Kelimeler arşivi içinde; sonunda "azu" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu azu ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında azu olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde azu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DINKALAZU
TEVAZU
ONAZU
BAZU, CAZU, MAZU, PAZU, YAZU
AZU
AZU
Tırpan demirinin geniş dip kısmı. Ya da. Boynuz, azı.
MAZU
Kağnı ve arabalarda iki tekerleği birbirine bağlayan, kalın ağaç dingil. Değirmen milinin geçtiği 50 cm. çapında, daire biçimindeki ağaç. Meşe ağacı ve meyvesi. Domuz yavrusu. Öküz arabası. Ağaç dikmelerle yapılan tahta ev. (Derekuşculu Görele Giresun).
PAZU
Hamur topağı, beze.
CAZU
Örtü. Gölge oyunu'nda daha çok büyü gücüyle olağandışı işler yapan, oyuna gerçeküstü bir hava getiren tasvir. Çoğu kez yaşlı, arada sırada da genç bir kadındır. Ancak bunlar arasında insan görünümünden çok değişik olanlar da vardır. Bunlar hep kötülük yaparlar, onları kızdıranı çarparlar. Çoğu kez yaşlı, kimi kez de genç bir kadındır. Daha çoK geceleri gezen bir hortlaktır. Kızdığı zaman çarpar ve kötülük yapar bk. cadı.
BAZU
Kuvvet, kudret.
DINKALAZU
Tepe, uç, doruk.
TEVAZU
Alçak gönüllülük.
YAZU
Düzlük, ova. Yazı, kader.
ONAZU
Ondan sonra.
Bu bölümde tanımı içerisinde AZU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MAZERETLİ
Mazereti olan, mazur.
BAKIŞIM
İki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre ölçü uygunluğu, simetri. Eksen olarak alınan bir doğrudan, benzer noktaları karşılıklı olarak aynı uzaklıkta bulunan iki benzer parçanın birbirine göre olan durumu, tenazur, simetri.
HEMONKOZİS
Dünyanın birçok bölgesinde geviş getiren hayvanlarda oldukça yaygın olarak görülen ciddi abomazum hastalığı. Haemonchus contortus koyun ve keçilerde, H. placei ise sığırlarda enfeksiyona neden olmaktadır. Hastalığın seyri, bu parazitlerin kan emmelerinden dolayı oluşan hipoproteinemi, sindirim sistemi bozuklukları ve anemiyle ilgilidir.
KEPİLENMEK
Hamur çok durmaktan yüzü deri gibi kabuk tutmak: Hamur dura dura kepilendi, çabuk olun da ekmeği yazup bitirelim.
AZUCUK
Azıcık, az: Bana çok azucuk düştü.
AZUR
Metakromatik bazik karakterli üç azur boyasından (A, B, C) biri. Gök mavisi. Azar, doğru yoldan çıkar.
GİEMSABOYASI
Azur II, eozin, gliserin ve metanol içeren kan parazitleri ve doku kültürlerinde üretilen parazitlerin çeşitli gelişim evrelerinin belirlenmesinde kullanılan, Plasmodium, Trypanosoma, Chlamidia gibi etkenlerin pembe-mor renkte reaksiyon verdiği bir boya çözeltisi.
MONOSİT
Oval ya da at nalı şeklinde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Oval veya at nalı biçiminde bir çekirdeği olan, farklılaşarak makrofajları oluşturan ve dokular arasına geçen, fagositoz yapan büyük kan hücresi. Kanda bulunan, kemik iliği kökenli, oval veya böbrek benzeri görünümde tek çekirdekli, sitoplazmasında azurofilik granüller içeren, fagositoz yapabilen en büyük beyaz kan hücreleri. Dokulara göç ederek kuvvetli fagositik aktiviteye sahip olan ve kronik enfeksiyon hastalıklarında sayıları artan makrofajlara dönüşür ve kanda yaklaşık 24 saat süreyle kalırlar. Kanın büyük, tek çekirdekli ve renksiz olan bir tip gözesi.
TEVAZUSUZ
Tevazusu olmayan.
AZULU
Vahşi, yırtıcı, yabani: Ahmedin azulu bir eşeği var.
ROKETATAR
Bazuka.
OSTERTAGİA
Trichostrongylidae ailesinde bulunan geviş getiren hayvanların abomazumunda parazitlenen nematod cinsi.
KOLÇAK
Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven. Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılmış olan süs eşyası. Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası. Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. Zırhın kola geçirilen parçası.
PAZUBENTLİ
Pazubendi olan veya pazubent takan.
PROMİYELOSİT
Akyuvar yapımında miyeloblasttan sonra gelişen, azurofil granüllerin ilk defa belirginleştiği, bölünerek miyelositlere dönüşen hücre, progranülosit. Promiyelositler granüllerinin özelliklerine göre; promiyelositus nötrofilikus adı verilen nötrofil promiyelosit, promiyelositus asidofilikus adı verilen eozinofil promyelosit ve promiyelositus bazofilikus adı verilen bazofil promiyelosit olmak üzere üç grubu oluştururlar.
KARU
Bazu, kol.
DIŞKI
Sindirim sonunda anüs yoluyla dışarıya atılan besin artığı, kaka, bok, büyük abdest, kazurat.
TEKNETYUM
Atom numarası 43, atom ağırlığı yaklaşık 98 olan, yapay olarak elde edilen radyoaktif element, mazuryum (simgesi Tc).
KARUCUK
Pazvand, bazubend.
AFFETMEK
Bağışlamak. Hoşgörü ile karşılamak, mazur görmek. Birinin sorumluluğundaki bir görevden veya işten çıkmasına izin vermek.