YİM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "yim" olan, toplam 26 adet kelime bulunmaktadır. yim ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu yim ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde yim olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

YİMEKHANE, YİMELEMEK

8 harfli kelimeler

YİMEKLİK, YİMLEMEK, YİMLİKÇİ

7 harfli kelimeler

YİMECÜK, YİMEKLİ, YİMELİK, YİMEYİM

6 harfli kelimeler

YİMANİ, YİMBEŞ, YİMECE, YİMECİ, YİMENİ, YİMETE, YİMLİK, YİMSEL

5 harfli kelimeler

YİMAK, YİMEK, YİMAH, YİMEZ, YİMİN, YİMİŞ

4 harfli kelimeler

YİMİ, YİMA

3 harfli kelimeler

YİM

Bazı kelimelerin anlamları

YİM

Yem. Yün.

YİMANİ

Yemeğini.

YİMEYİM

Yemeyeyim.

YİMECE

Firengi.

YİMEKHANE

Yemekhane.

YİMELEMEK

Parçalamak.

YİMEKLİK

Oğlan evinin kız babasına, başlık dışında verdiği harçlık.

YİMELİK

Yemeye ayrılan buğday.

YİMECÜK

Yiyecek.

YİMLEMEK

Rüşvet vermek.

YİMEKLİ

Yemeği, işi gördürünce verilmek üzere tutulan (işçi).

YİMETE

Küçük testi.

YİMECİ

İmece. İmeci.

YİMLİKÇİ

Harman vakti harmanları dolaşarak azar azar tahıl dilenen kimse.

YİMENİ

Yumuşak, yazlık bir çeşit ayakkabı.

YİMBEŞ

Yirmi beş.

  -   -   -  

Anlamında YİM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YİM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKTARIM

Aktarma işi, nakil. Psikoterapide hastanın terapiste ruhsal yapısı üzerinde etkili olmuş deneyim ve ilişkilerini aktarması.

BAŞHOSTES

Hosteslerin en deneyimlisi.

BONMARŞE

İçinde her türlü giyim, süs eşyası oyuncak vb. satılan büyük mağaza.

BAĞDAT

"Karnını doyurmak" anlamındaki Bağdat'ı tamir etmek deyiminde geçen bir söz.

AMPİR

Fransa'da ortaya çıkıp daha sonra Avrupa'ya yayılmış olan yapı, mobilya, giyim vb.ne ait bir üslup.

ASALET

Soyluluk. Yazıda veya sözde bayağı söz ve deyim bulunmaması durumu. Asillik. Bir görevi yüklenmiş olma, o görevin sahibi olma, vekillik karşıtı.

BİRİKİM

Birikme, bir yerde toplanıp yığılma. Biriktirilen mal ya da para. Gözlemler, deneyler sonucu elde edilmiş şeylerin bütünü, deneyim. Bilim veya sanat alanında sahip olunan bilgi, repertuvar. Herhangi bir aşınma sürecinde veya taşıma işi yapılırken alüvyonlu maddelerin bırakılması. Toplumların kültürel varlıklarının gelişip genişlemesi ve uygarlık düzeyinin yükselmesi süreci.

ABBAS

"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.

ARKAİK

Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).

AGOP

"Aptal aptal bakmak" anlamındaki Agop'un kazı gibi bakmak deyiminde geçen bir söz.

BORDÜR

Kaldırımların kenarlarında bulunan taşlar. Cilt kapağındaki kalın çizgiler. Genellikle giyim kuşam malzemesindeki kenar süsü. Banyo, tuvalet, mutfak vb. ıslak zeminlerde duvar döşemeleri arasına konan motifli bir fayans türü.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

ARGO

Her yerde ve her zaman kullanılmayan veya kullanılmaması gereken çoklukla eğitimsiz kişilerin söylediği söz veya deyim. Serserilerin, külhanbeylerinin kullandığı söz veya deyim.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AMBARGO

Bir malın serbest sürümünü engellemek için konulan yasak, engelleyim. Bir ülkenin dış dünyayla ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir kişinin başka kişilerle ilişkilerini engelleme, engelleyim. Bir devletin, gemilerin kendi limanlarından ayrılmasını yasaklama buyruğu, engelleyim.

ANAÇ

Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.

ALTYAPI

Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.

BİTİRİM

Çok hoşa giden (kimse). Açıkgöz, işini bilen kimse. Kumar oynama, uyuşturucu alıp satma, dolandırıcılık yapma vb. işlerde deneyimli (kimse).

AMENAJMAN

Düzenleyim.

ALİ

Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.

 

Kaynak: Türk Dil Kurumu (TDK) Büyük Türkçe Sözlük