Kelimeler arşivi içinde; başında "atıcı" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. atıcı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu atıcı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde atıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ATICI
İyi nişan alan, attığını vuran (kimse). Yalancı, asılsız şeyler uydurup söyleyen (kimse).
ATICIOBA
Balıkesir ili, Gönen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
ATICIDIĞI
Atıcı olduğu.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
DEİZM
Tanrı'yı yalnızca ilk sebep olarak kabul eden, evreni bir Tanrı'nın yarattığına inanmakla beraber yaratıcının evrene hiçbir müdahalesi olmadığını ve olmayacağını savunan, vahyi reddeden görüş.
ÇATICILIK
Çatıcı olma durumu. Çatıcının yaptığı iş.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
DOĞURUCU
Yeni düşünceleri ortaya koyan (kimse), üretken, yaratıcı.
BLÖF
İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.
BALTRAP
Atıcılıkta hedef vazifesi gören plakaları havaya fırlatan yaylı alet.
ALDATMACA
Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.
CİLA
Bir şeyi parlatmak için kullanılan kimyasal bileşik. Sert içkiden sonra içilen hafif içki. Parlaklık. Bir şeydeki aldatıcı, göz boyayıcı durum. Gereksiz süs, gösteriş.
GARPÇI
Batıcı.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
DİKEN
Bazı bitkilerin dal, yaprak, meyve kabuğu vb. bölümlerinde ve bazı hayvanların derisinde bulunan sert, ucu sivri ve batıcı çıkıntılardan her biri. Bu çıkıntıları çok olan bitki.
DEMİURGOS
Eflatun felsefesinde evreni yaratan, yaratıcı Tanrı.
ESİN
Etkilenme, çağrışım veya içe doğmayla akla gelen yaratıcı duygu, düşünce, ilham. Sabah yeli.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
FERMUAR
Giysi, çanta vb. yerlerde kullanılan, karşılıklı dişler ve bunların üzerinde yürüyen kapatıcıdan oluşan düzenek, cırcır, carcur.
FATURA
Satılan bir malın cinsini, miktarını ve fiyatını bildirmek için satıcının alıcıya verdiği hesap pusulası.
GAZOZCU
Gazoz yapıp satan kimse. Eğlence yerlerinde dolaşarak gazoz satan kimse, gazoz satıcısı.
DALGAKIRAN
Kıyıdaki yapıları, tekneleri, dalgaların yıpratıcı etkisinden korumak veya gemilerin yük alıp boşaltmasını sağlamak amacıyla liman ve iskele önlerine yapılmış olan uzun set.