Kelimeler arşivi içinde; başında "benzeş" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. benzeş ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu benzeş ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde benzeş olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BENZEŞMEZLİK
BENZEŞLİK, BENZEŞMEK
BENZEŞEN, BENZEŞİK, BENZEŞİM, BENZEŞME
BENZEŞ
BENZEŞ
Birbirine benzeyen, aralarında benzerlik bulunan, müşabih, nazir.
BENZEŞEN
Ünlü veya ünsüz benzeşmelerinde, etki altında kalan ünlü veya ünsüz: Sütçü (süt-çü), ekmekten (ekmek-ten), odalardan (oda-lar-dan) kelimelerinde bulunan -çü, -ten, -dan eklerindeki ünsüz veya ünlüler gibi.
BENZEŞMEK
Birbirine benzemek, müşabih olmak.
BENZEŞMEZLİK
Bir kelimede bulunan aynı veya benzeri seslerden birinin değişikliğe uğraması, disimilasyon: Kınnap kırnap, attar aktar gibi.
BENZEŞME
Benzeşmek işi, analoji. Kelime içinde, yan yana düşen iki sesten birinci sesin ikincisinin etkisiyle değişmesi, dönüşme, asimilasyon: yurt-daş yurttaş, çarşanba çarşamba, o + bir öbür gibi.
BENZEŞİK
Benzeşme özelliği gösteren.
BENZEŞİM
Bazı ortak yönleri olan iki şey arasındaki benzeşme, analoji. İki şeklin kenarlarının uzunlukları arasındaki oran değişmemekle birlikte, karşılıklı açılarının eşit bulunması durumu, benzer.
BENZEŞLİK
Benzeş olma durumu, müşabehet.
Bu bölümde tanımı içerisinde BENZEŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANDIRIŞMA
Andırışmak işi. İltibas. Ortak yönleri bulunan iki şey arasındaki benzeşme, analoji.
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.
TAMALGI
Algının belli bir konu ya da nokta üzerinde toplanması, öğrenilenin tam olarak bilincine varılması durumu. Bir kimsenin yeni öğrenilen şeyi daha önceki yaşantılarıyla bütünleştirmesi, kaynaştırması işlemi. Algıdan daha üstün ve daha karmaşık bir bilgi derecesi. Herhangi bir şeyin algılanan özelliklerinin, eskiden kazanılmış ve benzeş olan ya da onların ilgili bulunduğu bilgilere bağlanıp tam olarak anlaşılabilir duruma gelmesi.
ESİVERİŞ
Kimi kez, birbirinden habersiz iki ozanın, iki yazarın esinlenme sonucu sözlerinde, dizelerinde görülen birlik, benzeşme. (Bu, çalıntı sayılmaz.) bk. düşündeşlik.
MÜŞABEHET
İki şey arasında benzerlik, benzeşlik.
ASİMİLE
"Benzeşmek, kendine uydurmak" anlamındaki asimile etmek birleşik fiilinde kullanılan bir söz.
TEMESSÜL
Benzeşme. Özümleme.
GENİZSİLLEŞME
Dudak ünsüzünün geniz ünsüzüne dönmesi. Türkçede ve Türk lehçelerinde b sesinin m sesine dönmesi gibi. Geniz ünsüzlerinin benzeştirme yolu ile yakınındaki ünsüzleri kendi boğumlanma noktasına çekmesi olayı. Türk dilinin eski metinlerinde, bugünkü lehçelerde ve Anadolu ağızlarında yer alan bir olaydır: ET. ben>men, bin>min bin, bengü>mengü ebedi, bun>mun, Anad. ağzl. dinlemek>dinnemek dinlemek; anlatmak>annatmak, pınar>mınar pınar, bengi>mengi, beni>meni sevinç, binmek>minmek, nişanlı>nişannı, yanlış>yannış, parmak>mBamak (Aydın, Bozdoğan) vb.
DÖNÜŞME
Dönüşmek işi, tahavvül. Benzeşme.
BENZER
Nitelik, görünüş ve yapı bakımından bir başkasına benzeyen veya ona eş olan, benzeri, müşabih, mümasil. Benzeşim. Bazı önemsiz veya tehlikeli sahnelerde asıl oyuncunun yerine çıkan, yapı ve yüz bakımından bu oyuncuyu andıran kimse, dublör.
UYGAN
Konum, oran, değer ya da yapıca benzeşen. Ayrı uzambiçim ya da işlevlerde benzer işleçli öğeler. Uyumlu, uyan.
ANALOJİ
Benzeşim, benzeşme. Örnekseme. Andırışma.
BENZEV
Düzlemde durgan bir O noktası ve durgan bir gerçek sayısı için, düzlemin her P noktasını yöneysel eşitliğini sağlayan P' noktasına gönderen dönüşüm, Anlamdaş. benzeşim dönüşümü.
MÜŞABİH
Aralarında benzerlik olan, benzer, benzeş.
ADRENERJİK
Adrenalin ve noradrenalinle benzeşme.
BENZEYİŞSİZLİK
Benzeşmeme durumu.
ANALOJİK
Analoji ile ilgili, benzeşmeye dayanan.
ASİMİLASYON
Özümleme. Benzeşme. Farklı kökenden gelen azınlıkları veya etnik grupları, bunların kültür birikimlerini, kimliklerini baskın doku ve yapı içinde eriterek yok etme.
DİSİMİLASYON
Benzeşmezlik.