Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ahen" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ahen ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ahen olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ahen olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AHEN
Demir.
ŞİFAHEN
Ağızdan, sözle söyleyerek.
TEMAHEN
Arapça kökenli tam'an: açgözlülük ederek.
VİCAHEN
Yüz yüze.
Bu bölümde tanımı içerisinde AHEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TINLAMALI
"Tın" sesi çıkaran. Ahenkli, ritmik.
AHENKLİLİK
Ahenkli olma durumu, uyumluluk.
UYUMSUZ
Uyumu olmayan, ahenksiz, imtizaçsız. Eş zamanlı olmayan, başlama ve bitme anları başka olan (olaylar), asenkron.
FESAHAT
Kurallı, etkileyici, heyecan verici, inandırıcı, sanatlı söz söyleme. Söz diziminin kelimeleriyle birlikte ahenkli, kolay anlaşılır ve dil kurallarına uygun olması hâli.
EHENK
Seyir, eğlence. Uyumluluk, ahenk. Saban demirinin takıldığı eğri ağaç.
DOKURCUM
Ahenk, gidiş: Evimizin dokurcumu bozuldu. Dokuztaş oyunu. Çeşitli sayılardaki ekin demetlerinden yapılmış yığın.
NEVA
Ses, ahenk, nağme. Klasik Türk müziğinde bir makam adı ve yegâhtan bir oktav tiz olan "re" perdesi.
UYUMLU
Uyumu olan, ahenkli, mevzun, imtizaçlı.
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye.
ZILGIT
Korkutma, çıkışma, gözdağı, azarlama. Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin bazı yerlerinde genellikle düğünlerde eğlenmek amacıyla dili ağız içinde değişik bir biçimde oynatarak ahenkli bir ses çıkarma.
DAMBIRTI
Ahenksiz ses topluluğu.
HARMONİ
Uyum, düzen, ahenk. Armoni.
UYUM
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk. Bir cismin görüntüsünü tam ağ tabaka üzerine düşürebilmek için göz merceğinin dışbükeylik derecesini çoğaltıp azaltması olayı, mutabakat. Toplumsal çevreye veya bir duruma uyma, uyum sağlama, intibak, entegrasyon. Ortak özellikleri açısından sesler arasındaki uygunluk, harmoni.
AHENKLEŞTİRME
Ahenkleştirmek işi.
DEMON
Düzen, ahenk: Evin demonu bozuldu.
AHENKTAR
Ahenkli.
UYUMSUZLUK
Uyumsuz olma durumu, ahenksizlik, imtizaçsızlık.
DÜZENLEŞTİRME
(karşılık: ko-ordinasyon),Ahenkli bir sonuç elde etmek için uygun bir işbirliği halinde çalışma; kas hareketlerindeki düzenleştirme gibi.
AHENKLEŞTİRMEK
Ahenk sağlamak.
GEYDE
Müzik ahenk: Gençler bu ahşam güzel bir geyde. dutturmuşlardı.