Kelimeler arşivi içinde; sonunda "avunma" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu avunma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında avunma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde avunma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AVUNMA
Avunmak işi, teselli.
SAVUNMA
Saldırıya karşı koyma, müdafaa. Bir kişiyi, bir düşünceyi doğru, haklı göstermeyi amaçlayan yazı veya konuşma, savunu, müdafaaname. Bir takımın, kalesini korumak için gösterdiği çaba, defans.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVUNMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KESİCİ
Kesme işini yapan kimse. Futbolda savunmanın önünde görev yapan ve topu kesip dağıtan oyuncu, stoper. Kasaplık hayvanları kesen kimse. Kesme işinde kullanılan araç.
KISKAÇ
Bir şeyi tutup sıkıştırmaya yarayan kerpeten, pense vb. araç. Demircilerin kızgın demiri tuttukları maşa vb. araç. Açılıp kapanan eğreti merdiven. Böceklerde besin maddelerini parçalamaya ve kendilerini savunmaya yarayan organ.
KAYDIRMA
Kaydırmak işi. Savunmanın belirli bir anında, oyunun güç noktasını birdenbire değiştirme. Alıcının herhangi bir araç üzerinde çeşitli yönlere hareket ettirilmesi.
HAT
Çizgi. Yazı. Yüzü biçimlendiren çizgi ya da kırışıklık. Savunma veya saldırma amacıyla bir araya getirilmiş asker dizisi. Elektrik akımı taşıyan tel veya kablo sistemi. Biçim. Kanal. Sınır. Ulaşım sağlayan bir taşıtın uğradığı yerlerin bütünü, yol, geçek.
DEFANS
Savunma.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
DALIŞ
Dalma işi. Topu yakalamak amacıyla savunmadaki bir oyuncunun yatay olarak sıçraması, plonjon.
AVUNTU
İnsanı avutan şey, oyalanacak şey, avunç, avunma. Acı bir olayı unutturmaya çalışma, acısını hafifletme, avunma, avunç. Teselli.
FÜZESAVAR
Saldırı nitelikli füzeleri etkisiz duruma getirmek amacıyla üretilen savunma sistemi.
JİUJİTSU
Güçten çok yönteme dayanan, çıplak elle yapılmış olan Japon savunma tekniği.
BEK
Sert, katı. Savunma oyuncusu. Sağlam. Hava gazı lambasının ucu.
BOĞAZKESEN
Bir boğazı savunmak için deniz kıyısında yapılmış olan hisar.
ALDANMAK
Görünüşe bakarak yanlış bir yargıya varmak, yanılmak. Hayal kırıklığına uğramak. Havanın birden ısınmasıyla zamansız açan çiçek, soğuk sebebiyle donmak. Bir hileye, bir yalana kanmak. Avunmak, oyalanmak.
AVUKATLIK
Avukat mesleği. Gereksiz, boş savunma. Avukatın yaptığı iş.
İĞNE
Dikiş dikmeye yarayan, ince, ucu sivri, bir ucunda iplik geçecek deliği bulunan çelik araç. Bitkilerde yumurtacıkla tepecik arasındaki sapçık. Oltanın ucundaki küçük çengel. Kas veya damar yoluyla vücuda sıvı bir ilacı basınçla vermek amacıyla enjektör ucuna takılan, boru biçiminde, ucu keskin metal araç. Dokunaklı söz. Bazı böceklerin kendilerini savunmak için kullandıkları organ. İki şeyi birbirine tutturmaya yarar ince, uzun, ucu sivri, metal araç. Toplu iğnenin süs olarak kullanılan, iri başlı, renkli bir türü. Genellikle kadınların süs olarak elbiselerinin göğüs, yaka vb. yerlerine taktıkları süs eşyası. Bazı araçların ucu sivri parçaları.
FEDERASYON
Savunma ve dış politika alanında dayanışma amacıyla birden fazla devletin bir birlik devleti içinde birleşmesi. Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği.
KIRIM
Savunmasız insanların veya tutsakların toplu olarak öldürülmesi, katliam. Hayvanların hastalık, soğuk gibi sebeplerle ölmesi.
ÇÖZÜLME
Çözülmek işi. Savaşta, gerideki savunma hattına çekilmek isteyen birliğin düşmandan sıyrılması. Bir sesin boğumlanmasından sonra organların eski duruma geçmesi. Kişilik, karakter vb. bir bütünde birliğin bozulması durumu.
GENELKURMAY
Yurdun savunmasıyla ilgili bütün şart ve olayları göz önünde tutarak barışta ordunun eğitim ve donatımını, savaşta yüksek yönetimini düzenleyen makam, erkânıharbiyeiumumiye.
BASKI
Bir eserin basılış biçimi veya durumu. Bası sayısı. Belirli ruhsal etkinlik ve süreçleri, kişinin isteği dışında bilinçaltına itmesi veya bu itilenlerin bilince çıkmasını önleme durumu. Giysinin içine kıvrılıp dikilen kenarı. Bir maddeyi sıkıp ezen alet, pres. Top oyunlarında karşı takım oyuncusunun hareketini ve sonuç almasını engellemek amacıyla uygulanan yakın savunma durumu, pres. Bir eserin tekrarlanarak yapılmış olan baskı işlemlerinden her biri, edisyon. Hak ve özgürlükleri kısıtlayarak zor altında bulundurma durumu, tahakküm.