Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çıplak" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çıplak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çıplak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çıplak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BALDIRIÇIPLAK
ÇIRILÇIPLAK
ÇIRÇIPLAK, CISÇIPLAK
ÇIPLAK
ÇIPLAK
Üstünde bulunması gereken giysi, örtü vb. bulunmayan, üryan, nü, cıbıl, cıbıldak. İçinde gerekli eşya bulunmayan. Saçsız (baş). Yoksul (kimse). Yalın, süssüz. Üzerinde yaprak olmayan. Soyunmuş durumda olan vücudun resmi, nü.
ÇIRILÇIPLAK
Tamamen çıplak, çırçıplak, anadan doğma, anadan üryan. Çok açık bir biçimde. Bitki örtüsü bulunmayan.
BALDIRIÇIPLAK
Açık saçık, çıplak, çırılçıplak. Pırasa. Yoksul, hali vakti iyi olmayan.
ÇIRÇIPLAK
Çırılçıplak.
CISÇIPLAK
Çırılçıplak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇIPLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CIBILDAK
Çıplak.
CIBIL
Çıplak. Yoksul, parasız, geçim darlığı çeken.
ÇAMGİLLER
Kozalaklılardan, iğne gibi ince ve uzun yapraklarını yaz kış dökmeyen, tohumları çıplak olarak kozalak pulları üzerinde bulunan, çam, köknar, ladin vb. bitki türlerini içine alan reçineli ağaçlar familyası.
BÜYÜTME
Büyütmek işi. Birisi tarafından yetiştirilmiş kimse. Uzakta duran cisimlere dürbün vb. bir araçla bakıldığında cismi gören açının çıplak gözle bakıldığı zamanki açıya oranı.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
CAVLAMAK
Kavlamak, tüyünü dökmek, çıplak kalmak. Ölmek.
ÇIPLAKLIK
Çıplak olma durumu.
DAYLAK
Dişi deve. Çıplak.
ÇAL
Taşlık yer, çıplak tepe. Denizli iline bağlı ilçelerden biri.
CAVLAKLIK
Cavlak olma durumu, çıplaklık.
AKADEMİ
Yüksekokul. Çıplak modelden yapılmış insan resmi. Bilginler, yazarlar, sanatçılar kurulu.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ÇIRILÇIPLAKLIK
Çırılçıplak olma durumu.
ÇIPLAKLAŞMAK
Çıplak duruma gelmek.
CAVLAK
Çıplak, tüysüz.
ÇIPLAKLAŞTIRMAK
Çıplak duruma getirmek.
DAL
Ağacın gövdesinden ayrılan kollardan her biri. Canlıların bölümlenmesinde, sınıfların bir araya gelmesiyle oluşan birlik, şube. Çıplak, yalın. Arka, sırt. Bir bilim alanının içinde yer alan ana bilim dalında alt alanı. Branş. Boyun, ense. Kol. Omuz.
ÇIPLAKLAŞMA
Çıplaklaşmak işi.
ÇIRÇIPLAKLIK
Çırçıplak olma durumu.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.