Kelimeler arşivi içinde; sonunda "yakınma" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu yakınma ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında yakınma olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde yakınma olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
YAKINMA
YAKINMA
Yakınmak (I) işi. Yakınmak (II) işi, şikâyet.
Bu bölümde tanımı içerisinde YAKINMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOŞNUT
Bir davranış, bir durum veya bir kimseden memnun olan, yakınması olmayan.
HEY
Seslenmek veya ilgi ve dikkat çekmek için söylenen bir söz. Sitem, yakınma, azar, beğenme vb. çeşitli duyguları anlatan cümlelerde kullanılan bir söz.
TAZALLÜM
Sızlanma, yakınma.
Kİ
Anlam bakımından birbirleriyle ilgili cümleleri birbirine bağlayan bir söz. "Öyle, o kadar, o denli" vb.nden sonra, kullanıldığı cümleye güç katan bir söz. Özneyi, tümleci güçlendirerek cümlenin temel bölümüne bağlayan bir söz. Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz. İkinci cümledeki yargının birincideki hareketin yapılışı sırasında görülerek şaşıldığını bildiren bir söz. Bir soru cümlesinin sonuna getirildiğinde şüphe veya endişe anlatan bir söz. Bazı kelimelerin sonuna bir ek gibi eklenerek birtakım zarflar, yeni edatlar oluşturan bir söz: Belki, çünkü, hâlbuki, mademki, sanki gibi. İki cümlede anlatılan durumların uyuşmazlığını bildiren bir söz.
GIK
"Ses çıkarmasına fırsat vermemek" anlamındaki gık dedirtmemek, "ses çıkarmak, karşı çıkmak, yakınmak" anlamındaki gık demek, "sesini çıkarmamak, karşı çıkmamak, yakınmamak" anlamındaki gık dememek (veya gıkı çıkmamak) deyimlerinde geçen bir söz.
SIZILTISIZ
Sızlanmadan, yakınmadan.
VIZILDAMAK
"Vız" diye ses çıkarmak. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınmak, sızlanmak.
SIZLANMAK
Kendine yapılmış olan bir haksızlığı, kendisini tedirgin eden bir durumu, çare bulması veya sadece sıkıntısına ortak olması için karşısındakine anlatmak, yakınmak, şikâyet etmek, şekva etmek, tazallüm etmek.
VIZILTI
Vızıldama sesi. Hafif sesle ve bezdirici biçimde yakınma, sızlanma.
SÖYLENMEK
Söyleme işi yapılmak. Kendi kendine konuşmak, kendi kendine bir şeyler söylemek. Sızlanmak, yakınmak. Çıkışmak, azarlamak, eleştirmek.
BOŞANMAK
Karı ve koca mahkeme kararı ile birbirinden ayrılmak. Dertlerini, yakınmalarını anlatmak. Sıyrılmak, kurtulmak. Kapalı bir yerde bulunan insanlar birden dışarı çıkmak. Hayvan, başlığından, koşum takımından veya bağından kurtulmak. Baskı altında gergin duran bir şey, birden ve hızla kurtulmak. Bol bol akmak.
SERZENİŞ
Yakınma.
AĞLAMAK
Üzüntü, acı, sevinç, pişmanlık vb.nin etkisiyle gözyaşı dökmek. Sızlanmak, yakınmak. Bir duruma üzülmek. Ağaç budandığında kesilen yerlerden besi suyu veya öz su akmak.
VAHVAHLANMAK
Acınmak, yakınmak.
NEVROZ
Genellikle bunalım ve beden görevleri üzerinde yakınmalarla beliren, kişiliğin ve uyumun bütününü etkilemeyen, ruhsal kaynaklı sinir hastalığı, sinirce.
VIZILDANMAK
Yakınmak, sızlanmak.
SIZILTI
Sızlanma, yakınma, şekva, şikâyet. Hoşnutsuzluk.
SIZLANMA
Sızlanmak işi, yakınmak, şikâyet, şekva, tazallüm.
SIZLAMAK
Hafifçe ağrımak. Yakınmak.
ELEJİ
İçli, acıklı yakarışları, yakınmaları ve melankolik duyguları anlatan şiir.