Kelimeler arşivi içinde; sonunda "arapça" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu arapça ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında arapça olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde arapça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ARAPÇA
ARAPÇA
Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARAPÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIDAN
Arapça kökenli âni: aniden; ani olarak.
ANSA
Arapça kökenli âişe: Ayşe. Ayşe. Halka, kangal, kıvrım.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
AKEF
Arapça kökenli âkif: Akif.
ARABICA
Arapça.
ARABİ
Arapça. Araplarla ilgili, Araplara özgü olan.
AMMI
Amca. Arapça kökenli amm: Amca, emmi.
ANŞE
Arapça kökenli aişe / âyişe: Kadın adı "Ayşe.
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.
ARAPÇALAŞTIRMAK
Arapçaya çevirmek. Arap dili özelliği kazandırmak.
ALAHELEM
Arapça kökenli Allâhü alem bi's-sevâb: allahualem.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
ARAFA
Arife. Arapça kökenli arefe: arife; dini bayramlardan önceki gün. Arapça kökenli arefe: Dini bayramlardan bir önceki gün.
BİNA
Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap.
ANTERE
Arapça kökenli anteri. Tek parçalı kadın giyeceği, entari. Bazı yörelerde erkeklerin de giydiği uzun düz üstlük.
TANIMLIK
Arapçada addan önce gelerek onun belirli olduğunu gösteren elif ve lam harfleri, harfitarif.
ALAFDAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.
ARAPÇALAŞTIRMA
Arapçalaştırmak işi, Arabizasyon.
AMMAN
Arapça kökenli amân: aman.