ATAMA ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "atama" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. atama ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu atama ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde atama olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ATAMA

Atamak işi, tayin, nasıp.

ATAMAK

Birini bir göreve getirmek, tayin etmek.

ATAMAN

Rus Kazakların başbuğuna verilen unvan.

  -   -   -  

Anlamında ATAMA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATAMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İNHA

Resmî bir göreve atama veya bir üst aşama için yazılan yazı.

GETİRMEK

Gelmesini sağlamak. Erişmek ya da eriştiğini sanmak. Bir makama atamak veya seçmek. Sebep olmak, ortaya çıkarmak. İleri sürmek. İletmek, bildirmek. Bir şeyi yanında veya üstünde bulundurmak. Sağlamak. Bazı kelimelerle birleşik fiil yapar.

SADILAMAK

Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Duraksamak, kararsızlık göstermek: Ne sadılayıp duruyorsun, ne söyleyeceksen söyleyiver. İncelemek, araştırmak. İmgelemek, gözönüne getirmek. Bir sözü yinelemek.

BEZENEK

Basiret: Bezeneğim bağlandı, bir adım atamadım. Cesaret: Bu gün pazara eyi bir pirinç gelmiş, alacaktım amma satılmaz diye bezeneğim tutmadı. Koyunun tırnaklarının biraz yukarısında ve arkada bulunan küçük tırnak.

ÇEMİLLENMEK

Kararlı olmak: Öyle bir çemillenip işe başladı ki anlatamam.

ATANMIŞ

Atama ile işbaşına gelen.

ORDİNO

Bir poliçenin arkasına ciro edildiği kişiye ödenmesi için yazılan havale emri. Tüccarın malını gümrükten çekebilmesi için vapur kumpanyasından yük konşimentosuna karşılık verilen havale. Denizcilik işletmelerinde gemi adamlarını gemilere atama belgesi.

ALAMAK

Kızarmak. Alev: Atamak alamak yanıyor. Ağlamak.

SADALAMAK

Sözü ağzında gevelemek, şaşırıp sözü uzatmak, istediğini tam anlatamamak. Sayıklamak, uykuda konuşmak. Bir sözü sık sık yinelemek. Yazıyı güçlükle okumak, kekelemek. Görmeyi çok istediği kimsenin birdenbire adını anmak. Kötü söz ya da haber karşısında birdenbire dengesi bozulmak, sendelemek. İvmemek, ağırdan almak. Duyduğu sözü orada burada söylemek, yaymak. Bir sözü yinelemek. Sayıklamak. Kararsızlık göstermek. Oyalamak, ağırdan almak. Şaşırmak: Beni görünce sadaladı.

ANAHTARLAMA

Bir veri iletişim dizgesinde, gönderici ve alıcı uçlar arasında, iletileri gidecekleri yere göre yönlendirme. Bir bilgisayar dizgesindeki kaynakları bir görevden başka bir göreve atama.

KAPALICA

Düşünceyi açık ve seçik anlatamayan (tümce, söz).

AĞIRDAMAK

Eskimek, köhneleşmek: Şu ev ağırdamış. Düşündüğünü anlatamamak.

KALDIRMAK

Bulunduğu yerden almak. Yukarı doğru hareket ettirmek. Yükseltmek. Piyasadan çekmek. Bir kuruluşun çalışmasına son vermek, feshetmek, lağvetmek. Tayin etmek, atamak. Kaçırmak. Hastayı hastaneye götürmek. Uygun gelmek, yakışmak. Çekmek, taşımak. Çalmak, aşırmak. Uyandırmak. Elin ulaşamayacağı yere koymak, saklamak. Tören yaparak ölüyü gömmek. Bir şeyden çokça satın almak. Ürün toplamak, taşımak. Alıp başka yere götürmek. Yok etmek, ortadan silmek. İyi etmek, iyileştirmek. Toplamak.

YERSİZCE

Düşünceyi iyice anlatamayan ve yerinde kullanılmamış olan sözcük, deyim.

NASBETMEK

Atamak.

INRIMA

Ne istediğini anlatamayan kim se: Inrımanın ne söylediği anlaşılmıyor ki.

ZİNGİREBAŞ

Sık ekildiğinden boy atamamış ekin: Bizim arpa bu yıl zingirebaş bitmiş.

EKSİK

Bir bölümü olmayan, noksan, natamam. Mükemmel olmayan, kusurlu, muallel, sakat. Az. İhtiyaç duyulan şey.

TAYİN

Ne olduğunu anlama, gösterme, belirtme, kararlaştırma. Atama. Tayin, atama.

NASIP

Atama.