Kelimeler arşivi içinde; sonunda "asal" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. Sonu asal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında asal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde asal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FİZİKOKİMYASAL
FOTOKİMYASAL, BİYOKİMYASAL
ANAYASAL, KİMYASAL, MAGMASAL
SİYASAL, AKÇASAL, PARASAL, KARASAL
ADASAL
MASAL, YASAL, BASAL, FASAL, KASAL, PASAL
ASAL
ASAL
Esasla ilgili, asıl ve temel olanla ilgili, esasi.
KİMYASAL
Kimyaya ait, kimya ile ilgili, kimyevi.
FASAL
Tahıl, sebze, meyve ve yün gibi şeylerin döküntüsü. Suyun dibine çöken tortu. Köylerde izinsiz olarak ekilen tütün. Usul, kural. Fasıl. Toprak dam yaparken kullanılan içi dolu, yumuşak kamış. (Yenikent Aksaray Niğde).
BİYOKİMYASAL
Biyokimya ile ilgili.
PARASAL
Para ile ilgili, para bakımından, mali, nakdî, akçasal.
MASAL
Genellikle halkın yarattığı, hayale dayanan, sözlü gelenekte yaşayan, çoğunlukla insanlar, hayvanlar ile cadı, cin, dev, peri vb. varlıkların başından geçen olağanüstü olayları anlatan edebî tür. Boşuna söylenmiş söz.
BASAL
Kütük yarmak için ağaç veya demirden yapılan çivi.
SİYASAL
Politika ile ilgili, siyasi, politik.
FOTOKİMYASAL
Işığın kimyasal etkileri ile ilgili. Fotoğrafçılıkta kullanılan kimyasal madde.
YASAL
Yasanın, dinin ve kamu vicdanının doğru bulduğu, yasalara uygun, kanuni, meşru, legal.
MAGMASAL
Magmatik.
AKÇASAL
Parasal.
KARASAL
Karayla, toprakla ilgili, berri.
ADASAL
Ada ile ilgili, adaya özgü, adalı.
ANAYASAL
Anayasa ile ilgili.
FİZİKOKİMYASAL
Fizikokimya veya fizikokimyasal özellikleri ile ilgili.
Bu bölümde tanımı içerisinde ASAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ATOM
Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.
ABACI
Aba yapan ya da satan kimse. Asalak. Bedavacı. Abadan giyecek yapan veya satan kimse.
ANLATI
Ayrıntılarıyla anlatma. Roman, hikâye, masal vb. edebî türlerde bir olay dizisini anlatma biçimi, hikâyeleme, hikâye etme, tahkiye.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BAĞLANIM
Bağlanma işi. Siyasal veya sosyal konularda yan tutma.
AŞINDIRMA
Aşındırmak işi. Teknik alanda ve günlük hayatta madenlerin elektriksel, kimyasal veya mekanik nedenlerle aşınması, korozyon.
ASALAKLAŞMA
Asalaklaşmak durumu.
ASALAKLIK
Asalak olma durumu, parazitlik.
ANKA
Masallarda adı geçen ve gerçekte var olmayan büyük bir kuş, Simurg, Zümrüdüanka.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
AYIRAÇ
Maddeleri kimyasal birleşime veya ayrışıma uğratarak niteliklerini belirlemede kullanılan bileşikler, belirteç, miyar, reaktif.
ASALAKLAŞMAK
Asalak duruma gelmek.
BANKA
Faizle para alıp veren, kredi, iskonto, kambiyo işlemleri yapan, kasalarında para, değerli belge, eşya saklayan ve ticaret, sanayi, ekonomi alanlarında çeşitli etkinliklerde bulunan kuruluş. Bankacılık işleminin yapıldığı yapı.
ANTİSEPSİ
El, yüz veya vücuttaki hastalık yapan mikroorganizmaları kimyasal maddelerle etkisiz hâle getirme veya yok etme işlemi.
AĞRIMA
Ağrımak işi. Memeli hayvanlarda görülen ara konakçı kenelerin bulaştırdığı ağrıma asalaklarından ileri gelen hastalık.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
BASEN
Vücudun bel ile kalça arasındaki bölümü. Kıtasal uzantıdan okyanus ortası sırtlarına kadar devam eden ve 4000-5000 metre derinliği olan deniz dibi.
ASİLLİK
Asil olma durumu, asalet. Soylu olma durumu, soyluluk.