Sonu ALMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "almak" olan, toplam 169 adet kelime bulunmaktadır. Sonu almak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında almak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde almak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

AŞIRTDAĞALMAK

12 harfli kelimeler

KURUYAKALMAK

11 harfli kelimeler

ÇALIKÇALMAK, OTURAKALMAK, UYUYAKALMAK

10 harfli kelimeler

ARTAKALMAK, BAKAKALMAK, DONAKALMAK, AYDANALMAK, DOLAĞALMAK, DOLAKALMAK, DURAKALMAK, EVLEKALMAK, GALAGALMAK, KALAKALMAK, KARAÇALMAK, SÜPÜRALMAK, ŞAŞAKALMAK

9 harfli kelimeler

DEVRALMAK, FEYZALMAK, KARTALMAK, ALAFALMAK, ALAVALMAK, ALIKALMAK, BAĞLALMAK, BAŞNALMAK, BONGALMAK, BONĞALMAK, BUNGALMAK, CILĞALMAK, DAYFALMAK, DİNCALMAK, DOMBALMAK, FISDALMAK, GAYDALMAK, GAYKALMAK, HINDALMAK, HÜMSALMAK, KARÇALMAK, KARĞALMAK, KINCALMAK, KIYNALMAK, KOYGALMAK, KURTALMAK, SANÇALMAK, SIRÇALMAK, SUSKALMAK, SÜRÇALMAK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ALÇALMAK, BOLALMAK, BOŞALMAK, BUNALMAK, ÇOĞALMAK, DARALMAK, DOMALMAK, KISALMAK, KOCALMAK, SAĞALMAK, YAMALMAK, YOĞALMAK, ANDALMAK, ARDALMAK, BAYALMAK, BONALMAK, BUĞALMAK, CIĞALMAK, ÇOHALMAK, ÇUVALMAK, DIKALMAK, DOBALMAK, DURALMAK, FISALMAK, FOSALMAK, GALALMAK, GARALMAK, GASALMAK, GIDALMAK, GIRALMAK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

AZALMAK, UFALMAK, ACALMAK, ALALMAK, ANALMAK, DAALMAK, IRALMAK, ONALMAK, OYALMAK, ÖNALMAK, UCALMAK, UĞALMAK, ULALMAK, UNALMAK, UTALMAK, UVALMAK, UYALMAK, ÜFALMAK

6 harfli kelimeler

ÇALMAK, DALMAK, KALMAK, SALMAK, GALMAK, YALMAK

5 harfli kelimeler

ALMAK

Bazı kelimelerin anlamları

ALMAK

Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.

AŞIRTDAĞALMAK

Önüne bir engel gelerek arkada kaldığından görünmez olmak.

KURUYAKALMAK

Donakalmak, şaşmak.

EVLEKALMAK

Tarla içindeki suları dışarı aktarmak için sabanla arık açmak. (Merzifon Amasya).

BAKAKALMAK

Şaşkınlığa uğrayıp ne yapacağını bilmez durumda kalmak.

ARTAKALMAK

Artmak, geriye kalmak, fazla bulunmak.

ÇALIKÇALMAK

Aşermek.

DOLAĞALMAK

Bollaşmak, yığılmak, yığılıp durmak.

OTURAKALMAK

Oturup kalmak. Yerleşmek.

GALAGALMAK

Duruvermek.

DURAKALMAK

Ne yapacağını bilemez bir biçimde durup kalmak.

UYUYAKALMAK

Ansızın uyumak.

DOLAKALMAK

Bollaşmak, yığılmak, yığılıp durmak. Birdenbire dolmak, doluvermek.

KALAKALMAK

Bir şey veya durum karşısında şaşırmak. Güç durumda kalmak. Bir şeyin üzerine aşırı düşmek, üstünde durmak.

DONAKALMAK

Şaşırıp bir süre ne yapacağını, ne diyeceğini bilememek.

AYDANALMAK

Çocuk pamukçuk hastalığına yakalanmak.

  -   -   -  

Anlamında ALMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ALTINLAŞMAK

Altın durumu veya görünümü almak.

ALMA

Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.

ALINTILAMAK

Bir yazıya başka bir yazarın yazısından cümle veya cümleler almak, alıntı yapmak, aktarmak, iktibas etmek.

AMİR

Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.

ALICI

Satın almak isteyen kimse, müşteri. Almaç. Azrail. Kendisine bir şey gönderilen kimse. Kamera.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AHZETMEK

Almak, kabul etmek.

AKSAMAK

Hafifçe topallamak. Bir iş gereği gibi yürümemek, geri kalmak.

AĞDALAŞMAK

Ağda durumuna gelmek, ağdalanmak. Sohbet tam tadına varılır durum almak, koyulaşmak.

ANLAŞMAK

Düşünce, duygu, amaç bakımından birleşmek, antant kalmak. Sözleşmek, sözleşme imzalamak.

AFALLAŞMAK

Şaşkınlık içinde kalmak, şaşırıp bir şey yapamaz olmak.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

ACEMLEŞMEK

Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.

ALAKALANMAK

İlgilenmek. Bir şeyden zevk almak. Bir şey çekici gelmek. Gönül bağlamak, yakınlık duymak.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ALÇALMA

Alçalmak işi, inme. Gelgitte denizin alçalması, cezir. Düşkünlük, zül, mezellet. Toprağın çöküp oturması.

ALÇALMAK

Alçak duruma gelmek, yüksekten aşağı doğru inmek. İnsanın değeri azalmak.