Kelimeler arşivi içinde; başında "ayrıca" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. ayrıca ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ayrıca ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayrıca olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYRICALIKSIZLIK
AYRICALIKLILIK
AYRICALIKSIZ
AYRICALIKLI
AYRICALIK, AYRICASIZ
AYRICALI
AYRICA
AYRICA
Ayrı olarak, başkaca, antrparantez. Bundan başka. Ayrı bir önem verilerek.
AYRICASIZ
Ayrı tutulmadan, istisnasız bir biçimde.
AYRICALIKSIZ
Ayrıcalığı olmayan, ayrıcalık tanınmayan, imtiyazsız.
AYRICALIKLILIK
Ayrıcalıklı olma durumu.
AYRICALI
Ayrık.
AYRICALIKLI
Ayrıcalığı olan, ayrıcalık tanınan, imtiyazlı.
AYRICALIK
Başkalarından ayrı ve üstün tutulma durumu, imtiyaz.
AYRICALIKSIZLIK
Ayrıcalıksız olma durumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYRICA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
İLTİMAS
Haksız yere, yasa ve kurallara uymaksızın kayırma, arka çıkma. Birine herhangi bir konuda öncelik ve ayrıcalık tanıma.
HATTA
Bile, hem de. (ha'tta:) Üstelik, ayrıca.
İMTİYAZSIZ
Ayrıcalıksız.
İMTİYAZLI
Ayrıcalıklı.
AYRIK
Ayrılmış. Ayrık otu. Düzgün ve uygun olmayan, çarpık. Ayrı tutulan, başkalarına benzemeyen, ayrıcalı, müstesna. Kural dışı.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
KAPİTÜLASYON
Bir ülkede yurttaşların zararına olarak yabancılara verilen ayrıcalık hakları.
BAŞKA
Bilinenden ayrı, değişik, farklı, özge. Nitelik yönünden alışılmışın dışında bir üstünlüğü olan. "Ayrıca, üstelik, bir yana" anlamlarında -den başka biçiminde kullanılan bir söz.
BAŞKACA
Ayrıca.
AYRIYETEN
ayrıca.
HAVAS
Nitelikler, özellikler. Kendilerini halktan ayrı ve üstün sayan, kendilerinde bir tür ayrıcalık gören kimseler, avam karşıtı. İleri gelenler, seçkinler. Duyumlar, duygular.
MUAF
Bağışlanmış, affedilmiş. Özgür, serbest. Ayrı tutulmuş, ayrıcalık tanınmış.
HALKÇILIK
Bireyler arasında hiçbir hak ayrılığı görmeme, topluluk içinde hiçbir ayrıcalık kabul etmeme görüş ve tutumu, popülizm. XX. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkan, yoksul halkın yaşayışı ve duyguları üzerinde duran bir edebiyat çığırı, popülizm.
KAST
Ayrıcalıklar bakımından yukarıdan aşağıya doğru kesin ölçülerle sınırlanmış bulunan, en koyu biçimiyle Hindistan'da görülen toplumsal sınıfların her biri.
ANTRPARANTEZ
Söz arasında, sırası gelmişken. Ayrıca.
KARTON
Kâğıt hamuruyla yapılan, ayrıca içinde bir veya birkaç lif tabakası bulunan kalın ve sert kâğıt. Kamu kurum veya kuruluşlarında imzaya sunulan evrakın yerleştirildiği ciltli büyük defter. On paket sigarayı bir araya getiren ambalaj. Seri hâlinde canlandırılan, karakterleri hayvan olan çizgi film. Tombala oyununda çekilen numaraların işaretlendiği kart.
İMTİYAZ
Başkalarına tanınmayan özel, kişisel hak veya şart, ayrıcalık. Gedik. Fabrika kurmak, maden işletmek vb. için bir kişi veya kuruluşa devlet tarafından verilen özel izin.
KIYAK
Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.
İSTİSNASIZ
İstisnası olmadan, ayrıksız, ayrıcasız, bilaistisna.
BERAT
Bir buluştan, bir haktan yararlanmak için devletçe verilen belge, patent. Osmanlı Devleti'nde bir göreve atanan, aylık bağlanan, san, nişan veya ayrıcalık verilen kimseler için çıkarılan padişah buyruğu.