Kelimeler arşivi içinde; başında "abıla" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. abıla ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu abıla ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abıla olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ABILABIT, ABILABOT, ABILABUT, ABILAPIT
ABILALI
ABILAN
ABILA
ABILA
Abla, büyük kız kardeş. Yenge. Hanım, hanımefendi. Karı, zevce. Görümce. Üvey kız kardeş. Koyunların sağım zamanlarında, süt sağan kadınlara çobanların hitabı. Umacı. Altmışaltı oyununda onlu.
ABILABUT
Çirkin, gösterişsiz. İri, Şişman, hantal. Ahmak, budala, sersem, aptal.
ABILALI
Ablası olan kimse: Hüseyin abılalı.
ABILAPIT
Ahmak, budala, sersem, aptal.
ABILABOT
İri, Şişman, hantal.
ABILAN
Ahlat büyüklüğünde, dalları dikenli bir çeşit ağaç ve meyvası.
ABILABIT
Obur, çok yiyen.
Bu bölümde tanımı içerisinde ABILA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BAŞMAKÇI
Ayakkabıcı. Afyonkarahisar iline bağlı ilçelerden biri. Camilerde, giriş bölümünde, çıkarılan ayakkabılara bekçilik eden kimse.
KAYKAÇ
Özel olarak yapılmış ayakkabıların altına yerleştirilmiş krampona benzeyen bir dizi tekerlekle kayılarak yapılmış olan bir spor dalı.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ÇİVİKIRCAK
Yeni yapılan ayakkabılarda, ayakkabıların içinde uçları çıkmış olan ağaç çivileri törpülemekte kullanılan demir araç. (Senirkent Isparta).
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
SAYACI
Ayakkabıların sayalarını hazırlayan kimse.
İSTİKA
Ayakkabıların altını parlatmak için kunduracıların kullandığı kemik, isteka.
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.
NALÇA
Ayakkabıların altına çakılan demir. Nal.
ÇAMURLUK
Çamuru çok olan yer. Paçaları çamurdan korumak için giyilen tozluk. Taşıtlarda tekerleklerin üst bölümünü örten parça. Ayakkabıların çamurunu kazımak için yapılarda giriş kapısının önünde, yere çimento veya betonla tutturulan, demirden yapılmış, türlü biçimlerdeki ayakkabı sileceği.
ESKİCİ
Her türlü eski eşya alım satımıyla uğraşan kimse. Eskimiş ayakkabıları onaran kimse.
KABARA
Dayanıklılık sağlamak amacıyla, ayakkabıların altına çakılan, yassı ve iri başlı demir çivi. Kumaş kaplı mobilyanın kenarındaki şeridin üzerine çakılan süslü çivi. Süs olarak odaların ahşap bölümlerine, türlü biçimler yapmak için çakılan iri başlı, sarı çivi.
ALTÇARKI
Ayakkabıların alt kısımlarına süs yapmakta kullanılan, ucunda dönen bir dişli bulunan aygıt. (Bursa).
BALIKGÖZÜ
Ayakkabıların bağ geçirilen deliklerine ve kemer deliklerine takılan maden, kemik vb.nden yapılmış halka.
BURUNDEMİRİ
Ayakkabıların uç kısmına çakılan demir. (Aksaray Niğde). Sabanın ökçe demiri. (Senirköy Sincanlı Afyonkarahisar).
DİŞDİŞ
Ayakkabıların kenarlarına diş yapmak için kullanılan bir ayakkabıcı aygıtı. Asalak, bir yere çağrılmadan giden yüzsüz adam. Dişleri iri, seyrek ve öne doğru çıkık olan kimse.
BUYNUZ
Boynuz. Keçiboynuzu. Boynuza benzeyen kilim, halı motifi. Güzel çiçekli ağaç. Eski türkçe bünüz: boynuz. Ayakkabıların kenarlarını düzeltmek için kullanılan tahta araç. (Gölbaşı Çankaya Ankara).
PASPAS
Ayakkabıların altını temizlemek için kapı önlerine konulan kıl, plastik vb.nden yapılmış yüzü tırtıklı silecek. Yer silmekte kullanılan, özel olarak yapılmış bir sopa ve onun ucuna geçirilmiş bezden oluşan temizlik aracı.
PABUÇÇU
Ayakkabıcı. Camilerde ayakkabıları bekleyen kimse.
DİKİCİ
Tarımla uğraşan kimse, çiftçi. Dikişçi. Sökük ayakkabıları onaran kimse. Yeni yapılmış olan ayakkabıların dikiş işini yapan kimse.