Kelimeler arşivi içinde; sonunda "çarpışma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu çarpışma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında çarpışma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde çarpışma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
ÇARPIŞMA
ÇARPIŞMA
Çarpışmak işi, müsademe, sadme. Öncülerin veya küçük birliklerin yaptıkları küçük savaşma.
Bu bölümde tanımı içerisinde ÇARPIŞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TOKUŞMAK
İki şey birbirine çarpmak, çarpışmak. Kafa kafaya vuruşmak.
KARAMBOL
Bilardo oyununda isteka ile vurulan bilyenin öbürlerine dokunması. Karışıklık, karmaşa. Çarpışma, birbirine çarpma.
BARIN
Göğüs: Barnıma bir yumruk vardu. Öküzleri otlatma, doyurma. Çekinlerin çarpışma olaylarında gösterdikleri kesit alanlar için kullanılan ölçü birimi. Bütün, hep. Güç, kuvvet. Göğüs. Diyarbakır şehrinde, Kulp belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇARPIŞILMAK
Çarpışma işi yapılmak.
MÜSADEME
Silahlı iki grup arasındaki kısa çatışma, çarpışma. Uğraşma.
BIRAKIŞMAK
Savaşma, çarpışma vb. durumları karşılıklı bırakmak, ateşkes yapmak, mütareke yapmak.
CENK
Kahramanca mücadele, çarpışma, savaş. Büyük çaba, uğraş, kavga, çekişme.
MÜBAREZE
Çekişme. Düşman olan taraflardan birer kişinin çıkarak çarpışması.
VURUŞMAK
Birbirini vurmak, dövüşmek. Savaşmak, çarpışmak.
TAMPON
Bir deliği kapamaya yarayan, herhangi bir maddeden yapılmış büyük tıkaç. Kanı silmek, durdurmak için kullanılan gazlı bez yumağı veya sterilize edilmiş pamuklu özel parça. Bir darbenin şiddetini azaltmaya yarayan, içi yumuşak maddeyle dolu şey. Çarpışmaların etkisini azaltmak için vagonların, otomobillerin ön ve arkalarında bulunan donanım. Bir darbenin, çatışmanın şiddetini azaltan etken.
METRİS
Askerin çarpışma sırasında korunması için yapılmış olan toprak siper.
ÇARPIŞABİLMEK
Çarpışma imkânı veya olasılığı bulunmak.
MUHASAMAT
Düşmanlık. Savaşta çarpışma.
SAVAŞMAK
Ordu ölçüsünde iki silahlı kuvvet karşı karşıya gelip çarpışmak, vuruşmak, muharebe etmek. Bir şeyi ortadan kaldırmak, yok etmek amacıyla mücadeleye girişmek. Çaba sarf etmek.
BOZUNUM
Birleşik bir maddenin daha yalın bileşiklere veya bileşenlere tek yönlü olarak ayrılması, dejenerasyon. Işın etkin bir çekirdeğin ışınım salarak değişikliğe uğraması olayı, dejenerasyon. Bir öğecik çekirdeğinin kendiliğinden ya da çarpışma ile edindiği ışımetkinlik sonucu, bir ya da birden fazla parçacık ya da ışılcık salarak parçalanması. Özdeşlik dönüşümüne uzamdaş olan işlev. Metallerin, yoğruk bölgede biçim değiştirmeleri olayı.
ÇARPIŞIVERMEK
Ansızın çarpışmak.
ÇARPIŞTIRMAK
Çarpışma işini yaptırmak.
MUHAREBE
Savaşta yapılmış olan çarpışmalardan her biri. Güçlü tartışma.
KIVILCIM
Yanmakta olan bir maddeden sıçrayan küçük ateş parçası, alev, çakım, çakın, çıngı, şerare. Güneş yüzeyinde düzensiz aralıklarla görülen parlama. Demir, taş vb. maddelerin güçlü çarpışmasından sıçrayan ateş durumundaki parçacıkları. Harekete geçiren etken.
SADME
Çarpışma, tokuşma, vurma. Sarsıntı.