ÇERÇEVE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "çerçeve" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. çerçeve ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu çerçeve ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde çerçeve olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

ÇERÇEVELETEBİLMEK, ÇERÇEVELEYEBİLMEK

16 harfli kelimeler

ÇERÇEVELETEBİLME, ÇERÇEVELETTİRMEK, ÇERÇEVELEYEBİLME

15 harfli kelimeler

ÇERÇEVELETİLMEK, ÇERÇEVELETTİRME

14 harfli kelimeler

ÇERÇEVELETİLME

13 harfli kelimeler

ÇERÇEVELENMEK, ÇERÇEVELETMEK, ÇERÇEVELEYİCİ

12 harfli kelimeler

ÇERÇEVECİLİK, ÇERÇEVELEMEK, ÇERÇEVELENME, ÇERÇEVELETME

11 harfli kelimeler

ÇERÇEVELEME

10 harfli kelimeler

ÇERÇEVESİZ

9 harfli kelimeler

ÇERÇEVECİ, ÇERÇEVELİ

7 harfli kelimeler

ÇERÇEVE

Bazı kelimelerin anlamları

ÇERÇEVE

Resim, yazı, ayna vb.ni süslemek veya bir yere asılabilecek duruma getirmek için bunlara geçirilen kenarlık. Beden eğitiminde asılma ve tırmanmalar için kullanılan araç. Bir konunun, bir düşünce alanının sınırları veya bu sınırlar içindeki alan. Kapı, pencere ile bunların cam veya tablalarının yerleştirilmiş olduğu kenarlık.

ÇERÇEVELETİLMEK

Çerçevelenmesi sağlanmak.

ÇERÇEVELEYEBİLME

Çerçeveleyebilmek işi.

ÇERÇEVELENME

Çerçevelenmek işi.

ÇERÇEVELETİLME

Çerçeveletilmek işi.

ÇERÇEVECİLİK

Çerçevecinin yaptığı iş.

ÇERÇEVELEMEK

Bir şeyi çerçeve içine almak. Bir şeye çerçeve geçirmek.

ÇERÇEVELETEBİLME

Çerçeveletebilmek işi.

ÇERÇEVELETTİRMEK

Çerçeveleme işini yaptırmak.

ÇERÇEVELETMEK

Çerçeve geçirtmek.

ÇERÇEVELENMEK

Çerçeve içine alınmak.

ÇERÇEVELEYİCİ

Çeşitli sinema aygıtlarında, kayan resmi çerçeve çizgisi görünmeyecek biçimde düzelten bölüm.

ÇERÇEVELETEBİLMEK

Çerçeveletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇERÇEVELEYEBİLMEK

Çerçeveleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇERÇEVELETTİRME

Çerçevelettirmek işi.

ÇERÇEVELETME

Çerçeveletmek işi.

  -   -   -  

Anlamında ÇERÇEVE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ÇERÇEVE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AYTIŞMAK

Atışmak, tartışmak, münakaşa etmek. Halk şairleri belli bir ayak çerçevesinde karşılıklı atışmak.

ÇERÇEVESİZ

Çerçeve içinde olmayan.

KARTUŞ

Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.

DOĞA

Kendi kuralları çerçevesinde sürekli gelişen, değişen canlı ve cansız varlıkların hepsi, tabiat, natür. İnsan eliyle büyük değişikliğe uğramamış, doğal yapısını koruyan çevre, tabiat. Bir kimsenin eğilimlerinin, içgüdülerinin hepsi, huy.

ÇERÇEVECİ

Çerçeve yapan kimse. Resimlere, tablolara çerçeve takma işiyle uğraşan kimse.

BRİZBİZ

Pencerelerin çerçevesine, içeriden tutturulan bir tür ince perde.

CAMLIK

Camlı çerçeve ile bölünmüş yer. Çiçek, sebze vb. bitkileri dış etkenlerden korumak için yapılmış küçük limonluk, camekân.

DATA

Veri. Aslında kendileri ekonomik olmayan ancak ekonomi dünyasını dışarıdan kuşatan veya çerçeveleyen, nüfus, teknik bilgi, hukuk düzeni ve yönetim biçimi ögelerinden her biri.

EMEK

Bir işin yapılması için harcanan beden ve kafa gücü, zahmet. Uzun ve yorucu, özenli çalışma. İnsanın bilinçli olarak belli bir amaca ulaşmak için giriştiği hem doğal ve toplumsal çerçevesini hem de kendisini değiştiren çalışma süreci.

GERGEF

Üzerine kumaş gerilerek nakış işlemeye yarar, çoğu dikdörtgen biçiminde olan çerçeve.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ÇERÇEVELEME

Çerçevelemek işi. Filmi çekilecek başlıca cismin gerek büyüklük gerek yer bakımından görüntü çerçevesine göre düzenlenmesi işi.

KAYIT

Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.

CEPHELEŞMEK

Farklı düşünce ve istekler çerçevesinde zıt birlikler oluşturmak.

BİÇİM

Biçme işi. Yazı ve simgelerin bilgisayarda kullanılmaya elverişli çerçevesi, düzeni, format. Disket vb.nin bilgisayarda kullanılabilir durumu. Yakışık alan şekil, uygun şekil. Herhangi bir şeyin benzeri. Sanat ve edebiyat eserlerinde dış görünüş, form. Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü, şekil. Bir nesnenin dış çizgileri bakımından niteliği, dıştan görünüşü, şekil, eşkâl. Tarz.

ÇERÇEVELİ

Çerçeve geçirilmiş veya çerçeve içine alınmış olan.

KORNİŞ

Perde asmaya yarayan, metal veya plastikten yapılmış araç. Çerçeve biçiminde oymalı çıkıntı. Sarp, kayalık çıkıntı.

BAZA

Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.

GÖZLÜK

Görme bozukluğu olan gözlerin daha iyi görmesine veya gözleri korumaya yarayan, bir çerçeveye yerleştirilmiş çift camdan oluşan araç. Atların çevreden ürkmemeleri için gözlerinin iki yanına takılan siper. Gözene.