünü olan, merkezi sink sisteminin bir nörotransmitteri; 3,4-dihidroksifenilamin ya da hidroksitiramin. Kimi otonom sinirlerinin ganliyonlarında, beynin bazı bölgelerinde sinir hücrelerinin uçlarından ve az miktarda böbrek üstü bezi medullasından salınan nörotransmiter madde, hidroksitiramin, 3,4-dihidroksifeniletilamin. Kalp kasının kasılma gücünü artırmasından dolayı özellikle dolaşım şokunun tedavisinde kullanıla ilaç.

ANENSEFALİ

Beynin bulunmaması. Beynin bulunmaması biçiminde görülen yavru gelişim anomalisi. Tam biçimine seyrek olarak rastlanır, genellikle medulla oblongata ve orta beyin gelişimi vardır.

ENSEFALOGRAFİ

Beynin radyografik görüntüsünün alınması.

ASETİLKOLİN

Otonomik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir telciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmitter bir madde. Otomotik gangliyonların sinapslarından ve iskelet kasını döşeyen sinir iplikciklerinin uçlarından salgılanan kolinin asetil esteri olan nörotransmiter bir madde. Kolinerjik sinir uçlarında, kolin asetiltransferaz enzimi ileasetilkoenzim A'dankoline, asetil grubunun aktarılmasıyla oluşan, otonom sinir sisteminin tüm pregangliyoner nöronları, parasempatik sistemin postgangliyoner nöronları, sempatik sistemin bazı postgangliyoner kolinerjik nöronları, sinir-kas kavşaklarındaki sinir uçları ve beynin birçok bölümünden salgılanan, muskarinik ve nikotinik iki tip almacı bulunan küçük moleküllü nörotransmitter madde, ACh. Çoğunlukla uyarıca etkisi olmasına karşın, kalpte vagus sinirleriyle inhibitör etkiye sahiptir. Sinir dokusunda raslanan bir kimyasal madde olup sinir uyarmalarını ileten en önemli madde olarak düşünülür.

BEYİNORAĞI

Beynin iki lobu arasındaki zar.

MİKROSEFAL

Yetersiz gelişme sonunda beyni ve kafatası küçük olan (kimse).

BEYİNSİ

Beyni andıran, beyne benzeyen, beyin gibi.

AMİYELENSEFALİ

Omuriliğin ve beynin doğuştan yokluğu.

AGİRİA

Beynin dış yüzünde girinti ve çıkıntılardan oluşan kıvrımların yokluğu ve düz bir görünümde olmasıyla belirgin yapılış bozukluğu, lissensefali.

EPİTALAMUS

Beynin, hipofizi ve arka komisüri içine alan bölgesi. Talamus üstü.

BEYİNCİK

Kafatasının art bölümünde ve beynin altında, hareket dengesi merkezi olan organ.

FLEHMEN

Birçok evcil hayvanda ağız yoluyla idrar ve genital organlardan alınan kokular içeri çekilerek (flehmen) nazo-palatin kanalda koku alma duyusuyla ilgili epitellerden aldığı uyarıları nervus olfactorius ve trigeminal sinirler vasıtasıyla beynin olfactorius lobuna iletilmesi sonucu erkeğin dişinin kızgınlık gösterip göstermediğini anlaması.

EPİFİZ

Omurgalılarda, birinci beyin karıncığından uzamış ve endokrin faaliyeti olan, vazotosin ve üreme olaylarını kontrol altında tutan melâtonin salgılayan bir bez. Pineal bez. Uzun kemiklerin uç bölgesi. 3.Parapineal organ. Beynin tabanında bulunan bir iç salgı bezi, pineal bez. Uzun kemiklerin gövde kısmıyla birleşen şişkin iki ucu. Bir iç-salgı çalışması olduğu sanılan, ara-beynin dorsalinde yerleşmiş bir bez. Uzun kemiklerin uç parçalarına verilen özel bir ad.