Sonu ARTICI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "artıcı" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu artıcı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında artıcı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde artıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

10 harfli kelimeler

ALAPARTICI

9 harfli kelimeler

KABARTICI, KARARTICI

8 harfli kelimeler

ABARTICI, OBARTICI

7 harfli kelimeler

TARTICI

6 harfli kelimeler

ARTICI

Bazı kelimelerin anlamları

ARTICI

Özdeciklerin artı yükü daha çok olan yerlerine giden ayıraç özdeciği özelliğine ilişkin.

TARTICI

Tartı aletiyle tartan kimse.

ALAPARTICI

Savruk, baştan savma iş yapan.

KABARTICI

Kabartma maddesi, kabartma tozu.

ABARTICI

Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.

KARARTICI

Dizi dirençlere bağlı çok sayıdaki kanallardan gelen elektrik akımım azaltıp çoğaltabilen aygıt. Bunların çok çeşidi olmakla birlikte, temelde üç türü vardır :. karşı dirençli karartıcı. özdönüştürücü karartıcı. bilgisayarlı karartıcı.

OBARTICI

Bazı dillerde,, bizim küçüklemeli -cik ekimize karşı olarak "alışılandan büyük" fikrini veren yapı eki.

  -   -   -  

Anlamında ARTICI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARTICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAMGA

Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.

KARA

Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.

ABARTMACILIK

Abartıcılık.

BUF

Açık saçık, güldürücü oyun türü. Bu tür oyunların güldürücü sahnelerinde çoğu kez yüz kızartıcı durumlar, davranışlar vardır.

ABARTICILIK

Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.

EBEŞ

Yaşı ile uygun söz söylemeyen ve her şeyi bilirim diyen. Konuşurken hecelerin hakkını veremeyen, kekeme. Şişman, göbekli insan. Çirkin, koca başlı. Gözlerinin önü kırmızıya çalar, kuyruğu, yelesi kır, sevimsiz kırmızı renkli at, öküz (insan için de kullanılır). Alaca benekli, çilli hayvan. Beş taş oyunu. Kaşı, kirpiği olmayan: Ebesin biriydi. Ayıp, yüz kızartıcı.

ATGIN

Abartıcı, palavracı. Atılgan.

ATAĞAN

Öğünen, atıp tutan. Kızak kayılan yerde çocukların kardan yaptıkları yükseklik. Abartıcı, yalancı.

KAPANIK

Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.

ABARTMACI

Abartıcı.

FETTAN

Fitneci, karıştırıcı. Gönül ayartıcı, cilveli.

DAMGALI

Damgası olan, damgalanmış olan. Kendisine yüz kızartıcı bir suç yüklenmiş olan.

AĞIRLIK

Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.

GIVCI

Önemsiz nedenlerle bağırıp çağıran, yaygaracı. Kışkırtıcı, ayartıcı.

DAMGALAMAK

Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak. Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek. Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek.

MÜBALAĞACILIK

Abartıcılık.

KAPANCI

Kapanın başında bulunan görevli, tartıcı.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

MÜBALAĞACI

Abartıcı.

HAYBATÇILIK

Abartıcılık, yaygaracılık.