Kelimeler arşivi içinde; sonunda "atama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. Sonu atama ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında atama olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde atama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ATAMA
Atamak işi, tayin, nasıp.
MATAMA
Keklik avlamak için yere dökülen samanla karışık yem.
SATAMA
Çekingen, aptal, sersem.
Bu bölümde tanımı içerisinde ATAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
INRIMA
Ne istediğini anlatamayan kim se: Inrımanın ne söylediği anlaşılmıyor ki.
TAYİN
Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. Atama. Tayin, atama.
ANAHTARLAMA
Bir veri iletişim dizgesinde, gönderici ve alıcı uçlar arasında, iletileri gidecekleri yere göre yönlendirme. Bir bilgisayar dizgesindeki kaynakları bir görevden başka bir göreve atama.
ALAMAK
Kızarmak. Alev: Atamak alamak yanıyor. Ağlamak.
ATANMIŞ
Atama ile işbaşına gelen.
KALDIRMAK
Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.
ZİNGİREBAŞ
Sık ekildiğinden boy atamamış ekin: Bizim arpa bu yıl zingirebaş bitmiş.
EKSİK
Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.
GETİRMEK
Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.
ÇEMİLLENMEK
Kararlı olmak: Öyle bir çemillenip işe başladı ki anlatamam.
YERSİZCE
Düşünceyi iyice anlatamayan ve yerinde kullanılmamış olan sözcük, deyim.
NASBETMEK
Atamak.
ORDİNO
Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale. Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi.
NASIP
Atama.
BEZENEK
Basiret: Bezeneğim bağlandı, bir adım atamadım. Cesaret: Bu gün pazara eyi bir pirinç gelmiş, alacaktım amma satılmaz diye bezeneğim tutmadı. Koyunun tırnaklarının biraz yukarısında ve arkada bulunan küçük tırnak.
AĞIRDAMAK
Eskimek, köhneleşmek: Şu ev ağırdamış. Düşündüğünü anlatamamak.
KAPALICA
Düşünceyi açık ve seçik anlatamayan (tümce, söz).
İNHA
Resmî bir göreve atama veya bir üst aşama için yazılan yazı.
SADALAMAK
Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Bir sözü sık sık yinelemek. Yazıyı güçlükle okumak, kekelemek. Görmeyi çok istediği kimsenin birdenbire adını anmak. Kötü söz ya da haber karşısında birdenbire dengesi bozulmak, sendelemek. İvmemek, ağırdan almak. Duyduğu sözü orada burada söylemek, yaymak. Bir sözü yinelemek. Sayıklamak. Kararsızlık göstermek. Oyalamak, ağırdan almak. Şaşırmak: Beni görünce sadaladı.
SADILAMAK
Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Duraksamak, kararsızlık göstermek: Ne sadılayıp duruyorsun, ne söyleyeceksen söyleyiver. İncelemek, araştırmak. İmgelemek, gözönüne getirmek. Bir sözü yinelemek.