Kelimeler arşivi içinde; sonunda "asi" olan, toplam 56 adet kelime bulunmaktadır. Sonu asi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında asi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde asi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SPONDİLOMALASİ, ENSEFALOMALASİ, KSANTOPSİDRASİ
STOMATOMALASİ, DOMUZLAHANASİ, ASEFALOTORASİ, MENİNGOMALASİ, ÖZOFAGOMALASİ, SEREBROMALASİ
MİYELOMALASİ, RUMENOMALASİ, KRANYOMALASİ, SKLEROMALASİ, KERATOMALASİ, GASTROMALASİ, SPLENOMALASİ
OSTEOMALASİ, NEFROMALASİ, METAKROMASİ, MERİTOKRASİ, KLEPTOKRASİ, ARİSTOKRASİ, KANUNUESASİ
BAŞKÖLGASİ, FİZYOKRASİ, PLÜTOKRASİ, TEKNOKRASİ, LÖKOMALASİ
DEMUGRASİ, BÜROKRASİ, DEMOKRASİ, DİPLOMASİ, DİSKIRASİ, HİPOSTASİ
OTOKRASİ, AKROBASİ, ETOKRASİ, TEOKRASİ
HABBASİ
MALASİ, SİYASİ, GIYASİ, KIYASİ, BABASİ, HAMASİ, ŞİNASİ, ERTASİ
ESASİ, ABASİ
YASİ, ŞASİ, KASİ, FASİ, NASİ, VASİ
ASİ
ASİ
Başkaldırıcı. Dikbaşlı.
ASEFALOTORASİ
Başın ve göğüsün doğuştan bulunmaması.
SPONDİLOMALASİ
Omur veya omurların yumuşaması.
RUMENOMALASİ
İşkembe mukozasının ölümden birkaç saat sonra maserasyona uğrayıp altındaki lamina propria tabakasından ayrılarak dökülmesi.
KRANYOMALASİ
Kafatası kemiklerinin anormal yumuşaklığı.
SEREBROMALASİ
Beynin yumuşaması.
KERATOMALASİ
Korneanın beslenme bozukluğu sonucu yumuşayıp yaralar göstererek stromasının erimesi. Mikrobiyal, lökositik veya korneal kökenli proteazların ve kollajenazların etkisiyle biçimlenir.
ÖZOFAGOMALASİ
Ölümden sonra mide salgısının yemek borusuna geçişiyle, mukozada erimelerin biçimlenmesi veya yemek borusu duvarının yumuşaması.
STOMATOMALASİ
Ağız yumuşaması.
SKLEROMALASİ
Gözde skleranın dejenerasyonu, yumuşaması.
GASTROMALASİ
Mide duvarının yumuşaması ve yerinden kalkması.
DOMUZLAHANASİ
Yılanyastığı denilen bitki.
MENİNGOMALASİ
Beyin zarlarının yumuşaması.
ENSEFALOMALASİ
Beyinde erime ve yumuşama. Civcivlerde E vitamini eksikliğine bağlı olarak görülen, ataksi, başın geriye, öne ve bazen yana kıvrılması, dengesizlik, ayakların gerilip büzülmesi ve çoğu kez öldürücü sinirsel bozukluklarla belirgin hastalık.
KSANTOPSİDRASİ
Deride sarı küçük püstüller olması.
MİYELOMALASİ
Omuriliğin yumuşaması veya nekrozu. En tipik olarak atlarda akdarı ve koyunlarda Phalaris tuberosa zehirlenmesinde görülür.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASALET
Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
AMİT
Amonyağın hidrojeni yerine bir asit kökünün geçmesiyle oluşan birleşiklerin sınıf adı.
ASİDİMETRE
Asitölçer.
ARSENİK
Atom numarası 33, atom ağırlığı 74,91, yoğunluğu 5,7 olan, atmosfer basıncı altında 450 °C'de süblimleşen, maden filizlerinde çok yaygın bulunan, metal görünümünde basit element, sıçanotu, zırnık (simgesi As).
ARABAN
Klasik Türk müziğinde bir makam. Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.
ALDEHİT
Alkolleri oksitlendirme veya asitleri indirgeme yolu ile elde edilen uçucu bir sıvı.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
ANTİDEMOKRATİK
Demokrasiye aykırı olan.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ASETAT
Asetik asidin tuzu veya esteri, saydam.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ANAYASA
Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.
ALKALİK
İçinde alkali bulunan, kalevi, antiasit.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
ARABANKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.
ARENA
Boğa güreşi, yarış, oyun vb. gösteriler yapılmış olan alan. Siyasi çekişmelerin geçtiği yer.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ASAL
Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.