Kelimeler arşivi içinde; sonunda "becere" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu becere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında becere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde becere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BECERE
BECERE
Sarp, taşlık, kayalık (yer).
Bu bölümde tanımı içerisinde BECERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BECEREBİLME
Becerebilmek işi.
TAMAMLAYABİLMEK
Tamamlama imkânı veya olasılığı bulunmak. Tamamlamayı becerebilmek.
LALAK
Çok konuşan, geveze. Aptal. Güzel konuşmayı beceremeyen.
SÖMEN
Dokuma bezlerinin sarıldığı yuvarlak ağaç. Konuşmasını beceremeyen, durgun yaradılışlı kimse. Taranmış yumak biçiminde yün.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
NAŞI
Bir işin yabancısı olup o işi beceremeyen. Ve nasıl.
LUK
Çelimsiz. Konuşmasını, giyinmesini beceremeyen.
LÖLÜK
Sözcükleri doğru dürüst söyleyemeyen. Konuşmasını beceremeyen, saçma sapan konuşan. Un ve yumurtadan yapılan bir yemek.
KURNAZ
Kolay kanmayan, başkalarını kandırmasını ve ufak tefek oyunlarla amacına erişmesini beceren, açıkgöz, hin.
LÖLÜYH
Sözcükleri doğru dürüst söyleyemeyen. Konuşmasını beceremeyen, saçma sapan konuşan.
BANDİKLEMEK
Beceriksiz, ehliyetsiz kimse bir işi beceremeyerek bozmak: Bir işi yapacağım diye ortaya çıkar, ancak bandikler. Yemeği kıyısından azıcık yemek, tatmak, parmak batırmak, parmakla karıştırmak, artıklamak.
PİŞİREBİLMEK
Pişirme imkânı veya olasılığı bulunmak. Pişirmeyi becerebilmek.
HACIYATMAZ
Yere nasıl bırakılırsa bırakılsın, dibinde bulunan ağırlık sebebiyle dik bir durum alan oyuncak. Güç durumlarda çıkarı için kişiliğinden özveride bulunarak kendini çabucak toparlamayı beceren kimse.
PEÇELLEMEK
Bir işi beceremeyip bozmak.
YOYMAK
Yorumlamak, açıklamak. Başka anlam vermek; sözü, davranışı amacı dışında yorumlamak. Eski durumunu yitirmek, bozulmak, çirkinleşmek. Yabanıllaşmak. Yerine uymamak, tutmamak: Dikilen fidanlar yoydu. Tavuk, piliçlerini başından dağıtmak. Kuluçka tavuk, süresi dolmadan kalkmak. Başından savmak. Yazılan yazıyı silmek, bozmak. Bozmak, işe yaramaz duruma getirmek. Değiştirmek. Harcamak, yok etmek. Sivriltmek. Başaramamak, becerememek, eline yüzüne bulaştırmak. Bozmak, kötü kullanmak, eskitmek. Silmek, imha etmek, izale etmek, bozmak.
ARGEÇ
Dokumalarda çözgü üzerine enliliğine atılan ip. Davarların açıkta toplu olarak yattıkları yer, düz dağ sırtları. Hafif meyilli yer, bayır. Birinin yapabileceği, becerebileceği iş: Sen elinin argecine karış.