BAŞAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "başar" olan, toplam 38 adet kelime bulunmaktadır. başar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu başar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde başar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BAŞARILABİLMEK

13 harfli kelimeler

BAŞARILABİLME

12 harfli kelimeler

BAŞARIVERMEK, BAŞARABİLMEK, BAŞARISIZLIK

11 harfli kelimeler

BAŞARILIKLI, BAŞARUMAMAK, BAŞARIVERME, BAŞARILILIK, BAŞARGANLIK, BAŞARAKAVAK, BAŞARABİLME

10 harfli kelimeler

BAŞARILMAK

9 harfli kelimeler

BAŞARTMAK, BAŞARISIZ, BAŞARILMA, BAŞARUKLU, BAŞARATLI, BAŞARIKLU, BAŞARIKLI, BAŞARIĞÇI

8 harfli kelimeler

BAŞARMAK, BAŞARMAN, BAŞARMAH, BAŞARKÖY, BAŞARTMA, BAŞARGAN, BAŞARILI

7 harfli kelimeler

BAŞARIŞ, BAŞARAN, BAŞARIM, BAŞARMA, BAŞARAT, BAŞARET, BAŞARIK

6 harfli kelimeler

BAŞARA, BAŞARI

5 harfli kelimeler

BAŞAR

Bazı kelimelerin anlamları

BAŞAR

"Bir işi istenilen biçimde bitir" anlamında kullanılan bir isim". Trabzon ilinde, Maçka belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BAŞARILABİLMEK

Başarılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAŞARIVERMEK

Çabucak başarmak.

BAŞARISIZ

Başarı göstermeyen, muvaffakiyetsiz. Muvaffakiyetsiz. Başarı göstermeyerek.

BAŞARIVERME

Başarıvermek işi.

BAŞARILMAK

Başarma işine konu olmak.

BAŞARILILIK

Başarılı olma durumu.

BAŞARILABİLME

Başarılabilmek işi.

BAŞARABİLMEK

Başarma imkânı veya olasılığı bulunmak.

BAŞARISIZLIK

Başarısız olma durumu, muvaffakiyetsizlik.

BAŞARILIKLI

Başarılı, becerikli.

BAŞARGANLIK

İş yapabilme ya da bir edim sürecini başarıyla sonuçlandırma yeteneği olarak beliren, beceri ya da başarı ölçüsü olarak kullanılan edebilme gücü.

BAŞARABİLME

Başarabilmek işi.

BAŞARUMAMAK

Tahammül edememek, dayanamamak, başa çıkamamak.

BAŞARAKAVAK

Konya ili, Sille bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

BAŞARTMAK

Başarma işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında BAŞAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BAŞAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKAMET

Kısırlık, verimsizlik. Başarısızlık, sonuçsuzluk.

DERECE

Bir süreç içindeki durumlardan her biri, basamak, aşama, rütbe, mertebe. Bir çemberin üç yüz altmışta birine eşit olan açı birimi. Başarı gösterme. Bir çözeltinin yoğunluğunu ölçmede kullanılan birim. Ölçü aletlerinin ölçeğinde belirtilmiş bulunan başlıca bölümlerden her biri. Denli, kadar. Sıcaklıkölçer.

ÇABALAMAK

Güç bir durumdan kurtulmaya uğraşmak. Bir işi başarmak için uğraşmak, gayret etmek.

BAŞARIM

Elde edilen bir başarı. Herhangi bir olayı veya durumu başarma isteği ve gücü. Kişinin yapabileceği en iyi derece, performans. Herhangi bir eseri, oyunu, işi vb.ni ortaya koyarken gösterilen başarı, performans.

BECERİ

Elinden iş gelme durumu, ustalık, maharet. Kişinin yatkınlık ve öğrenime bağlı olarak bir işi başarma ve bir işlemi amaca uygun olarak sonuçlandırma yeteneği, maharet. Vücudun, yapılması güç alıştırmalara yatkın olması durumu.

BAŞARILMA

Başarılmak işi.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

ÇAKMAK

Taşa vurulup kıvılcım çıkarılan çelik parçası. Vurarak sokup yerleştirmek. Anlamak, bilmek. Tabanca veya tüfeklerde bulunan tetik düzeni. Sınavda başarısız olmak. Vurmak. Çelik, taş, cam, plastik vb. maddeden yapılmış gaz veya benzinle dolu tutuşturma aleti. İçki içmek. Saplamak. Parıldamak, ışık vermek. Sezinlemek, anlamak, farkına varmak. Kazık çakıp hayvan bağlamak. Kuruduğunda kalın kabuk bağlayan kabarcıklarla beliren ve genellikle yüzde çıkan bir deri hastalığı. Bir şeyi başka bir şeye sürtmek, vurmak veya çarpmak. Çivi ile tutturmak. Kabul etmeyeceği bir şeyi kurnazlıkla kabul etmesini sağlamak.

ÇARŞAFLAMAK

Yorganı çarşafla kaplamak. Kötü ve başarısız duruma düşmek, çarşafa dolanmak.

ABRAMAK

Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.

DOKTOR

Hekim. Bir fakülteyi veya bir yüksekokulu bitirdikten sonra belli bir bilim dalında en yükseköğrenim basamağına vardığını, geçirdiği özel sınavla ve başarılı bir eserle gösterenlere verilen akademik unvan.

DESTANLAŞMAK

Olağanüstü kahramanlık ve başarı göstermek.

DENEMEK

Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için bir insanı, bir nesneyi veya bir düşünceyi sınamak, tecrübe etmek. Bir işe, başarmak amacıyla başlamak, girişimde bulunmak, teşebbüs etmek.

DİPLOMA

Bir kimseye herhangi bir okulu veya öğrenim programını başarıyla tamamladığını, bir derece veya unvanı kullanmaya hak kazandığını, bir iş, sanat veya meslek dalında çalışabilme yetkisi elde ettiğini belirtmek için bir öğretim kurumu tarafından düzenlenip verilen resmî belge, icazetname, şehadetname.

DORUK

Dağ, ağaç vb. yüksek şeylerin tepesi, en yüksek yeri, zirve, şahika. En üstün başarı düzeyi. Heyecan, sevinç, coşku vb. duygularda ulaşılan en üst nokta.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

DÖKMEK

Sıvı veya tane durumunda olan şeyleri bulundukları kaptan başka bir yere boşaltmak. Bir şeyi yok etmek için atmak. Kullanmak, harcamak, sarf etmek. Maden, mum eriyiği veya çimento, alçı vb.ni kalıba akıtarak biçim vermek, döküm yapmak. Saçmak, serpmek. Çok söylemek. Teninde kızamık, kızıl, suçiçeği hastalıklarında olduğu gibi kırmızı lekeler çıkmak. Üstünde bulunan bir şeyi düşürmek. Bir yere çokça bir şey yığmak, taşımak. Açığa vurmak, söylemek, ortaya koymak. Belli bir yere boşaltmak. Bir işte veya bir konuyu ele alış biçiminde değişiklik yapmak. Sulu hamuru kızgın yağ veya tepsinin içine akıtarak pişirmek. Çok sayıda öğrenciyi sınavda veya bir üst sınıfa geçirmede başarısız saymak. Yakmak, tutuşturmak. Salmak, bırakmak. Bol bol vermek, ödemek, sarf etmek. Akıtmak, düşürmek.

BAŞARILI

Başarı gösteren, muvaffakiyetli. Başarılmış, üstesinden gelinmiş. Başarılı bir biçimde, başarı göstererek.

BAŞARMA

Başarmak işi.

ÇUVALLAMAK

Çuvala doldurmak. Başaramamak.