Sonu Z ile biten 4 harfli kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "z" olan 4 harfli toplam 172 adet kelime bulundu. Sonu z harfi ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Ayrıca, başında z harfi olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde z harfi olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Kelime anlamı için sözcüklerde bulunan linklerden faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

TARZ

Özel oluş veya davranış biçimi, üslup, stil, janr. Güzel sanatlarda üslup, stil, konsept. Biçim, yol. Bir kimsenin kendine özgü anlatım biçimi.

ÖKİZ

Eski türkçe öküz: Öküz.

UCUZ

Fiyatı yüksek olmayan, pahası az, düşük fiyatlı, pahalı karşıtı. Bayağı. Az emekle elde edilen.

KRİZ

Bir organda birdenbire ortaya çıkan fizyolojik bozukluk, akse. Bir kimsenin yaşamında görülen ruhsal bunalım. Çöküntü. Bir ülkede veya ülkeler arasında, toplumun veya bir kuruluşun yaşamında görülen güç dönem, bunalım, buhran. Bir şeyin çok kıt bulunması durumu. Bir şeye duyulan ani ve aşırı istek.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

ÖĞUZ

Öküz.

BÖÜZ

Bu defa, bu sefer.

AVIZ

Yeni doğurmuş bir hayvandan ilk günlerde sağılan, koyu yapışkan süt, ağız. Ağız. Kez, kere. Tarlanın ekinleri kalktıktan sonraki durumu. Ağız sütünden yapılan yemek.

İÇÖZ

İçi özlü, değerli.

OLUZ

Bir çeşit kova, helke.

ÜLEZ

Batmakta olan güneş. Salgın.

IMIZ

Yeni mayalanmış süt. Mayalanmış yoğurt.

ÖGEZ

O kez, geçmişte.

OĞUZ

İyi huylu (kimse). XI. yüzyılda Harezm bölgesinde toplu olarak yaşayan ve daha sonra batıya doğru göç ederek bugünkü Türkmen, Azeri, Gagavuz ve Türkiye Türklerinin aslını oluşturan büyük bir Türk boyu.

ÖNİZ

Daha önce iz bırakmış olan, ünlü.

OBUZ

Küp yapılan yeşil renkli toprak. Su kaynağı. Akarsulardan oluşan küçük derecikler. İki derenin birleştiği dar yer. Çay ve ırmakların geçtiği dar boğaz, iki sırt arasındaki çukur. Suların oyarak yaptığı ufak çukur. Derenin daraldığı yer. Derenin sıkışık, daracık yeri. Bitlis ilinde, Küçüksu bucağına bağlı bir yer. Elâzığ ili, Harput nahiyesine bağlı bir yer.

İGAZ

Arapça kökenli ikâz: ikaz; uyarma.

FAİZ

İşletmek için bir yere ödünç verilen paraya karşılık alınan kâr, getiri, ürem, nema. Kapitalist ekonomide, artık değerin değişikliğe uğramış biçimi olarak paranın fiyatı, kiralanan paranın kira bedeli.

GÜRZ

Silah olarak kullanılan ağır topuz.

ÖKÜZ

Çift sürmekte, kağnı çekmekte kullanılan, etinden yararlanılan, iğdiş edilmiş erkek sığır. Bön, görgüsüz, kaba, anlayışsız, yeteneksiz kimse. Cıvalı zar.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük