Kelimeler arşivi içinde; başında "arapça" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. arapça ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu arapça ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde arapça olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ARAPÇA
Sami dilleri ailesine giren ve Arap ülkelerinde kullanılan dil, Arabi. Bu dille yazılmış olan.
ARAPÇALAŞTIRMA
Arapçalaştırmak işi, Arabizasyon.
ARAPÇALAŞTIRMAK
Arapçaya çevirmek. Arap dili özelliği kazandırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARAPÇA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANIDAN
Arapça kökenli âni: aniden; ani olarak.
ANŞE
Arapça kökenli aişe / âyişe: Kadın adı "Ayşe.
ALAFDAR
Her çeşit hububat satıcısı, zahireci. Arapça kökenli + Far. alef-dâr: hayvan yemi taciri.
AFAĞAN
Yürek oynaması, çarpıntı, helecan, tasa, iç sıkıntısı, hafakan. Nefesi kesen sürekli öksürük. Arapça kökenli hafakan: hafakan. afağannar basmak: canı sıkılmak; yerinde duramamak.
ARAKI
İçki, rakı. Arapça kökenli arak / araki: Rakı, üzüm suyundan yapılan içki.
TANIMLIK
Arapçada addan önce gelerek onun belirli olduğunu gösteren elif ve lam harfleri, harfitarif.
ARIAT
Arapça kökenli âhiret: Öte dünya.
ANTERE
Arapça kökenli anteri. Tek parçalı kadın giyeceği, entari. Bazı yörelerde erkeklerin de giydiği uzun düz üstlük.
ARABICA
Arapça.
ALAF
Alev. Telâş, korku: Ahmet bize bir alaf salıverdi. Hayvanların kışlık yiyeceği, saman, ot, mısır sapı v.b.: Bu yıl alaf bol, sığırlar semiz olur. Suyu çekilmiş, yarı kurumuş buğday veya haşhaş. Hayvan yemi satıcısı. Hayvanlara yedirilen yeşil yaprak ve dallar: Sığırlara biraz alaf topla gel. Taş, kerpiç veya ağaçtan yapılmış hayvan yemliği: Koyunların alafında ot kalmamış. Hayvanların su içtikleri yer, yalak. Süprüntünün yüze gelen iri kısmı, çalı, çırpı: Bahçenin alafını ateşe verdim. Hayvanlara yedirmek için kurutulmuş ot, mısır sapı. Hayvanların yem yediği yer. Hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, yiyeceği (Erzincan Merkez). Arpa, hayvan yemi. Arapça kökenli alef: Hayvan yemi, hayvan gübresinin kurusu. Mısır sapı. Hayvan yiyeceği, yal.
ANSA
Arapça kökenli âişe: Ayşe. Ayşe. Halka, kangal, kıvrım.
AKEF
Arapça kökenli âkif: Akif.
AMMI
Amca. Arapça kökenli amm: Amca, emmi.
ALAHELEM
Arapça kökenli Allâhü alem bi's-sevâb: allahualem.
SAMİ
Hz. Nuh'un oğlu Sam'dan türediklerine inanılan beyaz ırkın, Arapça, Asurca, İbranice ve Habeşçe konuşan çeşitli kavimlerinin toplandığı kolu. Bu kola özgü olan.
ARAFA
Arife. Arapça kökenli arefe: arife; dini bayramlardan önceki gün. Arapça kökenli arefe: Dini bayramlardan bir önceki gün.
BİNA
Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap.
ARABİ
Arapça. Araplarla ilgili, Araplara özgü olan.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
AMMAN
Arapça kökenli amân: aman.