Kelimeler arşivi içinde; sonunda "anış" olan, toplam 182 adet kelime bulunmaktadır. Sonu anış ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında anış olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde anış olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SABIRSIZLANIŞ, KARŞIDAVRANIŞ, TEŞKİLATLANIŞ
HEYECANLANIŞ, KARINCALANIŞ, AÇIKDAVRANIŞ, ÇOCUKLUYANIŞ, SÜRMELİYANIŞ
BONCUKLANIŞ, HUYSUZLANIŞ, KUNDAKLANIŞ, NUMARALANIŞ, TARTAKLANIŞ, YALTAKLANIŞ, TEKRARLANIŞ
DALGALANIŞ, KUCAKLANIŞ, KURCALANIŞ, KURUMLANIŞ, MERAKLANIŞ, MIRILDANIŞ, NİŞANLANIŞ, PARÇALANIŞ, SABUNLANIŞ, SAKATLANIŞ, SEVDALANIŞ, SINIFLANIŞ, SINIRLANIŞ, SONUÇLANIŞ, SORGULANIŞ, TAMAMLANIŞ, TANITLANIŞ, TASARLANIŞ, TOPARLANIŞ, TUTUKLANIŞ, YARGILANIŞ, YASAKLANIŞ, YUVARLANIŞ, ALKIŞLANIŞ, AŞAĞILANIŞ, AYDINLANIŞ, BAĞIŞLANIŞ, BAĞITLANIŞ, BALTALANIŞ, BAŞAKLANIŞ, Devamını Oku »»
BUĞULANIŞ, ÇAPALANIŞ, HIRSLANIŞ, İMZALANIŞ, KOVALANIŞ, KURTLANIŞ, KURULANIŞ, KUTULANIŞ, ONAYLANIŞ, SIRALANIŞ, ŞARTLANIŞ, UĞURLANIŞ, UYGULANIŞ, YAKALANIŞ, YAMALANIŞ, YARALANIŞ, AÇIKLANIŞ, AÇIMLANIŞ, AĞIRLANIŞ, ALGILANIŞ, ANIMSANIŞ, AYARLANIŞ, DAYILANIŞ, DEPOLANIŞ, İLAÇLANIŞ, İNCEYANIŞ, PLANLANIŞ, ŞUURLANIŞ, UMUTLANIŞ
BAĞLANIŞ, BOYLANIŞ, ÇALKANIŞ, ÇULLANIŞ, DAĞLANIŞ, DALLANIŞ, DAVRANIŞ, HAŞLANIŞ, HIZLANIŞ, HORLANIŞ, HOŞLANIŞ, HUYLANIŞ, KAPLANIŞ, KATLANIŞ, KISKANIŞ, KIVRANIŞ, KULLANIŞ, KUTLANIŞ, NALLANIŞ, NAZLANIŞ, NURLANIŞ, PASLANIŞ, SAĞLANIŞ, SAKLANIŞ, SALLANIŞ, SAPLANIŞ, SAPTANIŞ, SIZLANIŞ, ŞAHLANIŞ, TIRMANIŞ, Devamını Oku »»
ALDANIŞ, BUDANIŞ, BULANIŞ, DAYANIŞ, DOLANIŞ, ISLANIŞ, KAPANIŞ, KAZANIŞ, KIVANIŞ, KUŞANIŞ, OYLANIŞ, OYNANIŞ, TARANIŞ, YALANIŞ, YARANIŞ, YIKANIŞ, AKYANIŞ, AVLANIŞ, BOŞANIŞ, BOYANIŞ, DADANIŞ, DALANIŞ
İNANIŞ, UTANIŞ, UYANIŞ, UZANIŞ, ABANIŞ, ATANIŞ
DANIŞ, KANIŞ, TANIŞ, YANIŞ, MANIŞ, NANIŞ, SANIŞ
ANIŞ
ANIŞ
Ölen annesinin adını taşıyan çocuğa hitap: Gel buraya anışım. Kovandan peteği kesip almağa mahsus bıçak. Hatırlanan şey.
SÜRMELİYANIŞ
Kumaş deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
TEŞKİLATLANIŞ
Örgütleniş.
HUYSUZLANIŞ
Huysuzlanma işi.
KARŞIDAVRANIŞ
Bir uyarana karşı verilen etkin yanıt ya da gösterilen tepki.
SABIRSIZLANIŞ
Sabırsızlanma işi.
TEKRARLANIŞ
Tekrarlanma işi, yineleniş.
HEYECANLANIŞ
Heyecanlanma işi.
KARINCALANIŞ
Karıncalanma işi.
TARTAKLANIŞ
Tartaklanma işi.
BONCUKLANIŞ
Boncuklanma işi.
KUNDAKLANIŞ
Kundaklanma işi.
AÇIKDAVRANIŞ
Bir gözlem durumunda gözlenen kişinin söz, yazı ya da eylemlerle açıkça göz önüne serdiği davranış.
ÇOCUKLUYANIŞ
Çocuğu stilize eden bir çul motifi. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
YALTAKLANIŞ
Yaltaklanma işi.
NUMARALANIŞ
Numaralanma işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ANIŞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLALIK
Abla olma durumu. Yakın ve koruyucu davranışta bulunma.
AHVAL
Durumlar, hâller, vaziyetler. Olaylar. Davranışlar.
AĞIRBAŞLI
Davranışları ölçülü, olgun (kimse), vakur, ciddi, hoppa karşıtı. Gösterişli. Değeri çok olan, ağır.
AÇIKGÖZLÜLÜK
Açıkgöz olanın durumu. Açıkgöze yakışacak davranış.
ACEMİLİK
Acemi olma durumu, toyluk. Acemice davranış, toyluk.
AĞIR
Tartıda çok çeken, hafif karşıtı. Değeri çok olan, gösterişli. Dokunaklı, insanın gücüne giden, kırıcı. Yoğun. Sindirimi güç (yiyecek). Çetin, güç. Çapı, boyutu büyük. Yavaş. Ağır sıklet. Keskin, boğucu (koku). Fiziksel sebeplerden dolayı güç işiten (kulak). Kısık, alçak. Yavaş bir biçimde. Ciddi. Ağırbaşlı, ciddi. Sıkıntı veren, bunaltan. Davranışları yavaş olan.
ALDATMACA
Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AKILSIZLIK
Akılsız olma durumu. Akılsızca yapılmış olan iş veya davranış, budalalık.
AHLAK
Bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları, aktöre, sağtöre. Huylar.
AKILCILIK
Akla dayanan, doğruluğun ölçütünü duyularda değil, düşünmede ve tümdengelimli çıkarmalarda bulan öğretilerin genel adı, usçuluk, akliye, rasyonalizm, deneycilik karşıtı. Akla ve akıl yolu ile varılan yargıya inanma, akla aykırı veya akıl dışı hiçbir şeyi tanımama davranışı ve tutumu, akliye, rasyonalizm. Bilginin evrensellik ve zorunluluğunun deneyden ve deneye dayanan genellemeden değil, yalnızca akıldan çıkartılabileceğini savunan öğreti, rasyonalizm.
AHİRET
Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.
AĞIRCANLILIK
Hareketlerin yavaş olması, tembelce davranış biçimi.
ALÇAK
Yerden uzaklığı az olan, yüksek karşıtı. Kısa (boy). Bile bile en kötü, en ahlaksızca davranışlarda bulunan, aşağılık, soysuz, namert, rezil, hain. Aşağıda olan, yüksek olmayan (yer).
AHLAKLILIK
Bir insanın veya bir insan grubunun iyi ve kötü açısından davranış biçimi ve ahlaki düşünüşü. Ahlak kuralları ile uyum içinde olma.
AHLAKSIZLIK
Ahlaksız olma durumu. Ahlak kurallarına uymama, ahlaksızca davranış.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ALEGORİ
Bir görüntü, bir yaşantı veya bir davranışın daha iyi kavranmasını sağlamak için göz önünde canlandırıp dile getirme, yerine koyma. Bir sanat eserindeki ögelerin gerçek hayattan bir şeyleri temsil etmesi durumu.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.