Sonu ALAFAT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "alafat" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu alafat ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında alafat olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde alafat olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

7 harfli kelimeler

KALAFAT, GALAFAT, MALAFAT

6 harfli kelimeler

ALAFAT

Bazı kelimelerin anlamları

ALAFAT

Çok büyük: Dün alafat bir yılan gördüm. Çok iri ve korkunç: Alafat bi ilan gördüm.

GALAFAT

Heybet, görünüş. Güç, kuvvet. Ağırlığı az, hacmi büyük olan yük (için): Yükler çok galafat.

MALAFAT

Erkek hayvanın cinsiyet organı. Erkeklik organı.

KALAFAT

Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi. Aşağısı dar, yukarısı geniş bir tür yeniçeri başlığı. Onarma, tamir etme. Osmanlı Devleti'nde vezir veya yüksek mevkide devlet adamlarının giydikleri bir başlık.

  -   -   -  

Anlamında ALAFAT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ALAFAT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

İSTİPİ

Gemi kalafatında kullanılan didilmiş kendir, üstüpü.

ÜSTÜPÜ

Gemi kalafatında, işliklerde, buharlı makinelerde, temizlik işlerinde, otomobilcilikte kullanılan didilmiş kendir.

KALAFATLAMA

Kalafatlamak işi.

KALAFATLAMAK

Geminin kaplamasını kalafatla onarmak. Onarmak, çekidüzen vermek.

KALAFATLI

Kalafatı olan. İri yarı, gösterişli (insan için). İriyarı, gösterişli. Zonguldak kenti, Çaycuma ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KALAFATSIZ

Kalafatı olmayan. Çok şişman, biçimsiz kimse.

BİLAR

Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.

PALYA

Kalafatçılıkta, üstüpüleri tahtaya parmak yardımıyla yerleştiren çatal biçiminde demir araç.

KALAFATÇILIK

Kalafatçının yaptığı iş.

KALAFATLANMAK

Kalafatlama işi yapılmak. Onarılmak, çekidüzen verilmek.

KALAFATLANMA

Kalafatlanmak işi.

KALAFATÇI

Gemi ve kayıklarda kalafatlama işini yapan kimse. Kalafat yapan ya da satan kimse.