ZUL ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "zul" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. zul ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu zul ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zul olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

ZULUMKARLIH

9 harfli kelimeler

ZULMETMEK

8 harfli kelimeler

ZULMETME, ZULFİKAR, ZULUMLUG

7 harfli kelimeler

ZULADAN, ZULAMAK, ZULBARA, ZULUMBA

6 harfli kelimeler

ZULMET, ZULFAR

5 harfli kelimeler

ZULÜM, ZULAK, ZULLA, ZULUF, ZULUM, ZULUP

4 harfli kelimeler

ZULA, ZULT

3 harfli kelimeler

ZUL

Bazı kelimelerin anlamları

ZUL

Başa bela. Alınyazısı.

ZULLA

(Mimarlık) Camilerde avluya bakan üstü örtülü bölümlere verilen ad.

ZULFİKAR

Zülfikar, zülfikar kılıcı.

ZULAMAK

Ters konuşmak. Çocuk oyununda ceza alanı nefes almadan belli bir yere kadar koşturmak.

ZULUF

Taze sebze ve fındık gibi meyvelerin dış kabuğu. Zülüf.

ZULADAN

Gizlice.

ZULMETMEK

Eziyet etmek, işkence etmek.

ZULUMLUG

Zulüm, eziyet hâli.

ZULUMKARLIH

Arapça kökenli zulm: zülumkarlık; zalimlik.

ZULMET

Karanlık.

ZULAK

Tohuma kaçan soğan.

ZULBARA

Birlikte yapma; imece.

ZULMETME

Zulmetmek işi.

ZULÜM

Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa.

ZULFAR

Susam.

ZULUMBA

Bağırsak gazını çıkarmak için kullanılan bir çeşit em.

  -   -   -  

Anlamında ZUL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZUL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKMAN

Bozulmamış, saf, temiz.

ARIZALI

Aksayan, işlemeyen, bozulmuş (araç vb.). Engebeli. Yarım yamalak.

AŞERMEK

Hamilelikte bazı yiyeceklere karşı aşırı düşkünlük göstermek, çok arzulamak veya nefret etmek, tiksinmek.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

ARZULAMA

Arzulamak durumu.

AKORTSUZLAŞMAK

Akordu bozulmak.

ARIZASIZ

Aksamayan, bozulmadan işleyen. Engebesiz, düz. Huzurlu, rahat, mutlu bir biçimde.

AVANTAJ

Üstünlük. Kazanım. Yarar. Teniste eşitliğin bozulması için alınan ilk puan.

ARIZALANMA

Arızalanmak işi, bozulma.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

AĞDIRMAK

Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.

ARIZALANMAK

Arıza yapmak, aksaklık göstermek, bozulmak.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

AYRIŞTIRMAK

Bütünün bozulmasına sebep olmak. Ayrışmasını sağlamak.

AĞIRLAŞMAK

Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.

AYRIŞMAK

Birbirinden ayrılmak, birliği bozulmak. Moleküller, türlü etkenler sebebiyle geçici olarak daha yalın atom veya moleküllere bölünmek.

ARIZA

Aksama, aksaklık, bozulma. Bir notanın sesini yarım ton yükseltmek, alçaltmak veya eski durumuna getirmek için notanın soluna konulan diyez, bemol ve bekar işaretlerinin ortak adı. Engebe.

ASBEST

Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.

BADANASIZ

Badana edilmemiş. Badanası bozulmuş.

ATOM

Birkaç türü birleştiğinde çeşitli molekülleri, bir tek türü ise bir kimyasal ögeyi oluşturan parçacık. Yaprakları üst üste sarılı topak marul. Eski Yunan filozoflarına göre gerçeğin son, artık bölünemez, bozulamaz diye tasarlanan temel ögeleri.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük