YİN ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yin" olan, toplam 49 adet kelime bulunmaktadır. yin ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yin ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yin olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

YİNELENEBİLMEK, YİNELETEBİLMEK, YİNELEYEBİLMEK

13 harfli kelimeler

YİNELENEBİLME, YİNELETEBİLME, YİNELEYEBİLME

12 harfli kelimeler

YİNELİGÖZLER, YİNİLMEYİNCE

11 harfli kelimeler

YİNCİVERMEK, YİNELEMESİZ, YİNİKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

YİNELEMELİ, YİNELENMEK, YİNELETMEK, YİNCELEMEK, YİNİLENMEK, YİNİYAPRAK

9 harfli kelimeler

YİNELEMEK, YİNELENME, YİNELETME, YİNALAMAK, YİNDİRMEK, YİNELENİM, YİNİBAHAR, YİNİYİTME, YİNLİNMEK, YİNŞELMEK

8 harfli kelimeler

YİNELEME, YİNİLMEK, YİNİRMEK, YİNİYAKA, YİNSEMEK

7 harfli kelimeler

YİNEKLİ, YİNELEM, YİNİDEN

6 harfli kelimeler

YİNDEK, YİNİCE, YİNİLE, YİNMEK

5 harfli kelimeler

YİNİK, YİNİL, YİNİR, YİNNİ, YİNOZ, YİNÜR

4 harfli kelimeler

YİNE, YİNÇ, YİNİ

3 harfli kelimeler

YİN

Bazı kelimelerin anlamları

YİN

Giysi kolu, kol ağzı.

YİNELİGÖZLER

Yineli olarak açılıp kapanan ya da karanlıkta belli sıklıkla yanıp sönen ışık kaynağıyla, bir devinimin ardışık evrelerini incelemeye yarayan aygıt.

YİNELEYEBİLME

Tekrarlayabilme.

YİNELEMESİZ

Tekrarsız.

YİNELEYEBİLMEK

Tekrarlayabilmek.

YİNELENMEK

Tekrarlanmak.

YİNELETEBİLME

Tekrarlatabilme.

YİNCİVERMEK

Ovarak yıkamak.

YİNELETMEK

Tekrarlatmak.

YİNELENEBİLMEK

Tekrarlanabilmek.

YİNELETEBİLMEK

Tekrarlatabilmek.

YİNELEMELİ

Tekrarlı.

YİNİKLEŞMEK

Büyümek.

YİNELENEBİLME

Tekrarlanabilme.

YİNCELEMEK

Sarsmak.

YİNİLMEYİNCE

Yenilmeyince.

  -   -   -  

Anlamında YİN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YİN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKIN

Kalabalık bir şeyin arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olması. Düşman topraklarına tedirgin etme, yıldırma, çapul vb. amaçlarla toplu olarak yapılmış olan baskın. Gol atmak veya sayı yapmak amacıyla karşı takımın sahasına doğru genellikle topluca girişilen hücum. Kazak ve Kırgız Türklerinin saz şairlerine verdiği ad.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ALAVERE

Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.

ALGI

Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma, idrak. Kazanç, alacak. Rüşvet. Vergi. Haşhaş sütünü toplamakta kullanılan kaşık.

ALMAŞIK

İki veya daha çok şeyin sıralanmasında karşılıklı değil, aralıklı olarak sağda ve solda yerleşmiş olan. Almaşlı olarak işleyen, mütenavip, alternatif.

ALMAŞ

İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.

ALAZLAMAK

Bir şeyin yüzünü alevden geçirmek, aleve tutmak. Sızlatmak, yakmak, acı vermek.

AĞAÇLAŞMA

Ağaçlaşmak durumu. Bitki şekilleri gösteren ve akiklerde olduğu gibi maden filizlerinin gerek yüzeyinde gerek içlerinde rastlanan doğal desen.

ALKIŞ

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpma, alkışlama, kargış karşıtı.

AKTARMAK

Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.

ALEYH

Bir şeyin veya bir kimsenin karşısında olma, leh karşıtı.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AĞIZLIK

Bir ucuna sigara takılan, öbür ucundan nefes çekilen çubuk biçimindeki araç. Hayvanın ısırmasına, zararlı bir şey yemesine engel olmak için ağzına takılan tel, deri vb. kafes. Nefesli çalgılarda ağza gelen yer. Kuyu bileziği. Su tesisatında su alıp vermeye yarayan vanalı uç. Yemiş küfelerinin üzerine yapraklı dallarla yapılmış olan kapak. Telefon vb. cihazlarda ağza yaklaştırılan bölüm. Huni. Bir şeyin başladığı yer. Dokumacılıkta çözgünün açılıp kapandığı ve içinde mekiğin geçtiği yer.

AĞIRLAŞTIRMAK

Bir şeyin ağırlaşmasına yol açmak.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ALKIŞLAMAK

Bir şeyin beğenildiğini, onaylandığını anlatmak için el çırpmak. Beğenmek, takdir etmek.

AKINTIÖLÇER

Bir akarsuyun veya kanalın akıntı hızını ve düzeyini ölçmeye yarayan alet.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

ALAY

Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.

ALINDI

Para vb. bir şeyin teslim alındığını gösteren belge, makbuz.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük