ARINDI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "arındı" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. arındı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu arındı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arındı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARINDI

Van ili, Kırkgeçit nahiyesine bağlı bir bölge.

ARINDIRIM

Merkez bankalarının, para sunumunda çeşitli nedenlerle ortaya çıkan değişmelerin ekonomideki olası enflasyonist veya deflasyonist etkilerini önlemek amacıyla yaptıkları açık piyasa işlemleri. Bir ölçme aracının değişik ölçüm boyutlarına ilişkin öğelerden ya da ölçümün çeşitli yanılgılardan ayıklanması.

ARINDIRMA

Arındırmak işi.

ARINDIRABİLMEK

Arındırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ARINDIK

Elâzığ şehrinde, Palu ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Elâzığ ili, Poyraz bucağına bağlı bir yer.

ARINDIRABİLME

Arındırabilmek işi.

ARINDIRMAK

Arınmasını sağlamak.

ARINDIRILMA

Arındırılmak işi.

ARINDIRILMAK

Arındırma işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında ARINDI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARINDI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İBATE

Barındırma.

KLORLAMAK

Mikroplardan arındırmak amacıyla suya düşük oranda klor katmak. Savaşta insanlara, hayvanlara ve bitkilere zararlı olması, öldürmesi için klor püskürtmek. Özellikle yünlü kumaşlara, ipliklere parlaklık vermek için klor gazına tutmak.

GÜZLEK

Güz yağmuru. Havaların soğuması üzerine yaylalardan dönen hayvanların otlatılması ve bir süre barındırılması için ayrılmış, dağ eteklerinde bulunan mera. Güz mevsiminin geçirildiği yer.

DARÜLEYTAM

Yetimlerin barındığı yer.

İNEKHANE

İneklerin barındığı yer.

GARAJCI

Otomobil, otobüs vb. taşıtları belli bir süre barındıran, gereğinde bakım ve onarımlarını yaptıran işletmeci.

AHIR

Evcil büyükbaş hayvanların barındığı kapalı yer, hayvan damı.

BARINDIRMA

Barındırmak işi.

KIRSAL

Kır ile ilgili. Az insanın barındığı, genellikle kır durumunda olan yer.

HUZUREVİ

Yaşlanmış kimselerin bakımlarının yapıldığı ve barındığı kurum.

ASEPSİ

Özellikle tıpta kullanılan araç gereçleri ilaç kullanmadan yalnız ısı yardımı ile mikroptan arındırma işi.

BAKIMEVİ

Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.

KAÇAMAK

Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma. Bir şeyden kaçınma yolu. Kaçacak yer, özellikle çobanların sürüyü barındırmak, saklamak için yaptıkları yer. Mısır unundan yapılmış olan yağlı bir yemek. Başkalarına belli etmeden, gizlice yapılan. Bir şeyi belli etmeden, gizlice yapmaya çalışma.

ÇENE

Canlılarda baş bölümünde yer alan, kemik veya kıkırdak ile desteklenen, altlı üstlü dişleri taşıyan ve ağzın kapanıp açılmasını sağlayan kasları üzerinde barındıran iki parçaya verilen ad. Baş bodoslamasının omurga ile birleştiği yer, çarık. Köşe. Mengene, kerpeten vb. araçların eşyayı sıkıştıran karşılıklı iki parçasından her biri. Çok konuşma huyu, gevezelik.

KIŞLA

Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü. Koyun ve keçi sürülerinin gecelediği veya kışın barındığı kapalı ağıl.

KOĞUŞ

Kışla, okul, tutukevi, hastane vb. kalabalık yerlerde, içinde birçok kimsenin yattığı veya barındığı büyük oda. Osmanlı Devleti'nde devşirilen çocuklara acemi ocağında eğitim ve öğretimin verildiği, birbirini izleyen yedi oda.

AĞIL

Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.

DÜŞKÜNLEREVİ

Çalışma gücünden yoksun, kazancı olmayan yoksul kimselerin barındırıldığı toplumsal bir yardım kuruluşu, bakım yurdu, darülaceze.

KOZMOPOLİT

Çeşitli uluslardan kimseleri barındıran, içinde bulunduran. Ulusal özelliklerini yitirmiş kimse.

HANGAR

Uçak, araba, tarım aracı vb. nesneleri barındırmaya yarar kapalı yer, sundurma.