ALİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "alim" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. alim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu alim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde alim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ALİMENTARYUS, ALİMENTASYON

9 harfli kelimeler

ALİMALLAH, ALİMENTER, ALİMPINAR

7 harfli kelimeler

ALİMANA, ALİMANE, ALİMBAŞ, ALİMENT, ALİMLİK

6 harfli kelimeler

ALİMAN, ALİMİZ

5 harfli kelimeler

ALİME

4 harfli kelimeler

ALİM

Bazı kelimelerin anlamları

ALİM

Bilen. Bilgin.

ALİMİZ

Halimiz.

ALİMANA

Yeşil renkli, iri kertenkele.

ALİMLİK

Bilginlik.

ALİMENTER

Gıdayla ilgili olan, alimentaryus.

ALİMENT

Yemek, gıda.

ALİMANE

Âlime yakışan. Âlimin yaptığı biçimde.

ALİMPINAR

Kahramanmaraş kenti, Afşin ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kırşehir ilinde, Çiçekdağı belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ALİMAN

Kulübe.

ALİMBAŞ

Bir çeşit ördek.

ALİMENTARYUS

Alimenter.

ALİME

Bilgin kadın.

ALİMENTASYON

Beslenme. Besleme, beslenme.

ALİMALLAH

Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.

  -   -   -  

Anlamında ALİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KEMANE

Keman ve kemençe yayı. Bir tür halk çalgısı. Ağaç gemilerde talimarın üst ucundaki kıvrım. Delgi veya küçük torna çevirmek için kullanılan ok yayı biçimindeki araç.

KİTAPSIZ

Kitabı olmayan. Zalim, insafsız. Dört kutsal kitaptan (Kur'an, İncil, Zebur, Tevrat) hiçbirine inanmayan, dinsiz.

AMANSIZ

Aman vermez, acımasız, cana kıyıcı, hoşgörüsüz, gaddar, zalim, biaman.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

KARAVANA

Genellikle orduda yemek dağıtımında kullanılan büyük metal kap. Bu kaptan dağıtılan yemek. Atış taliminde hedef tahtasını bile vuramama. İnce, yassı elmas.

TAKSİR

Kısaltma, kısma. Dikkatsizlik, tedbirsizlik, meslekte acemilik veya düzene, buyruklara ve talimata uymazlıktan doğan kusurlu olma durumu. Kusurda bulunma.

ÖĞRETİM

Belli bir amaca göre gereken bilgileri verme işi, tedris, tedrisat, talim. Öğrenmeyi kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleme, gereçleri sağlama ve kılavuzluk etme işi.

KIYAK

Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel. Kıyıcı, zalim, gaddar. Hoşgörü, ayrıcalık tanıma. Güzel, biçimli, yakışıklı, düzgün giyimli.

ESEN

Ruhsal ve bedensel olarak sağlıklı, sıhhatli, salim.

ALIŞTIRMA

Alıştırmak işi. Vücudun gücünü ve dayanıklılığını artırmak için yapılmış olan uygulama, hazırlık çalışması, idman, egzersiz, antrenman. Bir beceriyi, bilgiyi kazanmak için yapılmış olan tekrar, temrin, talim, egzersiz. Bir araç motorundan tam verim elde edilebilmesi için ilk dönemlerinde yüksek devirde düşük hızda çalıştırılması, rodaj.

EMİR

Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.

CELLATLIK

Cellat olma durumu. Katı yüreklilik, zalimlik. Celladın görevi.

HUNHARLIK

Kan dökücülük, zalimlik.

CANAVAR

Masallarda sözü geçen yabani, yırtıcı hayvan. Herhangi bir şeye çok düşkün olan. Kurt, domuz vb. cana kıyan yaban hayvanı. Köpek balığı. Acımasız, kötü ruhlu, zalim (kimse). Haşarı, yaramaz çocuk.

CELLAT

Ölüm cezasına çarptırılanları öldürmekle görevli olan kimse. Acımasız, katı yürekli, kolaylıkla suç işleyen, zalim.

MOSKOF

Rus. Acımasız, zalim.

KEPAZE

Niteliksiz, değersiz. Talim yaparken kullanılan gevşek ok yayı. Utanmaz, rezil. Gülünç.

ÇABUCAK

Vakit geçirmeden, kısa sürede, aceleten, acilen, alelacele, anında, bir anda, bir çırpıda, birden, bir hamlede, bir koşu, bir lahzada, bir solukta, çabucacık, çabuk, çabukça, çarçabuk, dakikasında, derakap, derhâl, hemen, hemencecik, hemencek, hızla, hızlı, hızlı hızlı, ivedilikle, lahzada, müstacelen, palas pandıras, serian, süratle, şipşak, takkadak, tez beri, tezce, tezelden, yellim yelalim. Kolaylıkla.

KATI

Sert, yumuşak karşıtı. Taşlık. Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Çok, aşırı derecede.

RAMBURSMAN

Geri ödeme. Ödeme emrini vermesi gereken bankanın talimatına göre akreditif bedelini ödeyen aracı banka.