Kelimeler arşivi içinde; başında "ayağa" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. ayağa ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ayağa ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayağa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYAĞA
Ağabey. Ağabey anlamında seslenme ünlemi.
AYAĞAN
Biçilmesi sona bırakılan zayıf ekin.
AYAĞALTI
Ayak altı, ortalık yer. Ayakaltı, orta yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KAYPAK
Kayağan, kaygan. Dönek.
PALET
Ressamların boyaları üzerine dizerek fırça ile karıştırdıkları tahta veya porselen levha. Tankın veya bazı iş makinelerinin her türlü arazide yol almasını sağlayan iki yanındaki tekerleklerini içine alan metal şerit, tırtıl. Hızlı yüzmek için ayağa geçirilen araç. Sanayide çeşitli amaçlarla kullanılan yayvan ve geniş levha.
KIYAM
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma. Ayağa kalkma, ayakta durma. Namazda ayakta durma. Ayaklanma, başkaldırma, karşı gelme. Bir işe girişme, kalkışma, teşebbüs etme.
İKAME
Yerine koyma, yerine kullanma. Ortaya koyma. Ayağa kaldırma, ayakta durdurma. Yerine konulan, yerine geçen.
İPTİZAL
Bayağılaşma, ayağa düşme. Bir şeyi sürekli olarak kullanma.
ÇORAP
Pamuk, yün vb.nden örülen, ayağa giyilen giyecek.
KAYAĞANLIK
Kayağan olma durumu.
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski. Bu aracı kullanarak yapılmış olan spor.
KÖTÜRÜM
Yaşlılık veya sakatlık sebebiyle yürüyemeyen, ayağa kalkamayan (kimse), oturak. Yürüyemeyecek derecede sakat (bacak). İşleyemeyen, iş yapamayan.
AYAKTA
Ayağa kalkmış durumda. Telaşlı, heyecanlı bir biçimde.
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı. Birbirine komşu iki demir yolu hattını hemen bunların uzantısındaki üçüncü hatta bağlamaya yarayan alet. Mobilyalarda yukarıdan aşağıya doğru açılan kapakları yatay konumda tutmak amacıyla yapılmış mafsallı, kollu kapak aracı. Su topunda iki ayağın teker teker yarım daire biçiminde çevrilmesiyle yapılmış olan bir hareket. Çatı ve köprülerde genellikle ağaç veya çelikten yapılan, ağırlığı karşılıklı iki ayağa veya duvara aktaran çatılmış kiriş sistemi. Üst uçları birbirine bağlı, alt uçları açık olan iki direkten kurulmuş, ağırlık kaldırma düzeni. Dirsek. Çalma, kırpma. Bazı araçlarda üst üste konulmuş birkaç yassı çelikten yay. Bazı eklem bacaklı hayvanların ön ayaklarında bulunan, savunma ve saldırmada kullanılan kıskaç. Birbirini kesen demir yolu kavşağı.
ARDUVAZ
Kayağan taş.
AYAKLANMAK
Çocuk yürümeye başlamak. Hasta iyileşip yürüyebilir duruma gelmek. Ayağa kalkıp gitmeye davranmak. Toplu bir biçimde zor ve şiddet kullanarak devlet güçlerine karşı gelmek, başkaldırmak, isyan etmek. Uyanmak, uyanıp kalkmak.
GRANÜLİT
Kuvars, feldspat, granit, Moskof camı vb. maddelerden birleşmiş billur kayağan taş kütlesi.
SALTA
Köpeğin arka ayakları üzerine ayağa kalkması. Gergin duran bir halatı biraz koyuverme işi. Yakasız, iliksiz, kolları bolca bir tür kısa ceket.
KAYRAK
Ekime elverişli olmayan, taşlı, kumlu toprak. Yassı, düz taş. Bileği taşı. Kayağan taş.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
GEZMEK
Hava alma, hoş vakit geçirme vb. amaçlarla bir yere gitmek, seyran etmek. Bir yerde dolaşmak, yürümek. Hasta ayağa kalkmak. Herhangi bir biçimde gezinmek. Bulunmak. Bir yerde gezi yapmak. Gitmek, başvurmak. Bir yeri görüp incelemek.
KONÇ
Ayağa giyilen şeylerde ayak bileğinden baldıra doğru olan bölüm.
DİNELMEK
Ayakta durmak. Ayağa kalkmak, dik durmak. Karşı koymak, kafa tutmak.