Sonu ARHA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arha" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arha ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında arha olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

5 harfli kelimeler

KARHA, DARHA, MARHA, PARHA, TARHA, ZARHA

4 harfli kelimeler

ARHA

Bazı kelimelerin anlamları

ARHA

Arka. Koruyucu. Yük. Sırt; sırtta taşınabilecek şekilde hazırlanmış ot, odun yükü. Eski türkçe arka: arka, sırt; destek; kayırıcı. bk. ayrıca torpel. Arka, geri. Arka taraf, arka cihet. Peş, art sıra. Arka.arhun.

PARHA

Kazan, bakraç. Büyük bakraç; kazan.

KARHA

Ülser.

DARHA

Bir çeşit balta, et satırı, nacak.

ZARHA

Zahire, tahıl.

MARHA

Döşemelere ve tavanlara atılan büyük ağaçlar.

TARHA

Bağ budamaya ya da ağaç kesmeye yarayan, eğri bir çeşit bıçak.

  -   -   -  

Anlamında ARHA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

OVMAÇ

Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.

AHRABA

Akraba. Akraba, karşılığı arabe, arhaba.

ARGADAŞ

Arkadaş, karşılığı arhadaş.

GÖCE

Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.

HARHARYAS

Harharyasgillerden, boyu 2 metreyi bulan çok tehlikeli bir tür köpek balığı (Carcharhinus lamia).

BİTİRİMHANE

Kumarhane.

AKADAŞ

Arkadaş, bk. âgıdeş, âkıdeş, arkıdeş, arhadaş.

ARHAYİN

Arkasının: bu derenin arhayin arkasında.

KRUPİYE

Bir kumarhanede veya oyun oynanan bir yerde oyunu yöneten kimse.

ÜLSER

Yara. Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha.

Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.

AGIDAŞ

Arkadaş, bk. âkadaş, âkadeş, âkıdeş, arhadaş.

ARABE

Akraba - arabeyna: akraba ile, karşılığı ahraba, arhaba.

KUMARHANECİLİK

Kumarhanecinin yaptığı iş.

ARHAYIN

Güvenilir, güvenli: Parasını bankaya bırakan arhayın olur.

TARHANALIK

Tarhana yapmaya ayrılmış.

AYGUT

Yemeklik, yemeğe konan çeşitli şeyler, yemek malzemesi. Tarhana yapmak için hazırlanmış baharlı yoğurt. Karşılık, mükâfat. Bilmukabele, karşılık olarak.

KUMARHANECİ

Kumarhane işleten kimse.

TARHANA

İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.

TIMARHANELİK

Tımarhaneye kapatılmasını gerektirecek kadar akıl hastası olan.