Sonu YAĞMAK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yağmak" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yağmak ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında yağmak olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yağmak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

YAĞMAK

Yağmur, kar, dolu gökten düşmek. Toz, mermi vb. yüksekten çokça düşmek. Üst üste ve çok gelmek.

  -   -   -  

Anlamında YAĞMAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde YAĞMAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

YAĞMA

Yağmak işi. Birçok kişinin zor kullanarak ele geçirdikleri malı alıp kaçması, talan. Baskın veya zor kullanarak elde edilmiş olan. Akıncıların düşman topraklarına yaptıkları baskın, çapul.

SERPMEK

Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak. Belli bir yere dağılacak biçimde dökmek. Vermek, saçmak. Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpiştirmek.

SEPELEMEK

Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.

ÇİYSELENMEK

Çiğ yağmak.

SERPİŞTİRMEK

Yağmur veya kar azar azar, ince ince yağmak, serpmek. Gelişigüzel serpmek.

CİSELEMEK

Yağmur ince ve yavaş yağmak.

ÇİYLEMEK

Yağmur, hafif ve ince yağmak.

GIRCIMAK

Yağmur ince ince yağmak. Hafif beyazlatacak kadar kar yağmak.

BORANLAMAK

Kar yağmak. Hava bulanmak.

GIDAKMAK

Âdet edinmek, alışmak: Çocuğun durmadan boğazı düşüyor gıdaktı artık. Yaşarmak: Gözlerim gıdaktı. Yağmur hafif yağmak.

CURLAMAK

Gaz çıkarmak. Gök gürleyerek yağmur yağmak. Oyunda sayıyı çürütmek.

KARLAMAK

Kar yağmak.

DÖĞNEMEK

İş için bir kimseye tekrar tekrar baş vurmak. Vücuda sindirmek, sahip olmak. Ayak üstünde kalmak: Evde döğnedim kaldım. Kazılmış, yumuşak toprağı basarak ezmek, çiğnemek. Yağmur bir yere çarparak yağmak. Top ve tüfek atışı aynı yere tekrar tekrar yapılmak.

GIRCILANMAK

Yağmur ince ince yağmak.

KICILAMAK

Birinin üstüne yürümek, saldırmak. İlerlemek. Dolu yağmak : Hava söğüdü, dağlar kıcılamış. Hızlanmak, kuvvetli esmek : Rüzgâr kıcılamağa başladı. Gıcırdamak : Kağnı kıcıladı. Köpek çağırmak : Köpeği kıcıla. Gıcırdamak.

SERPELEMEK

Seyrek damlalar durumunda yağmak. Sürekli olarak ve az serpmek.

ÇİSELEMEK

Yağmur yavaşça yağmak.

GICITMAK

Şiddetli karla karışık yağmur yağmak: Kar yağmur birbirine gıcıdıyor. Hakkından gelmek.

EPELEMEK

Yağmur ya da kar hafif hafif yağmak, serpelemek. Çocuğu yürümeğe alıştırmak. Saçmak, ekmek.

DÜŞMEK

Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.