BARDA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "barda" olan, toplam 27 adet kelime bulunmaktadır. barda ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu barda ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde barda olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

BARDALANMAK, BARDAKÇILAR

10 harfli kelimeler

BARDALAMAK, BARDAĞERİK, BARDAKALTI

9 harfli kelimeler

BARDAKCIL, BARDAŞMAK, BARDAKLIK, BARDAKÇIL, BARDAKCIN

8 harfli kelimeler

BARDAKLI, BARDABAŞ, BARDACIK, BARDACUK, BARDAÇIK, BARDAKÇI, BARDAKCI

7 harfli kelimeler

BARDAĞI

6 harfli kelimeler

BARDAĞ, BARDAG, BARDAK, BARDAL, BARDAM, BARDAN, BARDAŞ, BARDAH

5 harfli kelimeler

BARDA

Bazı kelimelerin anlamları

BARDA

Dam ustalarının kullandığı, başının bir ucu çember parçası biçiminde eğri, öbür ucu keskin çekiç. Fıçıcı keseri.

BARDACIK

Bir tür küçük ve tatlı yaş incir.

BARDAKÇIL

Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

BARDAKLIK

Çocuğun düşmemesi için beşiğe veya salıncağa bağlanan enli kuşak. Evlerin duvarlarında bardak koymak için yapılan raf.

BARDABAŞ

Serseri, haşarı, burnunun doğrusuna giden, saygısız. 2 Tertipsiz, işini bilmez, perişan, savruk, pasaklı. Yaramaz, yerinde duramayan çocuk.

BARDACUK

Tatlı, sulu, mor renkli bir çeşit erik.

BARDAKÇILAR

Ankara şehri, Çamlıdere belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale şehrinde, Çan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BARDAÇIK

Taze incir.

BARDALANMAK

Yürürken veya koşarken ayaklar dolaşmak, bir yere takılarak kösteklenmek.

BARDAKLI

Ağrı kenti, Doğubayazıt ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ şehrinde, Karakoçan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Kars şehri, Arpaçay ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Sivas şehrinde, Karacaören bucağına bağlı bir yer.

BARDAKCIL

Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

BARDAKCIN

Ağaçlarda, taş kovuklarında bardak şeklinde yuva yapan bir kuş.

BARDAĞERİK

Tatlı, sulu, mor renkli bir çeşit erik.

BARDAKALTI

Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.

BARDALAMAK

Kösteklemek.

BARDAŞMAK

Oyun başlamadan evvel iki arkadaş oyuna girenleri seçmek için sözleşmek, eş tutmak.

  -   -   -  

Anlamında BARDA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BARDA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

TEPSİ

Fincan, tabak, bardak vb. şeyleri taşımaya yarayan, derinliği olmayan, türlü büyüklükte düz kap. İçinde börek, tatlı vb. pişirmeye yarayan, az derin, geniş, düz kap. Bir kabın alabileceği miktarda olan. Bu kap biçiminde olan.

DOLU

Havada su buğusunun birden yoğunlaşıp katılaşmasından oluşan, türlü irilikte, yuvarlak veya düzensiz biçimli buz parçaları durumunda yere hızla düşen bir yağış türü. Çok olan (iş, uğraş, olay vb.). İçi boş olmayan, dolmuş, meşbu, pür, boş karşıtı. İçki doldurulmuş bardak. Boş yeri olmayan, her yeri tutulmuş olan. Boş vakti olmayan, meşgul. İçinde atılacak mermisi bulunan (top, tüfek vb. ateşli silahlar). Tornacılıkta delik açılmamış (gereç). Bir yerde sayıca çok. Bir duygunun güçlü etkisinde olan.

BARMEN

Barda içki hazırlayıp sunan kimse.

KUPA

Cam veya seramikten yapılmış, kulplu, büyük bardak. Altın, gümüş, bronz veya kristalden yapılmış, yarışma ödülü olarak verilen ayaklı kap. Yarışma ödülü olarak verilen herhangi bir sanat eseri. İki kapılı bir tür spor otomobil. Kapalı ve yalnız arkada oturulacak yeri olan, genellikle atların çektiği dört tekerlekli araba. İskambil kâğıtlarının dört grubundan benekleri kırmızı, kalp biçiminde olanı, yürek. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

ÖKSÜZDOYURAN

Çok büyük bardak, çanak ve bunların içindeki yiyecek ve içecek.

PİPET

Sıvıları, solukla içine çekip kaptan kaba aktarmaya yarayan cam boru. Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, kamış.

ŞANGIRDAMAK

Tabak, bardak vb. bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken gürültülü ve çınlayıcı ses çıkarmak.

MAŞRAPA

Metal, toprak, plastik vb.nden yapılmış, ağzı açık, kulplu, bardağa benzeyen, küçük kap.

KADEH

Genelde içki içmeye yarayan ama dileyenin her türlü içeceği rahatlıkla tüketebileceği bir tür ayaklı bardak. Bu bardağın alabileceği miktarda olan.

ARJANTİN

Büyük bira bardağı.

KAMIŞ

Buğdaygillerden, sulak, nemli yerlerde yetişen, boğumlu, sert gövdesi olan bitkiler (Phragmites australis). Sıvı içecekleri bardak veya şişeden kolayca içmek için kullanılan ince, plastik boru, pipet. Bu bitkiden yapılmış. Erkeklik organı.

HACAMAT

Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma. Hafif yaralama.

BOŞ

İçinde, üstünde hiç kimse veya hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı. Yapılacak işi olmayan, işsiz. Anlamsız. Görevlisi olmayan (iş, görev), münhal. Bilgisiz. Habersiz, hazırlıksız bir biçimde. Bir işe yaramayan, yararsız. Kullanıldıktan sonra içinde bir şey bulunmayan, kirli (bardak, çanak vb.).

PİYALE

Şarap bardağı, içki kadehi.

ALTLIK

Tabak, bardak vb. nesnelerin altına konulan şey. Hayvanların altına yayılan ot veya saman. Arabaya koşulan atların yolları kirletmemesi için kuyruğunun altına yerleştirilen torba.

ŞANGIRTI

Tabak, bardak, şişe vb.nin bir yere veya birbirine çarparken, kırılırken çıkardığı sesin adı.

BARDAKÇI

Bardak, çömlek vb. yapan veya satan kimse.

CINCIK

Bardak, kadeh, tabak vb. sırçadan veya porselenden yapılmış olan şeyler, züccaciye. Bilye.

DİKMEK

Bir cismi dik olarak durdurmak. Top vb.ni oyun alanında belirli bir yere koymak. Beklemek için birini bir şeyin başına getirmek. Bardak, kadeh, testi vb. kapların içindekini bir çırpıda, bir solukta içmek. Top, taş vb.ni dikine havaya atmak. Yapı kurmak, inşa etmek. Yetiştirmek için bir bitkiyi toprağa yerleştirmek. Biçilmiş veya yırtılmış kumaş, deri, yara vb.ni iğneye geçirilmiş iplikle tutturmak.

BEL

İşaret. İnsan bedeninde göğüsle karın, sırtla kalçalar arasında daralmış bölüm. Bardak, şişe, vazo vb.nin ortasındaki dar bölüm. Hayvanlarda omuz başı ile sağrı arası. Toprağı aktarmaya veya işlemeye yarayan, uzun saplı, ayakla basılacak yeri tahta, ucu sivri kürek veya çatal biçiminde bir tarım aracı. Dağ sırtlarında geçit veren çukur yer. Bu bölümün, sırtın altına rastlayan bölgesi. Ses şiddetiyle ilgili birim. Geminin orta bölümü. Meni.