Kelimeler arşivi içinde; başında "baygı" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. baygı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu baygı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde baygı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BAYGINLAŞMAK
BAYGINLAŞMA
BAYGINLIK
BAYGINTI
BAYGIN
BAYGI
BAYGI
Budala, şaşkın, sersem.
BAYGIN
Bayılmış, kendinden geçmiş. Gönül vermiş. Yığılmış, dökülmüş. Süzgün. Bayılmış, kendinden geçmiş bir biçimde. İnsanı kendinden geçirir gibi olan.
BAYGINLAŞMAK
Baygın duruma gelmek. Göz, süzülmek.
BAYGINLIK
Baygın olma durumu. Duyumların durması, kan dolaşımının ve solunum görevlerinin duraklaması, vücudun kımıldanamaması vb. fizyolojik aksamalarla beliren kendinden geçme durumu.
BAYGINTI
Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.
BAYGINLAŞMA
Baygınlaşmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BAYGI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYIK
Sarhoşluğu ya da baygınlığı geçmiş olan. Sarhoşluğu geçmiş bir biçimde.
AYILMAK
Sarhoşluk, baygınlık vb. bir durumdan kurtulmak, kendine gelmek. Aklı başına gelip gerçeği görmek.
SAKA
Evlere, çeşmeden su taşımayı iş edinmiş olan kimse. Baygınlık, kendinden geçme durumlarına yol açan bir hastalık. Saka kuşu. Kırsal bölgelerde sulama işlerini düzenleyen ve denetleyen kimse.
ÇEŞMİNAZ
Nazlı, baygın bakışlı göz.
DALCINMAK
Küçük çocuk elini, kolunu oynatmak, atılmak. Hafif baygınlık geçirmek, bayılmak. Dalar gibi olmak, içi geçmek. Gayret etmek, çabalamak. Sonuçsuz teşebbüslerde bulunmak. Aranmak: Dalcındımda bulamadım. Hayvan yemeğe, yeme saldırmak. Uğraşmak, çabalamak, yorulmak.
DAYKAK
Baygın, bayılmış.
BAYILMAK
Baygın duruma girmek, uyur gibi olmak, kendinden geçmek, kendini kaybetmek. Vermek, ödemek. Sıcak, açlık, susuzluk, yorgunluk vb. etkenlerle dayanma gücünü yitirmek. Çok hoşlanmak, çok sevmek.
BANGİLME
Bayılma, yarı baygın hal.
SÜZMEK
Bir sıvıyı, içindeki katı maddelerden ayırmak için bez veya delikli bir kaptan geçirmek. Gözle inceleyerek dikkatle bakmak. Bazı sıvıların yoğunlaşmasına yol açan, katı ve tortulu maddeleri bu sıvılardan ayırmak. Göz baygın ve anlamlı bakmak.
BAYMAK
Yiyecek baygınlık vermek, mideyi bulandırmak, midede ezinti yapmak. Can sıkıntısı vermek, sıkmak, bunaltmak. Aldatmak, kandırmak, etki altında bırakmak.
BAYINIK
Baygın, süzgün bakışlı (göz).
HİPOGLİSEMİ
Aşırı hâlsizliğe ve terlemeye, hafif baygınlığa yol açan, kan şekeri düzeyinin normalden daha aşağı değerlere düşmesi durumu.
FENİKMEK
Başı dönmek. Bunalmak, yarı baygınlık geçirmek, sıkıntı basmak. Ağlamaktan ya da bağırmaktan yorgun düşmek. Solumak, tık nefes olmak. Açlıkdan bayılacak gibi olmak, gözü dönmek. Azıkmak. Sinmek, çekinmek. Ürkmek. Acele etmek. Telâşlanmak, heyecanlanmak. Yalvarmak. Can atmak, çırpınmak (elde etmek, ulaşmak için).
GAKŞAK
Baygın, sarhoş.
EVSİMEK
Tahılın içindeki yabancı cisimleri evsecek denilen kap içinde savurarak temizlemek. Kalp çarpmak, yürek oynamak. Açlıktan içi ezilmek, baygınlık geçirmek. Başak ve boy vermiş bitkiler rüzgârdan hafif hafif sağa sola sallanmak, yalpalanmak. Hafifçe hoplatmak, havalandırmak: Kalburun içindeki mısırları evsidim. Acıkmak.
SÜZÜLMEK
Süzme işine konu olmak. Akmak. Kuş kanatları gerili olarak görünür bir hareket yapmadan havada ilerlemek. İnsan sessiz, gizlice ve kayıyormuş gibi gitmek. Çok zayıflamak. Sessizce ve görünür bir hareket yapmadan ilerlemek. Göz baygınlaşmak, mahmurlaşmak. Yüzüne nazlı bir anlam vermek. Uyumlu bir biçimde ve salınarak yürümek.
MAHMURE
Sarhoşluğun verdiği sersemlik. Uyku basmış göz, baygın göz.
BEZENK
Süs, ziynet. Bayram, şenlik, donanma, resmi eğlence. Baygın, bitkin, yıpranmış.
DALCIKMAK
Hafif baygınlık geçirmek, bayılmak. Mide bozulmak, kusma isteği duymak. Sinirlenmek, kızmak, öfkelenmek.
BİHOT
Baygın.