ABO ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "abo" olan, toplam 30 adet kelime bulunmaktadır. abo ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu abo ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde abo olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

ABOMAZOPEKSİ

10 harfli kelimeler

ABOMAZİTİS

9 harfli kelimeler

ABORSİYON, ABOHLAMAK

8 harfli kelimeler

ABOŞUMAZ, ABOHLAMA, ABOMAZUM, ABONELİK

7 harfli kelimeler

ABORTUS, ABORTİF, ABORJİN, ABONMAN

6 harfli kelimeler

ABORAL, ABOVVA, ABORDA, ABOHON, ABOHAN, ABODDE

5 harfli kelimeler

ABONE, ABORE, ABORT, ABOSA, ABOVE

4 harfli kelimeler

ABOH, ABOĞ, ABOS, ABOF, ABOU, ABOV

Bazı kelimelerin anlamları

ABO

Şaşma ve korku ünlemi. Sıkıntı, usanç, bıkkınlık ünlemi. Abla, büyük kız kardeş. Anne. Yenge. Amca. Korku, kuşku, coşku bildiren ünlem.

ABOMAZUM

Şirden.

ABORJİN

Avustralya yerlisi.

ABONELİK

Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.

ABOMAZOPEKSİ

Şirdenin sağa veya sola yer değiştirmelerinde, şirdenin normal konumuna getirildikten sonra karın duvarının tabanına tespit edilmesi.

ABOVVA

Kınama ünlemi: Abovva, koskoca adam küçük bir işi yapamadı.

ABORTUS

Yavru atma.

ABORSİYON

Bitkilerde ve hayvanlarda gelişmenin durması. Çocuk düşürme. Yavru atma.

ABORAL

Ağızdan uzakta, ağzın karşı tarafında. Ağızdan uzakta, ağzın karşı tarafında olan. Ağızdan uzak. Ağızdan uzakta; ağızın karşıt bölgesinde.

ABORDA

Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.

ABOMAZİTİS

Şirden yangısı.

ABOŞUMAZ

Bellendikten sonra bir kez yağmur yağmış tarla.

ABOHLAMAK

Aldatmak.

ABORTİF

Yavru atmayı etkileyen, yavru atmayı uyaran bir ilaç. Tam olarak gelişmemiş. Bir hastalığın seyrinin erkenden sonlanması.

ABOHLAMA

İnek için yapılan sulu, sıcak yal.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

  -   -   -  

Anlamında ABO bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ABO geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYRIKLIK

Ayrıklı olma durumu, ayrı tutma, ayrı tutulma. Kaplamları birbirinden ayrı olmakla birlikte aynı yakın cinsin kaplamına giren kavramlar arasındaki bağlantı. Elips, daire, parabol, hiperbol vb. bir konik üzerinde hareket eden cismi, odağa veya merkeze birleştiren doğrunun büyük eksen ile yaptığı açı. Önermelerin birbirine bağlanması işleminde ya . ya . ve ya da ile gösterilen ilişki. Kural dışılık. Genel kuraldan ayrılma, derogasyon.

FIŞKIRDAK

Sıvıları fışkırtmaya yarayan araç. Ağzındaki iki cam borudan biri üflendiğinde ötekinden su fışkıran, laboratuvarlarda yıkama işlerinde kullanılan bir deney aracı.

KARNİ

Laboratuvarda damıtma işlerinde kullanılan, geniş karınlı, dar ve eğri boyunlu cam kap.

KARABORSACILIK

Karaborsacı olma durumu.

ARABOZANLIK

Arabozanın işi, ara bozuculuk, ordubozanlık, fesatlık, fesatçılık, fitçilik, nifakçılık, münafıklık, müzevirlik, müfsitlik.

BALTALAMAK

Balta ile kesmek. Bir işi veya durumu bilinçli ve kasıtlı olarak bozup zarara yol açan davranışta bulunmak, sabote etmek.

KARABORSACI

Karaborsacılık yapan kimse.

FİTÇİLİK

Arabozanlık.

DADANMAK

Tadını aldığı, hoşlandığı bir şeyi sık sık istemek. Yarar, çıkar amacıyla veya alışkanlıkla bir yere sık uğramak, abone olmak.

FİTÇİ

Arabozan.

FESATÇILIK

Arabozanlık.

FESATÇI

Arabozan.

KAPSÜL

Ateşli silahlarda horozun veya iğnenin çarpmasıyla ateş alan, bir tür özel barutla dolu, küçük, yuvarlak metal parça. Oyuncak tabancalarda kullanılan, şerit biçiminde iki kâğıt tabaka arasına konmuş patlayıcı madde. Bir organı veya yapıyı çevreleyen kese biçiminde zar. Bazı bitkilerde tohumları içinde taşıyan kuru kabuk. Şişe kapağı. Laboratuvarlarda kullanılan yarım küre biçimindeki kap. Raflı mobilyalarda rafları taşımak için yan tablalara açılan deliklere çakılan ortası delik ve silindir biçimli metal veya plastik araç. Oturma mobilyalarının, masa, sehpa vb. eşyaların ayaklarının altına çakılan, genellikle üç tırnaklı veya ortadan çivili, tepesi bombeli, kalın sacdan pres yapılarak elde edilen araç. Bazı ilaçların, kolay yutulmak üzere içine konulduğu, ilacın yapısını etkilemeyen jelatinden kap.

BALTALAMA

Baltalamak işi. Bilinçli ve kasıtlı olarak bir işi veya bir durumu bozarak zarara yol açan harekette bulunma, sabotaj, sabote.

KAFEİN

Kahve ve çayda bulunan, hekimlikte kullanılan, kasları, sinirleri uyarıcı, mide salgısını ve metabolik hızı artırıcı etki yapan bir madde.

DENET

Denetleme işi, teftiş. Laboratuvar işlemi tamamlanmış bir filmin herhangi bir eksiği olup olmadığını anlamak için dağıtımcıya verilmeden önce incelenmesi.

CAĞ

Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.

BALTALAYICI

Baltalama işini yapan (kimse), sabotajcı.

GABONLU

Gabon halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

FESATLIK

Arabozanlık.