Sonu YUN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yun" olan, toplam 40 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yun ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yun olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yun olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DİVANIHÜMAYUN, İHSANIHÜMAYUN, BİNİŞİHÜMAYUN

12 harfli kelimeler

İŞTİRAKİYYUN

11 harfli kelimeler

KÜMECİLOYUN

10 harfli kelimeler

DÖNERBOYUN, POHLUBOYUN, SIĞIRKOYUN, YUZUNKUYUN, YÜZÜNKOYUN

9 harfli kelimeler

YÜZÜKOYUN, AKÇAKOYUN, KABAKOYUN, KARAKOYUN, KAYABOYUN, KIRKKOYUN, ŞEYHKOYUN, YÜZÜGUYUN

8 harfli kelimeler

ALAKOYUN, ÇALKOYUN, GÖKBOYUN, HAMBOYUN, KUMSİYUN, MORKOYUN

7 harfli kelimeler

HÜMAYUN, ALKOYUN, AYNOYUN, ELKOYUN, HUMAYUN

6 harfli kelimeler

MEDYUN, ÖNOYUN

5 harfli kelimeler

BOYUN, DÜYUN, KOYUN, GAYUN, GOYUN, HOYUN

4 harfli kelimeler

OYUN, UYUN

3 harfli kelimeler

YUN

Bazı kelimelerin anlamları

YUN

Yün. Eski türkçe yun / yün: yün. Yığın.

KABAKOYUN

Karagül cinsi bir çeşit koyun.

YUZUNKUYUN

Yüzükoyun.

YÜZÜNKOYUN

Yüzü aşağı gelecek biçimde (yatmak, düşmek, ve benzerleri için). Yüzü yere gelecek biçimde, yüzükoyun. Yüzükoyun, yüz üstü.

POHLUBOYUN

Boyunduruğa koşulmuş öküzlerin gerisinde, çift süren çocuğun oturduğu öküz.

SIĞIRKOYUN

Kasım.

İHSANIHÜMAYUN

Padişah tarafından yeteneği veya başarısı dolayısıyla birine verilen görev, rütbe, ödül.

BİNİŞİHÜMAYUN

Padişahların at gezisine verilen ad.

YÜZÜKOYUN

Yüzüstü.

DİVANIHÜMAYUN

Padişah divanı.

KARAKOYUN

Uysal, ılımlı esmer kimse. Iğdır şehrinde, Tuzluca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer. Sinop ili, Dikmen belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Şanlıurfa ili, Siverek ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

DÖNERBOYUN

(Jynx torquilla) Guguksular (Cuculiformes) takımının ağaçkakangiller (Picidae) familyasından bir kuş türü. Uzunluğu 17 cm. Ağaç kabuğu rengindedir. Göçücüdür. Avrupa, Kuzey Asya ve Kuzey Afrikada ormanlarda yaşar.

AKÇAKOYUN

Bursa ilinde, Karacabey ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Çanakkale ilinde, Kalkım bucağına bağlı bir bölge.

KÜMECİLOYUN

Kümesel gidiş ya da sorunları gerçek yaşam ve eylem koşulları içinde gözlemek ya da çözümlemek üzere oyun yordamına başvuran ve ilgili küme üyelerine günlük olay ve ilişkileri oynamak üzere üstlenceler yükleyen gözlem ve çözümleme yordamı. bk. bireycil oyun.

İŞTİRAKİYYUN

Osmanlı İmparatorluğu'nda özelIikle İkinci Meşrutiyet'ten sonra, aralarında hiç bir fark gözetmeksizin, komünizm, sosyalizm ve ortaklaşacılık akımlarını birlikte içermek üzere kullanılan kavram.

KAYABOYUN

Şırnak ili, Kızılsu nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Van şehri, Kocapınar nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında YUN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YUN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

AKINTI

Akma işi. Sıvı yapıştırıcıların ağaç yüzeylerine gereğinden çok sürülmesi ile oluşan durum. Hastalık sebebiyle vücudun herhangi bir yerinden sulu madde akması. Havanın veya suyun herhangi bir yöne doğru yer değiştirmesi, akım, cereyan. Eğiklik, eğim, meyil. Çam türü ağaçlarda bulunan reçinenin eriyerek akması olayı.

AKROPOL

Eski Yunan şehirlerinde, en önemli yapıların ve tapınakların bulunduğu iç kale.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AKAK

Yatak. Eğimi, inişi fazla olan yer. Suyun ivinti yeri. Irmak, dere, çay, küçük akarsu.

AKINCI

Düşman ülkesine akın yapan savaşçı. İleri uç oyuncusu.

AKSAK

Aksayan, hafifçe topallayan. İyi gitmeyen, iyi işlemeyen. Türk müziğinde kıvrak bir usul. Eski Yunan ve Latin şiir ölçüsünde, sondan bir önceki hecesi kısa olacak yerde uzun olan dize.

AFGAN

Afganistan halkından veya bu halkın soyundan olan kimse.

AFŞAR

Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri, Avşar.

AKTARMA

Aktarmak işi. Bir yolcunun gideceği yere birkaç araç değiştirerek ulaşması. Bir kimsenin herhangi bir hakkını bir başkasına geçirmesini sağlayan iş, transfer. Alıntı. Bir oyuncunun topu kendi takımından bir başka oyuncuya göndermesi. Bir taşıttan başka bir taşıta geçme. Sürülmemiş tarlayı ilk veya ikinci kez sürme. Para aktarımı. Arıları bir kovandan ötekine geçirme.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

AKTÖR

Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük