ZATI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "zatı" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. zatı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu zatı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zatı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

ZATI

Aslında, zaten. Zaten.

ZATIALİLERİ

"Saygın bir kişi olan siz" anlamında kullanılan bir söz. "Saygın bir kişi olan o" anlamında kullanılan bir söz.

ZATIALİNİZ

"Saygın bir kişi olan siz" anlamında kullanılan bir söz.

  -   -   -  

Anlamında ZATI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZATI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ALGARİNA

Ağır bir şeyi denizden çıkarma veya denize indirme işinde kullanılan büyük vinçli deniz teknesi. Bazı gemilerin baş veya kıç tarafından eğik olarak uzatılmış bulunan makaralı, kısa ve kalın dikme.

DÖNDÜRMECE

Her koşanın son sözcüğünü, sonraki koşanın ilk sözcüğü yapma biçiminde ortaya çıkan bir divan yazını söz sanatı. Ör. / Ey vücud-i kâmilin esrar-i hikmet masdarı / Masdarı zatın olan eşya sıfatın mahzarı / Mahzarı her hikmetin sensin ki kilk-i kudretin / Safha-i eflâke nakşetmiş hutut-i ahteri / Ahteri mes'ut olan oldur ki tab-i pâk ilen / Kaabil-i feyz ola lütfundan safa-yı cevheri. (Fuzuli).

ATANAK

Çocukların kuş vurdukları sapan. Köy odalarında misafirlerin elbise ve paltolarını asmaları için iki direk arasına yatay uzatılmış ağaç. Ağaç ve ot kökü.

UZATMA

Uzatmak işi, temdit. Sıhhi tesisatçılıkta kısa boruları uzatmak için kullanılan, kısa boru parçası. Oyun içerisindeki duraklama dakikaları. Bir ucu kıyıya bağlı durumda denize uzatılıp bırakılarak kullanılan balık ağı. Ünlülerin uzun söylenişi. Eşit sayılarla biten bir elemeli oyunu, kazananın belli olması amacıyla, kurallarına uygun olarak belli bir süre daha sürdürmek.

SORMAK

Birine soru yönelterek herhangi bir konuda bilgi istemek, sual etmek. Bir işin sorumluluğu kendisinde olmak, bir işten sorumlu bulunmak. Dudakları uzatıp soluğu kuvvetle çekerek emmek.

BEKMAN

Merdiven. Kurutulmak üzere tütün asılan, enlileme uzatılmış sırıklar.

BEĞER

Yapıya konan en büyük ağaç, mertek. Çatı yapımına geçileceği sırada, orta kısımlarına gelmek koşuluyle karşılıklı iki duvar üzerine uzatılan kalın ağaç. (Afşar, Akbaş, Hacılar, Garibçe Güdül, Ilıca Ayaş Ankara).

KONSOLİDE

Vadesi uzatılan (borç).

DİLKİCİK

Kağnılarda dingilin üstünde boyunduruğu tutmaya yarayan demir. Kağnı üzerine yük koymak için uzatılan tahta köprüler.

BADARA

Tuzak, fak, tehlike. Çamaşır teknesi. Değirmen taşının altına konulan ağaçlar. Dam ya da çatı yapılırken karşılıklı duvarlar arasında uzatılan tatta uzantılar. (Manyas Balıkesir) (badere) : (Manyas Balıkesir).

UZATILMA

Uzatılmak işi.

EY

Kendisine söz söylenilen kimse veya kimselerin dikkati çekilmek istendiğinde adın başına getirilen ve uzatılabilen bir seslenme sözü. Usanç anlatan bir seslenme sözü.

CANEL

İçten, candan uzatılan el, dostluk eli.

BOBA

Çatılarda, makas ağaçlarının birer ucunun çivilendiği, iki metre kadar uzunlukta ve tam ortada bulunan kalın direk, omurga direği. Baba. İyi, güzel. Baba, karşılığı boba. Baba - boba yit: (

ANAY

Korku, şaşma, hayranlık bildirir ünlem. Birkaç katlı yüksek bina. Evlerde önü açık yer, sofa. Dağlarda ayıların balı yemesine engel olmak için yüksek ağaçlar üzerine yapılan ve kovan koymaya yarıyan yer. Evlerin üst katında duvar yerine uzatılan kiriş. Irmaktan ayrılan suyun başlangıç yeri: Suyu anaydan kestim. Bezginlik, bıkkınlık, usanç bildirir ünlem. Ara bozucu, müzevir. Korku ve şaşma bildirir ünlem.

CIVADRA

Geminin baş tarafından havaya doğru biraz kalkık olarak uzatılmış bulunan direk.

UZATMALI

Süresi uzatılan.

İSKELE

Deniz taşıtlarının yanaştığı, çoğu tahta ve betondan yapılmış, denize doğru uzanan yer. Kıyıya yanaşan deniz aracına doğru uzatılan eğreti küçük köprü veya gemiye çıkmayı sağlayan merdiven. Vapur uğrağı olan şehir veya kasaba. İçerilerde bulunan bir yerin kendine en yakın olan deniz taşıtı uğrağı veya demir yolu durağı. Işıkların yerleştirilmesi, ışıkçıların dolaşabilmesi için stüdyolarda tavana yakın yerde duvarı çepeçevre saran çıkıntı. Geminin sol yanı. Yapıların dışında sıvama, boyama veya onarım için keresteden kat kat kurulan, çalışma sırasında üstüne çıkılan çatkı.

CILKI

İnce, dar, taşlı yol, patika. Su yolu. At sürüsü. Eşek. Mısır püskülü. Harmanda saman ile taneyi ayırmak için her ikisi arasına uzatılan ağaç. Çığır, patika, dağ yolu.

DOMBİL

Genellikle pehlivanların başlarının üzerinde uzatılmış saç, kâhkül. Tavuk ve güvercinlerin başının üzerindeki fazla tüyler.