Kelimeler arşivi içinde; başında "arha" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. arha ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu arha ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arha olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARHADAŞLOH, ARHALANMAK
ARHALAMAH, ARHALAMAK
ARHALANÇ
ARHALIH, ARHAYİN, ARHAYIN, ARHALUH, ARHALOH, ARHALIK, ARHADAŞ
ARHALİ, ARHALI, ARHAVİ, ARHABA
ARHAN, ARHAP, ARHAÇ
ARHA
ARHA
Arka. Koruyucu. Yük. Sırt; sırtta taşınabilecek şekilde hazırlanmış ot, odun yükü. Eski türkçe arka: arka, sırt; destek; kayırıcı. bk. ayrıca torpel. Arka, geri. Arka taraf, arka cihet. Peş, art sıra. Arka.arhun.
ARHALAMAH
Sahip çıkmak, yardım etmek, kayırmak.
ARHALOH
Sırta alınan ve yük taşımakta kullanılan eşya, alet.
ARHALİ
Arkası kuvvetli, nüfuzlu.
ARHAYIN
Güvenilir, güvenli: Parasını bankaya bırakan arhayın olur.
ARHADAŞLOH
Arkadaşlık.
ARHALAMAK
Sahip çıkmak, yardım etmek, kayırmak. Sırtlamak. Arkalamak, sırtlamak, omzuna almak.
ARHALIH
Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık. Dize kadar inen, kollu, önü ucuca bitişen dik ve kapalı yakalı hırka.
ARHADAŞ
Arkadaş. Arkadaş, karşılığı argadaş. Arkadaş, bk. ârhadaş. Arkadaş, ahbap.
ARHALI
Yardım edeni, güvenilir kimsesi olan. Yüklü.
ARHALUH
Çocuk elbisesi, önlüğü.
ARHAVİ
Artvin iline bağlı ilçelerden biri.
ARHAYİN
Arkasının: bu derenin arhayin arkasında.
ARHALANMAK
Güvenmek, güç almak.
ARHALANÇ
Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık.
ARHALIK
Hamal semeri, sırta yük alınacağı zaman konulan çul, çuval, keçe parçası, altlık. Dize kadar inen, kollu, önü ucuca bitişen dik ve kapalı yakalı hırka.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARHA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİTİRİMHANE
Kumarhane.
TIMARHANELİK
Tımarhaneye kapatılmasını gerektirecek kadar akıl hastası olan.
ARABE
Akraba - arabeyna: akraba ile, karşılığı ahraba, arhaba.
KUMARHANECİLİK
Kumarhanecinin yaptığı iş.
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılmış olan kırıntılarla pişirilmiş çorba. Taze tarhana.
KUMARHANECİ
Kumarhane işleten kimse.
HARHARYAS
Harharyasgillerden, boyu 2 metreyi bulan çok tehlikeli bir tür köpek balığı (Carcharhinus lamia).
AŞ
Yemek. Bulgur pilâvı. Pirinç pilâvı. Bulgurdan yapılan sulu pilâv. Çorba. Nişasta, şeker ve su ile yapılan bir çeşit tatlı. Tarhana. Buğday unundan yapılan erişte: Bugün bizde misafir vardı ona aş kestim. Fırınlanmış mısır kırıklarından yapılan bir çeşit yemek. Zeytin tanesinin mengenede sıkıldıktan sonra kalan posası. Aşı: Dün okullarda aş yapmışlar. Çift sürerken öküzlere sesleniş şekli. Aç: Garnın aş mı ôlum?. Aş, yemek. Eski türkçe aş: Yemek. "Tarhana aşi. Ağaç (bk. âç). Ağaç. Aşı. Aç, tok değil. Yemek, çorba, yiyecek şey.
TARHANALIK
Tarhana yapmaya ayrılmış.
AYGUT
Yemeklik, yemeğe konan çeşitli şeyler, yemek malzemesi. Tarhana yapmak için hazırlanmış baharlı yoğurt. Karşılık, mükâfat. Bilmukabele, karşılık olarak.
GÖCE
Tarhana, bulgur yapmak için kullanılan kabuğu soyulmuş ve kırılmış buğday. Yarılmış ve kırılmış bulgurdan yapılmış olan çorba.
AKADAŞ
Arkadaş, bk. âgıdeş, âkıdeş, arkıdeş, arhadaş.
KRUPİYE
Bir kumarhanede veya oyun oynanan bir yerde oyunu yöneten kimse.
TARHANA
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılmış olan çorba malzemesi. Tarhana çorbası.
AGIDAŞ
Arkadaş, bk. âkadaş, âkadeş, âkıdeş, arhadaş.
AHRABA
Akraba. Akraba, karşılığı arabe, arhaba.
ÇARHACIBAŞI
Çarhacıların komutanı.
ARGADAŞ
Arkadaş, karşılığı arhadaş.
ÇİYCİ
Üzerine tarhana serilen hasırları örüp satan adam.
ÜLSER
Yara. Sindirim organlarında ve özellikle mide ile onikiparmak bağırsağında görülen yara, karha.