Kelimeler arşivi içinde; başında "artıcı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. artıcı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu artıcı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde artıcı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARTICI
Özdeciklerin artı yükü daha çok olan yerlerine giden ayıraç özdeciği özelliğine ilişkin.
ARTICIK
Kütlesi eksicikle eş, kıvıl yükü ise artı olan temel tanecik. Eksicik ile eş kütleli, karşıt yüklü temel parçacık.
ARTICIL
Moleküllerin, artı yükü daha çok alan yerlerine giden (özdek).
Bu bölümde tanımı içerisinde ARTICI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABARTICILIK
Abartıcı olma durumu, abartmacılık, mübalağacılık.
KAPANIK
Kapanmış. Sisli, bulutlu. Kaçınık. İç karartıcı, ruh sıkıcı.
BUF
Açık saçık, güldürücü oyun türü. Bu tür oyunların güldürücü sahnelerinde çoğu kez yüz kızartıcı durumlar, davranışlar vardır.
EBEŞ
Yaşı ile uygun söz söylemeyen ve her şeyi bilirim diyen. Konuşurken hecelerin hakkını veremeyen, kekeme. Şişman, göbekli insan. Çirkin, koca başlı. Gözlerinin önü kırmızıya çalar, kuyruğu, yelesi kır, sevimsiz kırmızı renkli at, öküz (insan için de kullanılır). Alaca benekli, çilli hayvan. Beş taş oyunu. Kaşı, kirpiği olmayan: Ebesin biriydi. Ayıp, yüz kızartıcı.
KAPANCI
Kapanın başında bulunan görevli, tartıcı.
DAMGA
Bir şeyin üzerine bir nişan, bir işaret basmaya yarayan araç. Bir kimsenin adını kötüye çıkaran, yüz kızartıcı durum. Bu araçla basılan nişan, işaret. Bir şeyin kime, hangi çağa ait olduğunu gösteren belirgin iz, işaret, nitelik.
KARA
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak. Kötü, uğursuz, sıkıntılı. Yüz kızartıcı durum, leke. En koyu renk, siyah, ak, beyaz karşıtı. Esmer. Bu renkte olan. İftira.
GIVCI
Önemsiz nedenlerle bağırıp çağıran, yaygaracı. Kışkırtıcı, ayartıcı.
DAMGALAMAK
Bir şeyin üzerine damga ile işaret yapmak, damga vurmak. Bir kimseye, gerçeğe dayanmadan herhangi bir özellik veya nitelik yüklemek. Birine yüz kızartıcı bir suç yüklemek.
ABARTMACILIK
Abartıcılık.
MÜBALAĞACI
Abartıcı.
MÜBALAĞACILIK
Abartıcılık.
AĞIRLIK
Ağır olma durumu. Ağırbaşlılık. Terazilerde tartma işi yapılırken bir kefeye konulan nesne. Değerlendirmelerde herhangi bir konu veya evreye, olağanın üzerinde ve belli oranda tanınan değer. Yer çekiminin, bir cismin molekülleri üzerindeki etkisinin oluşturduğu bileşke, gravite. Uykudayken gelen ve insana boğulur gibi bir duygu veren durum. Uyuşukluk ve gevşeklik durumu. Sıkıcı, bunaltıcı, iç karartıcı durum. Orduda bir birliğin cephane, yiyecek ve eşya yükleri. Sorumluluk. Sıkıntı. Takı. Değerli olma durumu. Yük, külfet. Dikkati ve önemi bir şey üzerinde yoğunlaştırmak. Güreş, boks, halter, judo vb. spor dallarında, sporcuların kilolarına göre girdikleri kategori. Etki, baskı, güçlük. Çeyizini düzmek için damadın geline verdiği para, kalın.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
FETTAN
Fitneci, karıştırıcı. Gönül ayartıcı, cilveli.
ATGIN
Abartıcı, palavracı. Atılgan.
ATAĞAN
Öğünen, atıp tutan. Kızak kayılan yerde çocukların kardan yaptıkları yükseklik. Abartıcı, yalancı.
HAYBATÇILIK
Abartıcılık, yaygaracılık.
DAMGALI
Damgası olan, damgalanmış olan. Kendisine yüz kızartıcı bir suç yüklenmiş olan.
ABARTMACI
Abartıcı.