Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aralık" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aralık ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aralık olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aralık olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KULAMPARALIK
FARFARALIK, MASKARALIK, ZAMPARALIK, YAYGARALIK
FUKARALIK, IZGARALIK, SİGARALIK, KANARALIK, MASARALIK
AKARALIK, AVARALIK
KARALIK, GARALIK, PARALIK
ARALIK
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
FARFARALIK
Farfara olma durumu.
KULAMPARALIK
Oğlancılık.
KANARALIK
Dağların büyük taşlık, kayalık yerleri.
KARALIK
Kara olma durumu. Karaya çalan leke.
IZGARALIK
Izgara yapmaya elverişli (et).
ZAMPARALIK
Zampara olma durumu, zendostluk. Zamparaya yakışır davranış, zendostluk.
MASKARALIK
Soytarılık. Şerefsizce, haysiyetsizce davranış, rezalet.
PARALIK
Bahçıvancılıkta taneyle satılan sebze (patlıcan vb.).
AVARALIK
İşsizlik: Bu sene avaralıkla canımız çıktı. Yağmurlu, rüzgârlı gün: Bugün avaralık, çite (çifte) gidilmez.
FUKARALIK
Yoksulluk, fakirlik. Güçsüzlük.
YAYGARALIK
Övgü, methiye.
MASARALIK
Muhasaralık.
AKARALIK
Kalabalık, sürü.
SİGARALIK
Sigara konulan kap. Sigara ağızlığı.
GARALIK
Kara olma, karalık. Kara üzüm bağı.
Bu bölümde tanımı içerisinde ARALIK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ESPASLI
Espası olan. Aralıklı.
ARTIK
İçildikten, yenildikten veya kullanıldıktan sonra geriye kalan. Daha çok, daha fazla. (a'rtık) Bundan böyle, bundan sonra. Bir şeyin harcandıktan veya kullanıldıktan sonra artan bölümü. Büyük ve tam aralıkların yarım ses artmış hâli.
ARALAMAK
İki şey arasında açıklık oluşturmak, az açmak. Bitkilerin fazla dal ve çubuklarını kesmek, seyrekleştirmek. Aralıklı duruma getirmek, seyrekleştirmek.
BASAMAK
Bir yere çıkarken veya bir yerden inerken basılan ve art arda gelen, birbirine belirli aralıkları olan düz yüzeylerden her biri. Bir amaca ulaşmak için yararlanılan kişi, durum veya yer. Derece, aşama, kerte, evre. Ondalık sayı sisteminde bir sayının sağdan sola doğru rakamlarının derecelerine göre her birinin bulunduğu yer, hane. Bir tam denklemde bulunan bilinmeyenin en yüksek kuvveti.
ESPAS
Basımcılıkta bir kelimenin harflerini ayırmak için kullanılan harflerden daha kısa ve küçük metal çubuk. Aralık.
DİZEMLİ
Düzenli aralıklarla tekrarlanan, tartımlı, ritimli, ritmik.
ÇAKAR
Denizde, açığa veya kıyılara yerleştirilen, düzenli aralıklarla ve sürekli belirli aralıklarla yanıp sönen küçük fener, şimşekli fener. Genişliği on, uzunluğu yaklaşık iki yüz elli kulaç olan balık ağı.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
ARALANMAK
Biraz açılmak, aralık olmak. Araya zaman girmek. Gitmek, uzaklaşmak, yanından ayrılmak.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
ARALATMAK
Aralık duruma getirtmek, biraz açtırmak.
BEYAZ
Ak, kara, siyah karşıtı. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü. Bu renkte olan. Beyaz ırktan olan kişi. Beyaz zehir.
DERGİ
Siyaset, edebiyat, teknik, ekonomi vb. konuları inceleyen ve belirli aralıklarla çıkan süreli yayın, bülten, mecmua.
DÜRTÜŞTÜRMEK
Kısa aralıklarla sık sık dürtmek.
DEVİRLİ
Eşit zaman aralıkları ile ardışık olarak tekrarlanan (hareket), devrî.
DEĞMEK
Aralık kalmayıncaya kadar birbirine yaklaşmak, dokunmak, temas etmek. Zevk veren şeyler hoşa gitmek. Ulaşmak, erişmek. Değerinde olmak. Eş değerde olmak. İstenilen yere düşmek, rast gelmek, isabet etmek. Karşılık olmak. Herhangi bir nitelikte olmak.
BUMBAR
Büyükbaş ve küçükbaş hayvanların kalın bağırsağı. Bu bağırsağa ciğer, kıyma, pirinç veya bulgur doldurularak yapılmış olan yemek. Soğuğun girmesini önlemek için kapı ve pencere aralıklarına takılan, içi pamuk dolu, uzun bez kılıf.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ALMAŞIK
İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.
ERBAİN
Rumi takvimde 22 Aralık'tan 31 Ocak gününe kadar süren kırk günlük kış dönemi.