Sonu ARAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "araz" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu araz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında araz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde araz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ARAZ

İlinek. Belirti.

TARAZ

İpek gibi düz ve parlak bir kumaşın üzerinde bulunan tel tel iplik.

GARAZ

Kin. Hedef, amaç, maksat.

KARAZ

Kin, öç. Garez.

MARAZ

Hastalık. Huysuzluğu ve titizliği ile can sıkan. Dayanılması güç durum.

SAKKARAZ

İnvertaz.

ÇAPARAZ

Hileli. Zarar verici adam.

SELLİMARAZ

Yatağını ıslatan çocuk.

  -   -   -  

Anlamında ARAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ARAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇÖL

Kumluk, susuz ve ıssız geniş arazi, sahra, badiye. Hiçbir şey yetişmeyen, olmayan yer.

ENFEKSİYON

Organizmada hastalığa yol açan mikrop, virüs, parazit vb. etkenlerin genel veya yerel gelişmesi, yayılması.

GRAFOMETRE

Planların yapımında, arazi üzerindeki açıları ölçmekte kullanılan araç.

GARAZLI

Kin güden, garazı olan, garazkâr.

ANLAŞMAZLIK

İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.

CİP

Her türlü arazide kullanılabilen motorlu taşıt.

DEZENFEKSİYON

Cansız yüzeylerdeki hastalık yapma özelliği olan bakteri, virüs, parazit gibi mikroorganizmaların kimyasal maddeler kullanılarak sayıca, türce azaltılması veya yok edilmesi işlemi.

ÇANAK

Toprak, metal vb. bir maddeden yapılmış yayvan, çukurca kap. Göstermelik, yalan yanlış, önceden belirlenmiş sonucu almaya yönelik. Göz çukuru. Çiçeğin en dışında bulunan yeşil yaprakların tümü. Çevresine göre alçakta bulunan, derinliği genişliğinden az olan arazi.

AĞRAZ

Garazlar.

ASALAK

Bir canlıda sürekli veya geçici yaşayarak ona zarar veren başka canlı, parazit. Başkalarının sırtından geçinen (kimse), abacı, ekti, otlakçı, parazit, tufeyli.

GARAZSIZLIK

Garazsız olma durumu.

APLİKASYON

Uygulama. Bir kumaş üzerine başka bir kumaş parçası veya bir dantel dikilerek yapılmış olan süs. Eldeki haritaya göre arazi üzerinde bir parseli kazıklarla belirtme.

HASTALIK

Organizmada birtakım değişikliklerin ortaya çıkmasıyla sağlığın bozulması durumu, rahatsızlık, çor, dert, sayrılık, illet, maraz, maraza, esenlik karşıtı. Aşırı düşkünlük, tutku. Ruh sağlığının bozulması durumu. Bitkilerin yapılarında görülen bozukluk.

GARAZSIZ

Kin beslemeyen, garazı olmayan.

ÇÖLLEŞMEK

Bir arazi, verimli toprağı akıp çöl durumuna gelmek.

GECEKONDU

İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.

ÇALILANDIRMAK

Çorak bir araziyi çalı ekimi yöntemi ile yeşertmek.

BELİRTİ

Bir olayın veya durumun anlaşılmasına yardım eden şey, alamet, nişan, nişane. Vücuttaki işlevsel bir bozukluğun veya hastalığın belirlenmesine yarayan işaret, araz, semptom.

ASALAKLIK

Asalak olma durumu, parazitlik.

AÇMA

Açmak işi. Bir tür susamsız, kalınca, yağlı çörek. Orman içinde ağaç kesme veya yakma yoluyla tarıma elverişli bir duruma getirilen arazi.