ZI ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "" olan, toplam 553 adet kelime bulunmaktadır. zı ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu zı ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde zı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

ZIRHLIBAŞLILAR

13 harfli kelimeler

ZIMPARALANMAK, ZIPLAYABİLMEK, ZIRHLANDIRMAK, ZIVANABIÇKISI

12 harfli kelimeler

ZIKKIMLANMAK, ZIMBIRDATMAK, ZIMPARALANMA, ZIRHLANDIRMA, ZILGITLANMAK, ZILLINDIRMAK, ZIMPARALAMAK, ZINGIRDATMAK, ZINKALDIRMAK, ZINKILDANMAK, ZIPKINLANMAK, ZIPLAYABİLME, ZIYAFETLEMEK, ZIYPAKLAŞMAK

11 harfli kelimeler

ZILGITLANMA, ZIPKINCILIK, ZIPKINLANMA, ZIRTAPOZLUK, ZIBIRTLAMAK, ZIKKIMLANMA, ZILGITLAMAK, ZILĞITDAMAH, ZILĞITLAMAK, ZILKITLAMAK, ZIMBALANMAK, ZIMBALATMAK, ZIMBATAKIMI, ZIMBIKLAMAK, ZIMBILDAMAK, ZIMBIRDAMAK, ZIMBIRDATMA, ZIMPARALAMA, ZIMZIKLAMAK, ZINDANCILAR, ZINDANDELEN, ZINDIRDAMAK, ZINGILDAMAG, ZINGILDAMAK, ZINGILDAYIK, ZINGILLAMAK, ZINGIRDAMAK, ZINĞIRDAMAK, ZINKILDAMAK, ZIPÇIKLAMAK, Devamını Oku »»

10 harfli kelimeler

ZINGIRDAMA, ZIPKINLAMA, ZIRILDAMAK, ZIRVALAMAK, ZIBBILAMAK, ZIBINDIRIK, ZIBIRDAMAK, ZIKIRDAMAK, ZIKKALAMAK, ZILDIRTDAK, ZILEYLEMEK, ZILLIZIBIK, ZIMBALAMAK, ZIMBALANMA, ZIMBALATMA, ZIMPARAMSI, ZIMZIRTLAK, ZIMZIRTMAK, ZINCILAMAK, ZINDIKDELİ, ZINGIRAGOÇ, ZINGIRAMAK, ZIPIRDAMAK, ZIPPALAZOP, ZIRAMANLAR, ZIRANNAMAK, ZIRBALAMAK, ZIRHLANMAK, ZIRINCAMAK, ZIRINCIMAK, Devamını Oku »»

9 harfli kelimeler

ZINDIKLIK, ZIPLATMAK, ZIRHLANMA, ZIRILDAMA, ZIRVALAMA, ZITLAŞMAK, ZIBARTMAK, ZIBIKLAMA, ZIBIRTMAK, ZIĞLANMAK, ZIHILAMAK, ZIHLANMAK, ZIHTLAMAK, ZIKLANMAK, ZILDIRMAK, ZILDIRZOP, ZIMBALAMA, ZIMBILDİK, ZIMBIRDAK, ZINGALMAK, ZINGAZINK, ZINGILDAK, ZINGIRBEŞ, ZINGIRCIK, ZINGIRDAK, ZINGIRGEÇ, ZINGIRZIK, ZINGLAMAK, ZINĞILDAK, ZINKAZINK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

ZIBARMAK, ZIDDİYET, ZIHLAMAK, ZIMBIRTI, ZIMNINDA, ZINGADAK, ZINGIRTI, ZIPÇIKTI, ZIPIRLIK, ZIPLAMAK, ZIPLATMA, ZIPPADAK, ZIRCAHİL, ZIRLAMAK, ZIRLATMA, ZIRTAPOZ, ZITLANMA, ZITLAŞMA, ZIVANALI, ZIBARMAH, ZIBARTMA, ZIBILDAK, ZIBILDAN, ZIBIRDAK, ZIBITMAK, ZIGARMAK, ZIĞARMAK, ZIĞIRDIM, ZIĞITMAK, ZIĞLATMA, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

ZIBARMA, ZIHLAMA, ZIMBALI, ZIMPARA, ZIPLAMA, ZIRDELİ, ZIRILTI, ZIRLAMA, ZIRTLAK, ZIARMAK, ZIBIKLI, ZIBIRGA, ZIBUKLU, ZIĞANAK, ZIĞARBİ, ZIĞARCI, ZIHADAK, ZIKADAK, ZIKAZIG, ZIKIRTI, ZIKKILI, ZILBIRL, ZILHICI, ZILLICI, ZIMAZIK, ZIMBIRA, ZIMZIMI, ZINHARI, ZIPADAK, ZIPILIZ, Devamını Oku »»

6 harfli kelimeler

ZIKKIM, ZILGIT, ZIMNEN, ZINDIK, ZIPKIN, ZIRHLI, ZIRLAK, ZIRNIK, ZITLIK, ZIVANA, ZIYPAK, ZIBARA, ZIBBIR, ZIBÇIK, ZIBGIN, ZIBIDİ, ZIBINA, ZIBKIN, ZIBLIK, ZIBPIR, ZIGGIN, ZIĞALA, ZIĞLAM, ZIĞLAN, ZIHSIZ, ZIKGAK, ZIKGIM, ZIKKIL, ZILBIT, ZILCAN, Devamını Oku »»

5 harfli kelimeler

ZIBIN, ZIMBA, ZIMNİ, ZIPIR, ZIPKA, ZIRVA, ZIBAR, ZIBGA, ZIBIÇ, ZIBIK, ZIBIR, ZIBKA, ZIBUK, ZIBUN, ZIFIR, ZIGAL, ZIĞAL, ZIĞDA, ZIĞĞA, ZIĞIL, ZIĞIN, ZIĞIR, ZIĞLI, ZIĞRA, ZIĞVA, ZIĞVE, ZIHER, ZIHIM, ZIHIN, ZIHLI, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ZINK, ZIRH, ZIBA, ZIBI, ZIĞI, ZIĞİ, ZIHA, ZIHI, ZIHT, ZIKA, ZIKI, ZILK, ZILU, ZING, ZIPA, ZIRA, ZIRF, ZIRP, ZIRT, ZIVA, ZIVK, ZIZI

3 harfli kelimeler

ZIH, ZIP, ZIT, ZIĞ, ZIL, ZIR, ZIV

2 harfli kelimeler

ZI

Bazı kelimelerin anlamları

ZI

Arı kovanı.

ZIMBIRDATMAK

Telli bir çalgıyı acemice çalmak. Herhangi bir şeyden çirkin ve kulağı tırmalayan sesler çıkarmak.

ZIKKIMLANMAK

Bir şeyler yemek. İçki veya sigara içmek.

ZIMPARALANMA

Zımparalanmak işi.

ZINGIRDATMAK

Zangırdamasına sebep olmak, titretmek.

ZILGITLANMAK

Zılgıt yemek, azar işitmek.

ZIVANABIÇKISI

Pencerenin çerçeve tahtasına geçme açan testere. (Aksaray Niğde).

ZIMPARALAMAK

Zımpara kâğıdı sürerek bir şeyin yüzeyindeki pürüzleri yok etmek.

ZIMPARALANMAK

Zımparalama işi yapılmak.

ZINKILDANMAK

Sarsılmak, sallanmak.

ZIRHLIBAŞLILAR

(Stegocephali), Omurgalı hayvanlardan amfibyumlar (Amphibia) sınıfının bir takımı. Vücutları semender biçimindedir ve kuyrukları vardır. Paleozoik ve Mezozoik devirlerinde yaşamışlar ve bugün soyları tükenmiştir. Labirentodonlar (Labyrinthodonta) bölümünü içine alır.

ZINKALDIRMAK

Titremek.

ZIRHLANDIRMA

Zırhlandırmak işi.

ZIRHLANDIRMAK

Zırhla kaplamak. Zırh giydirmek. Kuvvetlendirip sağlamlaştırmak.

ZIPLAYABİLMEK

Zıplamak elinde olmak.

ZILLINDIRMAK

İple asmak (birini).

  -   -   -  

Anlamında ZI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABRAKADABRA

Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.

ABDEST

Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇMAZLIK

Açmaz olma durumu. Ağzı sıkı olma durumu.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ACITMAK

Acılık vermek. Ağrı, sızı duyulmasına sebep olmak.

ACINMAK

Acıma işine konu olmak. Başkasının hesabına üzülmek, yazıklanmak, yerinmek.

ABADİ

Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ACEMBORUSU

Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ACEMCE

Farsça. Bu dille yazılmış olan.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

ACYO

Herhangi bir paranın gerçek değeriyle sürüm değeri arasında veya bir ticaret senedinin üzerinde yazılı miktar ile indirimden sonraki tutarı arasında doğan fark. Bankaların senetli kredi işlemlerinde yaptıkları tahsilat. Bir ticaret senedinin yenilenmesinde alınan komisyon.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.